{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/duz-mantik-5326.html", "headline": "Düz Mantık", "datePublished": "2026-10-11T22:12:00Z", "dateModified": "2026-10-11T22:12:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1791746016-c8210.jpg", "width": "800", "height": "400" } }

Düz Mantık

KÜLTÜR - SANAT - 11-10-2026 22:12

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam diyen... Nesimi;

Halep ulemasının “bu adam iki cihanı ben yarattım diyor” diye iftira atıp, verdiği fetva sonucu dönemin Memluk valisi emriyle 1417 yılında derisi yüzülerek öldürülmüştür.

Oysa Nesimi, ben, yalnızca bedenimden, kimliğimden ve maddi varlığımdan ibaret değilim. İçimdeki hakikat, bu görünen dünyanın sınırlarına sığmayacak kadar derindir.

İnsanı yalnızca bedeniyle ölçme, anlamında kullandığı bir deyimdir.

Nesimi Halep uleması düz mantıklı bir salağın kurbanı oldu. Çünkü bu ulema kendini yaratıcının yerine koyarak başka bir insanı cezalandırma cüretinde bulundu, aslında bu ulema bir sadistti, deri yüzmek vahşi hayvan işidir.

Şeytanı şeytan yapan hatası değildi, ısrarla yaptığı hatayı savunmasıydı.

Tarih bu gibi örnekler ile doludur.

200 kelime ile düşünen birisi,

2000 kelime ile düşünen birisini anlayamaz... Anooshirvan Miandji

Mitolojik sirenler hiç susmadı tarih boyu, kayboldu gitti sıfır yürekli insanlar, ikinci el gönüllerde. Salağın sarmısaklısı, yanına yanaşılmaz düz mantıklı insanlar dünyaya bir huzur vermediler.

Paratoner İcadı

Paratonerin icat edilme hikâyesi, inançla bilimin çatışmasından çok, inancın sorgulamaya kapatıldığı yerde insanın nasıl ilerlemesini zorlaştırabileceğini gösteren çarpıcı bir örnektir.

18. yüzyılda bazı din adamları, yıldırımı (şimşek)Tanrı’nın gazabının veya ilahi iradenin bir işaretinin sonucu olarak yorumluyordu. Bu nedenle yıldırımı bir araçla etkisizleştirmeye çalışmayı Tanrı’nın işine müdahale etmek gibi görenler oldu.

Benjamin Franklin, ısrarla işine devam ederek paratoner icadını tamamladı, her yıl yıldırım düşen Philadelphia şehrinde ki en yüksek kiliseye o yıl hiç yıldırım düşmedi.

İşin felsefi dersi şu:

İnsan bazen bilmediği şeyi kutsallaştırır.

VEBA

Papa IX. Gregorius Kediler bir şeytandır, gece gözleri yanıyor gördüğünüz yerde öldürün, diye fetva verince, Avrupa’da kedilerin nesli tükendi. Farelerin çoğalması sonucu VEBA salgını başladı, sonuç yüz milyondan fazla insan vebadan öldü.

Rasathane

Takiyüddin Efendi’nin İstanbul’daki rasathanesini 1580 yılında Sultan III. Murad’ın emriyle, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa yıktırdı. Ancak bu kararın arkasında dönemin şeyhülislamının verdiği fetva vardı.

Fetva şuydu; Takiyüddin efendi kurduğu rasathanede geceleri meleklerin bacaklarını izliyor, derhal yıkılması gerekiyor.

Şeyhülislamın bu fetvası, kafasının bilinçaltında bacak arasında olduğunun kanıtıdır.

Düz mantık genelde dümdüz adamlar AT gözlüğü takan, monotonluk sonucu psikolojik olarak monolog diye adlandırılan kişilerdir. Olayları karmaşık detaylara girmeden, en kısa ve en basit yoldan doğrusal bir bağ kurarak anlamaya çalışan bir düşünce biçimidir.

Düz mantık, zihnin konfor alanıdır. Böyledir, der ve kapıyı kapatır. Sorgulamaz, araştırmaz, derinleşmez.

Düz mantık duvar örer, sorgulama kapı açar.

Aslında insanın özgürlüğü, başkalarının verdiği cevapları ezberlemekten değil, kendi sorularını sormaya cesaret etmekten geçer.

Düz mantık ben biliyorum der.

Sorgulayan akıl ise Acaba diye sorar.

İşte o acaba, insanın zihninde açılan ilk penceredir.

Kendi düşüncesini hakikat sanan kişi, hakikati aramaktan vazgeçmiştir.

Düz mantıkta zihin beni yorma komutu verir.

Karmaşık yorumlara, derin analizlere ya da alternatif bakış açılarına girmeden, görüneni olduğu gibi kabul etme eğilimini taşır. Bilimsel, dinsel, felsefi veya sosyal sorunlarda tek boyutlu düşünmeye yol açar.

