Konuya ilişkin bazı dedelerle birlikte açıklama yapan Önal, “Tunceli Cemevi’nde 28 Ocak 2024 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul ve başkanlık seçimi, Alevi inancının yol erkânına, rıza ilkesine ve cemevlerinin tarihsel-toplumsal niteliğine açık biçimde aykırı yöntemlerle yapılmıştır. Bu sürecin siyasi, idari ve ahlaki sorumluluğu doğrudan Ali Ekber Yurt’a aittir. Ali Ekber Yurt’un başkanlığı döneminde yürütülen seçim süreci; tüzüğe aykırı usulsüz üye kayıtları, itiraz eden canların, pirlerin yok sayılması, bilinçli biçimde yaratılan gerilim ortamı ve Alevi yoluna asla yakışmayacak şekilde cemevine polis çağrılması ile hafızalara kazınmıştır” dedi.
Yurt ve yönetimine çağrıda bulunan Önal, “Kendisini siyasi tercihleri ve yönetim anlayışından dolayı eleştirilmesine dayanamayarak Cemevine polis çağıran bir anlayış Alevi yolunu temsil edemez.
Bu, basit bir yönetim tercihi değil; rıza kültürüne, ikrar ahlakına ve yol erkânına karşı işlenmiş ağır bir ihlaldir.
Seçimin yalnızca bir oy farkıyla sonuçlanmış olması, yapılan usulsüzlüklerin, yapılan 27 üyenin seçim sonucunu doğrudan etkilediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle seçim süreci yargıya taşınmış, genel kurul hukuken de tartışmalı hâle gelmiş ve seçim yerel mahkemenin kararıyla iptal edilmiştir.
Bu karar ALİ Ekber Yurt tarafından üst mahkemeye taşınmış ve mahkeme süreci devam etmektedir. Mahkeme süreci devam ederken, 11.01.2026 Pazar günü yapılacak olan genel kurulda yeni üyeler yapmış ve üye listesini ve hazirun listesini tüzüğümüzde olmasına rağmen demokratik hakkımız olmasına rağmen tarafımıza iletmemiştir. Ali Ekber Yurt’un bu koltukta ısrar etmesi, hukuku ve toplumsal vicdanı ve mevcut eski üyelerimizin iradesini yok saymaktır” diye konuştu.
Yaşananların sadece mahkeme salonlarında görülecek bir dosya olmadığının altını çizen Önal, “Bu mesele Alevi toplumunun vicdanında çoktan hükmünü vermiştir. Ali Ekber Yurt’un yönetim anlayışı; rıza yerine baskıyı, birlik yerine ayrıştırmayı, yol ahlakı yerine kişisel ikbali esas almıştır.
Cemevleri; kişisel güç alanı değildir.
Siyasi hesapların basamağı değildir.
Koltuk sevdasının mekânı hiç değildir.
Bu nedenle buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
Ali Ekber Yurt derhal istifa etmelidir ve cemevini kendi kişisel siyasi rantı için kullanmayı bırakmalıdır.
Bu istifa çağrısı bir tercih değil,
Alevi yolunun ve Tunceli halkının dayattığı bir zorunluluktur.
Ayrıca; yarın yapılacak olan 27 üyenin dışında yine üye ekleyerek kendi koltuğunu sağlama almaya çalışan
• Ali Ekber Yurt’un başkanlığında yapılan bu seçimi tanımıyoruz,
• Bu üyelerle seçilecek yönetimin meşru olmadığını ilan ediyoruz,
•Cemevlerini kişisel ve siyasal hesaplara alet eden bu anlayışı reddediyoruz,
• Tunceli Cemevi’nde rızaya dayalı, şeffaf, adil ve yol erkânına uygun yeni bir genel kurul yapılana kadar bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Kimse bu halkın iradesini hafife almasın.
Kimse Tunceli cemevini sahipsiz sanmasın.
Alevi yolu baskıyla yürümez.
Rıza yoksa yol yoktur.
Tunceli Cemevi kimsenin arka bahçesi değildir.
Bu yol sahipsiz değildir.
Kamuoyuna açıkça ilan olunur” ifadelerini kullandı.