{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/gundem-mikser-4620.html", "headline": "Gündem Mikser", "datePublished": "2026-05-30T10:05:00Z", "dateModified": "2026-05-30T10:05:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1780124775-1d91f.jpeg", "width": "800", "height": "400" } }

Gündem Mikser

KÜLTÜR - SANAT - 30-05-2026 10:05

Mikser Latince bir kelimedir.

Dünyadaki bütün savaşlar mikserler yüzünden çıkmıştır.

Dünyadaki bütün tatlar da mikserler sayesinde oluşmuştur.

Peki, nasıl oluyor?

Kullanılan mikserin türüne bağlı, biri canlıdır diğeri cansız.

Canlı mikserler tat kaçırır, cansızlar ise tat oluşturur..

Doğamız gereği bir şeyleri diğer şeylerle karıştırmayı çok severiz.

Bu mucitlik midir? Yoksa yeni tatlar oluşturmak için içgüdüsel bir davranış mıdır bilemiyoruz. Ama Mikser çok anlam taşıyan bir kelimedir.

Mesela, beyin karar verme aşamasındayken, düşüncelerimizin dış müdahale mikserliği sonucu kararsızlık ortaya çıkar.

Veya;

Bir spor müsabakasında ortalığın karışması için bir fanatik mikser taraftar yeterlidir, maçın sabote edilmesine.

Bir binanın sağlam olabilmesi için çimento kum ve suyun orantılı olması ve hiç durmadan çok iyi karıştırılması gerekir, bunun için özel karıştırıcı kamyon mikserleri vardır.

Birde blenderler vardır ki, onlar vahşi hayvanlar gibi parçalayıcıdır.

Bir ülke diğer ülkeyi işgal etmeden önce orda uyuyan hücreleri yani mikserleri ve blenderleri devreye sokar, halkı çatıştırıp parçalara ayırıp böler, sonrada yutarlar.

Yine siyasette meclis konuşması sırasında beyin süzgecinden geçirilmemiş bir radikal mikser cümle yeterlidir, iki grubun birbirine girmesine, işte bunlar birer mikserlik olaylardır.

Siyasette mikserler devreye sokularak gruplar ve fikirler kemikleştirilir, fanatikleştirilir, radikalleştirilir bu bazen bilinçli yapılan mikserliği toplum mühendisliğine dönüştürme eylemidir, yoksa hangi alanda olursa olsun, bir bireyin başarısız, verimsiz ve beceriksiz bir grubun yıllarca peşinden gitmesi izah edilecek bir durum değil.

Kendini iyileştiremeyenler sürekli rakibi kötüleştirecek mikserler ararlar..

Gündem Özel

Her gün TV’de aynı tipler, önlerinde de Hukukçu. Prof. ve Gazeteci etiketi var.

Her konuda her şeyi biliyorlar, kimse yüz metre koşuda ben de rekor kırarım, o halterciden daha çok ağır kaldırırım. Ben Mike Tyson'ı döverim demiyor, ama herkes ben daha iyi düşünür daha iyi fikir üretir, ülkenin gidişatı ve geleceği hakkında daha iyi bilgi verebilir, rakibi daha iyi kötülerim diyebiliyor, çünkü beden kasları görünür ama beyin kasları gözükmüyor.

Söz başka, niyet başka, söz niyeti temsil etmiyor.

Maalesef ülkemiz bazen gereksiz detaylar, bitmek bilmeyen polemikler veya art niyetli kişilerle uğraşmak enerjimizi tüketip asıl odaklanmamız gereken huzura ve iyiliğe zaman bırakmıyor.

Yani Şeytan taşlamaktan ibadete zaman kalmıyor.

Bu kadar bakan, başkan, bilim ve din adamımız varken her şeyi çok iyi bildikleri halde biz niye bu haldeyiz?

Neyimizle övünelim , iyi değiliz ki..! Bize neyi anlatıyorsunuz? Biz ahmak mıyız.? Unvanı nasıl aldığınızı söylemleriniz itiraf ediyor zaten...

Kör ideolojilerin vatanı ve bayrağı olmaz. Her türlü siyasi ve ideolojik körlükten ve kölelikten, ama sız, niçin siz, fakatsız kurtulmamız lazım.

Bilin diye bir bilim var, hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Bir kurumu bilmeyene teslim ederseniz ondan yönetim bekleyemezsiniz, ondan olsa olsa idareci olur. Geleni gideni idare eder, idare ettiği kurumda kurum tutar, geri kalmış ülkelerin nedeni kurum tutmuş kurumlarıdır. Bir ülkede Üniversiteler kurum tutmuş ise bütün kurumlar kurumludur, bu mekanlardaki kadrolaşma yozlaşmayı yozlaşmada züğürtlüğü, yoksulluğu, gericiliği getirir.