Tek boyutlu düşünce sistemi

Zihnin en kestirme yoludur. Görünen neyse odur, derine dalmaya gerek yok, ben boyumu aşan yerlerde yüzemem, odunum da odunum, ben bilmez merkez bilir kafasındadır.

Suskunluk Sarmalı

Alman siyaset bilimci iletişim uzmanı Elisabeth Noelle Neumann tarafından geliştirilen bir kuramdır. Kitabın temel düşüncesi şudur.

İnsanlar, toplumda yalnız kalmaktan ve dışlanmaktan korktukları için düz mantığa itilerek gerçek düşüncelerini söylemekten vazgeçebilirler.

Bir insan, kendi görüşünün toplumda azınlıkta kaldığını düşünürse susmayı tercih edebilir. Onun susması, karşıt aykırı görüşün daha güçlü ve yaygın görünmesine yol açar. Yani kişi kendini inkâr eder. Böylece diğer insanlar da susmaya başlar. Bu durum giderek büyüyen bir suskunluk sarmalı oluşturur. Bu sarmallık merhametsizin merhametine muhtaçlık doğurur.

Herkesin sustuğu bir ortamda, kimsenin inanmadığı bir düşünce bile çoğunluğun görüşüymüş ve onayıymış gibi görünebilir.

Sindirilmiş, fikrini açıklamaktan korkan insanlar zorunlu olarak düz mantığa mahkum edilmiştir. Bu tür insanların çokluğu o ülkenin yokluğudur.

Fyodor Dostoyevski, insan zihninin sürü psikolojisine ve otoriteye duyduğu kör bağlılığı şöyle anlatır.

İnsanların çoğunun kendine ait özgün görüşleri yoktur, onlar yalnızca sesi daha gür çıkan, daha zengin olan, ya da gücü elinde bulunduran, daha çok tanınan birinden duyduklarını tekrarlayıp dururlar.

Bunlar başkalarının fikirlerini savunan tutkulu PAPAĞAN’lardır.

Analitik (Ayrıştırıcı düşünce) nedir?

Düşünce çeşidi olarak düz mantıktan üst basamakta yer alan eleştirel, analitik düşüncedir, kutsal kitabımız KURAN analitik düşünceyi benimsemekten öte FARZ kılar...

İnsan için hayat, yemek, içmek, yatmak ve çiftleşmeye duyulan arzumuzdur sadece?

Kamer Suresi 17. Ayet -Andolsun ki biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık.

Peki, Kuran'ı anlamamak için KİMLER zorlaştırdı?

Kuran İnsanın aklını kullanmasını, olayları çözümlemesini, doğayı ve tarihi incelemesini defalarca emreder.

Kuran, aklı kullanmadan yapılan körü körüne bir ibadeti yeterli görmez, insana düşen görev olayları parçalara ayırıp nedenlerini araştırmak, sonuçlarını kavramak ve buradan hakikate ulaşmaktır.

Bu da analitik düşüncenin özüdür.

Düz mantık, olayları yalnızca görünen yüzüyle değerlendirir. Bir şey ya vardır ya yoktur, doğruysa doğrudur, yanlışsa yanlıştır.

Sorgulayan akıl ise olayın yalnızca sonucuna değil, sebebine de bakar. Ne oldu? Sorusunun yanında neden oldu? Başka bir açıklaması olabilir mi? ve ben bunu neden böyle yorumluyorum? Sorularını da sorar.

Hayatı anlamak için mantık gereklidir, fakat tek başına yeterli değildir. Akıl yolu gösterir, sorgulama yolu genişletir. Stabilize yoldan otobana geçirir.

Bilginin insanları aydınlatmanın yanında yönlendirme yeteneğinin de olması bazen kötü bir silahtır. Analitik Düşünce animal düşünceyi art niyet ile yönlendirebilir, öyle ya...! Bir neşter can da kurtarır, can da alır. Kullanma amacına bağlı.

Akıl danışmak güzeldir, ama aklı sorgulamadan teslim etmek tehlikelidir.

Meslekte düz mantığın zararları.

Kanada’da mühendisler zorunlu olarak neden çelik yüzük takar?

Bu gelenek, 1907’de çöken Quebec Köprüsü faciasında 89 kişinin ölümünden sonra mühendislikte sorumluluk ve meslek etiğine verilen önemin artmasıyla ilişkilendirilir.

Özünde yüzük şunu söyler, Mühendislik yalnızca teknik bilgi değil, insan hayatına karşı sorumluluktur.

Türkiye’de insan hatasından dolayı kaybettiğimiz insanların haddi var hesabı yok, Mesleğinde sorumsuz düz mantıklı insanlara henüz uyarıcı bir yüzük takamadık.

Karakter omurgadır, menfaat kamburluk...Prof. Dr. Erkan Topuz

Düz mantık beynin süzgeçten yoksunluğudur, toplumda süzgeç kullanmadan konuşanlara ne denir?

Patavatsız

Düz mantıkla hareket eden insanların çokluğu o ülkenin medeniyet ve kültür seviyesini düşürür.

Bir insana neden hakaret ederken hayvan sözcüğünü kullanırız? Çünkü İnsan düşünen bir hayvansa, hayvan da düşünmeyen bir insandır.

İnsan olmak yalnızca var olmak değil, aynı zamanda varlığının anlamını aramak, sorumluluğunu taşımak yalan ve doğruları ayırt edebilmektir.

Düz İroni

Yıl 1930 siz o zaman yoktunuz.

Dedem bilmez ben iyi hatırlarım. Günlerden salı. Ben cuma namazından çıktıktan sonra, atın üzerinde yaya olarak gidiyoruz. Çölde acayip kar var. Baktım karşıma 20 tane Kızılderili çıktı. Çektim kılıcımı 3 el ateş ettim, sonra asansörle 9. kata çıktım. Tabi o zamanlar elektrik yok, mum ışığında televizyon izliyoruz. Tam o sırada aklıma sen geldin. Telefon yoktu arayamadım facebooktan mesaj attım...Alıntı

Yalanlar yumağının kaçta kaçını tespit edebiliyoruz.

Geviş Getir-me

Geviş getirme, biyolojik olarak bazı otçul hayvanların sindirim sistemine ait doğal bir süreçtir, ancak bu kavram insan zihnine aktarıldığında metaforik bir derinlik kazanır, zihinsel geviş ya da psikolojideki adıyla ruminasyon düşüncelerin defalarca zihne geri dönmesi, tekrar tekrar çiğnenmesi ve bir türlü sindirilememesi hali, değirmen dingi gibi aynı dairede dönmesi..

Düşünmek çözüm arar, geviş getirmek geçmişi yeniden çiğner. Sonuç değişmez, sadece insanın içindeki yorgunluk büyür.

Gelişmeyen toplumlar sürekli geviş getirmektedir, boş laflar gereksiz polemikler, insanlığa faydalı olmayan dedikodular, sürekli gruplaşmalar ve CAMBAZ’a bakma sonucu sonu gelmeyen yolsuzluklar, düz mantıklı bir toplumun vitrinidir.

TV

Bir insan kaç saat TV izleyip kaç dakika kitap okur?

Topluma iğne ucu kadar faydası olmadığı gibi yozlaşmayı çürümeyi ve bozulmayı tetikleyen olaylarda sürekli tartışma, polemik ve horoz döğüşü izleyen insanlar zamanı İsraf eden, izlediği vakalar sonucu sürekli kendine KİN depolayan düz mantıkçı gevişçilerdir.

Başka hayatları izleyenler, kendi yaşantısına zaman bulamaz.

İnsanlar dürtüleri ile hareket eder ama değerleri onları mutlaka dizginlemeli.

İnsan hareketsizliğinden dolayı biyolojik olarak yaş ilerledikçe daha fazla hücre kaybeder, yenilenmeyen hücreler bedeni yavaşlatır, hafızayı ve bedeni zinde tutmak için hareket şart, TV karşısında değil, vücutta toksinleri atmak için doğada olması gerekir. Beyin bedenden gelen hareket ile işlev kazanır, kılcal damarlara kan gitmeyince düz mantık insanda egemen kalır.

Yaşlılıkta hafıza ve mesanenin çalışma şekli aynıdır, ikisi de geleni tutamaz...Victor Hugo

Düz mantık, her soruna bir cevap bulur, ama bazen sorunun arkasındaki gerçeği göremez. Her kapıyı aynı anahtarla açmaya çalışmak, akıl yürütmek değil, düşünceye sınır koymaktır.

Sonuç:

Peki, düz mantıktan kurtulmanın çaresi nedir?

Beyin Jimnastiği

Beyin, kullanılmadığında körelen sorgulandığında ise sınırlarını genişleten bir yapıdır, nasıl ki bedenimizi çalıştırmak kaslarımızı güçlendiriyorsa, düşünmek ve sorgulamak ta zihnimizi güçlendirir. İnsan bedeni nasıl gıdaya ihtiyaç duyuyorsa zihin de bilgi ve düşünceyle beslenmeye ihtiyaç duyar.

Olaylara farklı pencerelerden bakmak, yani çapraz sorgu zihinsel esnekliği artırır.

Sınırlarımı senin saygısızlığına göre ayarlamaktansa, hayatımı senin yokluğuna göre ayarlamayı tercih ederim.

Akıl, geçmişi çiğnemek için değil, geleceği anlamak için vardır.

Geçici olarak üzgünüz diye, kalıcı olarak aptallık yapmamak gerek.

Evreni, olayları, insanları ve yaşamı çözemeyenler Alemin MASKARASI olur.

Yaşamak bir sanattır, yaşamak nefes almak değil, nefes kesen mucizeleri keşfetmektir aslında....

Necati KÖSE

Günün Diğer Haberleri