Bulunduğu makama tabandan gelmeyen tavandan inenler ülkeyi imha ederler. Yüksek faiz ödeyen bir ülke sürekli savaşta demektir, çünkü bizdeki enflasyon savaşan ülkelerden fazla.

Modern insan adeta büyük bir toplumsal mikserin içindedir. Sosyal medya düşünceleri karıştırır, siyaset insanları birbirine sürter, şehir hayatı karakterleri aynı kaba doldurur. Eskiden insanlar kendi çevresinin kültürüyle büyürken bugün farklı fikirler, yaşam tarzları ve inançlar aynı anda zihne dolmaktadır. Bu durum bazen gelişim sağlar, bazen de kimlik karmaşasına yol açar.

İnsan sürekli bir karışımın içindedir. Önemli olan yalnızca dönmek değil, bu dönüşün sonunda nasıl bir insan ve tat olarak ortaya çıkacağıdır.

Tarihi biraz mikser gibi karıştıralım mı?

Napolyon Sezar'ı, Sezar ise Büyük İskender’i kıskanıyordu, Jul Sezar, İspanya'da görev yaparken Büyük İskender'in bir heykelini görmüş ve onun kendi yaşlarında dünyayı fethetmiş olmasına rağmen kendisinin henüz bir yer işgal etmediğine üzülüyor, aşağılık kompleksine giriyordu, çünkü kıskançlık ve çamur atma eksiklikten doğar.

Tarih, Büyük İskender'i, Cengizhan’ı, Timur’u, Emevi Kuteybe'yi Firavun Ramsesleri, Mao'yu. Lenin'i v.s bu liderleri bir kahraman gibi lanse eder. Aslında bunlar binlerce masum insanı mağdur etmiş, yok etmiş insanlardır.

Şimdi 4 kiloluk çocuğun üzerine 400 kiloluk bomba atan günümüzün katili Natenyahu'yu Yahudi tarihi kahraman ilan edecek değil mi?

Şu an Dünya gündemi ve ülkemizdeki olayları yazdım ama karaladım, bir insan gerçekleri görmek istemiyorsa ona ne kadar delil sunarsan sun inandırmak mümkün değil, çünkü her insanın beyin mikseri farklı olduğu için olaylara bakış açısı da farklıdır.

Sorun aslında yöneticilerde değil, çünkü yöneticiler halkın aynasıdır, sorun düşünme sorgulama yetisini kazanamamış bizlerde, düzgün ülkeleri düzelten yöneticileri değil, yönetenlerin üzerinden otokontrolü eksik etmeyen halktır, demokrasilerde seçmenin görevi oy kullandıktan sonra tribüne geçmek değildir.

Lübnanlı yazar Amin Maalouf der ki..!

Ortadoğu milleti tembel bir millettir, eyleme geçmeyi değil, dert yanmayı, sızlanmayı, ağlamayı ve hazırı sever, çünkü onların bilimi cehalettir.

Devlet gemiye, halk da suya benzer. Gemiyi taşıyan sudur; ama gemiyi batıran da sudur... Konfüçyüs

Her zaman gemiler batmaz, bazen de sular çekilir, halkın tribüne çekildiği gibi.

Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak için, dünyaya daha iyi çocuklar bırakmak zorundayız.

Türkiye’nin yaş ortalaması 34

Türkiye'ye yön verenlerin yaş ortalaması 76

Yaşlılık yavaşlıktır. Her insan belli bir yaştan sonra biyolojik olarak yönetmeye değil, yönetilmeye adaydır.

Fikirler kendi kendilerini satmazlar.

Küreselleşmenin, veri biliminin, yapay zekânın birleşen güçleri her alanda etkilerini artırırken, algıyı rahatlıkla olguya çevirebiliyor.

Bu sistem İnsanları dayanışmaya değil, gereksiz ve faydasız rekabete yönlendirdi.

İnsanlara çip takmaya gerek yok ki, artık fikirler uzaktan kumandalı iletişim araçları ile gayet güzel idare edilebiliyor, iyi bir fikir sahibi olmak günümüzde yeterli değil, yeteri kadar ÖNGÖRÜ ve ÖNSEZİ de gerekli.

Mağlubiyeti kabul edenler galip gelenleri takip ederler.

Yanlışı görmezden gelmek, ıslanmaktan korkarken boğulmayı seçmektir.

İnsanoğlu gizli illegal işlerden vazgeçmeli, Anadolu'da bir deyim vardır;

Gizli öğüre gelen inek, eşgere guzlar...

Gerçeklerin mutlaka bir gün su yüzüne çıkma huyunu yabana atmamak gerek.

Mesela ameliyata alındınız anestezi uygulandı acı hissetmezsiniz, ama uyuşturucunun etkisi geçince acı kendini gösterir, işte olayların getireceği sonuçları öngörüsü ile bilen, uyuşmayan insanlar sürekli acı çeker.

Şu an mikserlik mi yapıyorum? Yoksa bizde irade dışı oluşturulan karıştırılmış mayalanmış değişime kapalı, gerçekleri görmezden gelip, ipotek altında ki radikal düşüncemiz öyle mi algıladı..?

Art niyetli veya çıkar amaçlı MİKSER lik toplum huzurunu ve ağız tadını bozduğu için elbette VEBALİ ve GÜNAHI vardır.

Herkes birbirinin ipliğini pazara çıkarma peşinde, oysa herkes kendi düğümünü çözse mesele kalmayacak...

Gelin mikseri KEK lenmeden KEK yapmada kullanalım, yoksa hayat KEK imiz kabarmaz..

Yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür...Hermann Hesse

Bilimin ilk adımı bilmiyorumdan başladı, her bilmek bir bilinmeyen doğurdu, yol aldıkça yorgunluk arttı ama manzara güzelleşti , hani yüksek dağlara çıkmak zordur, ama manzara da doyumsuzdur derler ya, işte onun gibi..

Dağlara koşarak çıkmalı koşarak, kalp atışı yüz yirmiyi vurmalı. İnanç hücrelerine giden kurum tutmuş kılcal damarları açmak için, kanın hareket etmediği damarların beslemediği kireç tutmuş insanlık hücrelerini diriltmek için.

İnsanoğlu her şeyi bildiğini zannedip, uzun uzun anlattı, ama anlattıklarına kısa kısa da olsa hiç birine uymadı...

Dünya da tıpkı misafirlik gibidir, EDEP ile gelen LÜTUF ile gider. Her insan bir aynadır, eğer üzerinde toz ve tortular varsa karşıdaki nasıl net görebilsin ki seni...?

İnsanı yalnızca maddi olaylarla çekiyle çüküyle değerlendirmek ahmakların yazacağı kronolojiden ve tarihten başka bir şey değildir...

Hayat önce ilim, sonra değişim, finalde de dönüşümdür, İlk iki adım her zaman geriye dönebilir, ama son adımı attıysan geri dönüşün yoktur, çünkü kelebeğe dönüşen tırtılların hiçbiri kozaya bir daha geri dönmedi...

Hala sen ve ben mi diyorsun,

Ne sen kaldı ne ben arkadaşım, bombalar gelirken, seni beni ayırt etmiyor, ekonomik krizlerde öyle.

Çıkmaz sokakta olduğunu kabul etmeyen insanların toslayacağı yer duvardır, oysa çıkmaz sokakta geri gitmek ilerlemektir.

Deneyim; hele bir deneyeyimden gelir, bilmek veya bilmemek, işte bütün mesele bu..

Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

Her karanlık kendisini sonlandıracak şafağın tohumlarını içinde taşır...Dante

Her insan strateji bilmeli, bilmeyenler öğrenmeli.

Sorguda bilmiyorum denmemeli...

Kısa tarif yapacak olursak;

Mikserlik, Sağım ama sağlam değilim.

Canlı Mikserlik aslında ilahi idrak oluşmamış, yalancı, karakter yoksunluğu, ikiyüzlülüktür.

Şeytanın Asistanlığını yapmaya gerek var mı?

Dağıtıcı olma toplayıcı ol,

Emrolunduğu gibi dosdoğru ol.

Yağcılık ve İnsanlık

Yağcılık, kişisel çıkarlar uğruna onur ve dürüstlükten ödün vererek başkalarını hak etmedikleri şekilde övme veya pohpohlama davranışıdır.

İnsanlık ise erdem, empati, adalet ve özsaygı temelinde başkalarına çıkar gözetmeden değer verme ve ahlaklı duruş sergileme erdemidir.

İnsanlara hatalarını söylemeyince o hatayı marifet zanneder.

Kim olduğu gösterilince insan daha iyi biri olur...Çehov

Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'm dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben,Tanıyor musun?..Ahmed Arif

Gerçek Anadolu çocuğu bu topraklarda ki büyük RUHlardan aldığı edep ve terbiye ile KALENDER olur.

Evet, her Anadolu çocuğu her gün kendine şu soruyu sormalı;

Umduğumuz gündem ile bulduğumuz gündem ve ortam bir biri ile örtüşüyor mu?

Abdal'a yoksul kimdir? dediler,

Herkes özlemini çektiği şeyin yoksuludur dedi.

Meğer hepimiz yoksulmuşuz..

Hayırlı Bayramlar...

Necati KÖSE

Günün Diğer Haberleri