{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/ikili-iliskiler-4687.html", "headline": "İkili İlişkiler", "datePublished": "2026-06-10T22:35:00Z", "dateModified": "2026-06-10T22:35:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1781120156-46f39.jpeg", "width": "800", "height": "400" } }

İkili İlişkiler

KÜLTÜR - SANAT - 10-06-2026 22:35

-Alo, merhaba Mahmut,

-Merhaba abe buyurasın.

-Mahmut seninle olan ilişkilerimi yeniden gözden geçirmem gerek?

-Ne demek istiyorsun anlamadım?

-Şunu demek istiyorum Mahmut, yanımda ne söylüyorsan arkamdan da onu söyle, ikiyüzlü olma oğlum, delikanlı ol...!

-Kime ne söylemişim? bi bilsem.

-Sen kime ne söylediğini iyi bilirsin...!

-Yok yok artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak, seninle tüm ilişkilerimi gözden geçirmem gerek.

-Geçirirsen geçir abe ne yapayım?

-Ah geçirirsem ne verirsin? Vah geçirirsem ne verirsin?

-Oğlum kapasana şu müziği lan.

-Ee baba sen demedin mi? Gergin olursam bu parçayı çal diye?

-Oğlum o anan ile kavga ettiğimiz zaman geçerliydi...

-Hayatım yine gerginsin istersen melisa çayı yapayım.

-Sen de melisa çayı bellemişsin Halise, iyi ki bir sefer dedik sakinleştim diye..

-Ee sen de kime bozulsan acısını bizden çıkarıyorsun, bi çocuğa bi bana, öff ne halin varsa gör. Zaten ne sana, ne de anana bir türlü yaranamadım.

-Yine hemen anama atladın, sen ağzının pervazı olmayan kendi anana bak.

-Anam kadar taş düşsün başına, nerdendi rast geldiniz , gelmez olaydınız..

-Halise sen en iyisi ikimize de melisa çayı yap.

-Zıkkımın kökünü iç.

-Onu sen iç belki sakinleşirsin...

-Babaa kavga başladı, Halo dayıyı çalayım mı?

-Kes lan eşşekoğlueşşek....

(Dedikodusunu yaptığınız kişinin Telepati -uzaktan hissetme- tıkladım frekansına alıcısı açılır. Kişi bir anlam veremeden dedikodusunu yapan kişiye karşı antipati oluşturur.

Onun için bütün dinlerde dedikodu günahtır.

Tartışan İnsanlar birbirine yakın oldukları halde neden bağırırlar?

Çünkü kalpler bir birinden uzaklaşır.

Ailede bu gerginlik yaşanmayabilirdi, hanım melisa çayı teklif ettiğinde, zahmet olacak hayatım denseydi. Baba, kendi kaşındı)

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı...Yunus Emre

Gerginlik, insan ruhunun sessiz fırtınasıdır. Çoğu zaman dışarıdan fark edilmez ama iç dünyamızda büyük dalgalara sebep olur. Kimi zaman bir sınav öncesinde, kimi zaman bir tartışma anında, kimi zaman da iş yerinde kendini gösterir. Aslında gerginlik, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır; Çünkü insan sürekli değişen bir dünyada denge arayan kırılgan bir varlıktır.

Psikolojik açıdan gerginlik, zihnin TEHDİT algısına verdiği doğal bir tepkidir.

Bu durumda gerginliği bastırmak yerine, nedenlerini anlamak gerekir. Çünkü bastırılan gerginlik, zamanla öfkeye, kutuplaşmaya veya umutsuzluğa dönüşür.

Kelimeler düşüncelerimize giydirdiğimiz elbiselerdir.

Bulunduğumuz gezegen büyük bir oyun yeridir, her sabah kalktığımızda istemesek te bu sahnede bir rolümüz vardır, çoğunluğumuz başrol oynama cesareti gösteremeyiz, onun için figüranlığı tercih ederiz, monoton ve tekdüze hayatımız olan senarist bizi nereye yönlendirirse oraya gideriz.

Hiç yoldan çıkmadan..

Günümüzün hızlı tempolu yaşam koşullarında gerginlik (stres) bireylerin hem zihinsel hem de bedensel sağlığını en çokta ikili ilişkileri etkileyen faktörlerden biri haline gelmiştir.

Gerginlik, tıbbi literatürde stres olarak bilinen, bireyin fizyolojik ve psikolojik dengesini bozan bir durumdur. Bu durum kortizol hormonu salınımını artırdığı için kalp ve damar hücrelerine zarar verir.

Gereği düşünüldü; Sanık ayağa kalk..!

Yüksek gerilimli iki dakika için, düşük voltajlı yirmi yıl hapsine karar verildi..

Bütün mahkumların hayatlarını heba etmenin sebebi iki dakikalık gerilimin sonucu değil midir..?

Milletvekili ve Seçmen İlişkileri

Milletvekili yeni seçim yaklaşırken seçimden seçime uğradığı köyleri oy istemek için yeniden gezmeye başlar. Köyün birine girişte ilk köy değirmenine uğrar, değirmenci ile sohbeti esnasında, değirmendeki eşeğin boynundaki ZİL dikkatini çeker.

Değirmenciye bunu eşeğin boynuna niye taktığını sorar? Değirmenci, eşek durduğu zaman haberim olsun diye izahat verince vekil; Peki durduğu yerde kafasını sallar ise nasıl anlayacan deyince..

Değirmenci vekilin suratına biraz şaşkın birazda öfkeyle bakarak, Eşeğimin aklına karpuz kabuğu düşürmeye mi geldin? Lütfen eşeğimden uzak durur musun?

Haydi güle güle, senin gibi vekiller yüzünden bu ülkede emek ucuz, ekmek pahalı, aklınız hep şeytanlığa çalışıyor, hep kendinize yontuyorsunuz, iki yılda süper emekli olmak, akşama kadar anası ağlanan asgari ücretlinin yirmi katı maaş almak nedir yahu? İnsanda biraz utanma sıkılma olur.

Anadolu insanı Alim olmasa da Ârif tir...Ömer Seyfettin

Başbakan Ve Bakan İlişkileri

Zaman Fİ tarihi yer Lemurya kıtası, Anti Demokratik TANGO Cumhuriyetinde seçimi hile ile kazanan kabile başbakanı Hallavu kabineyi kurmuş, sıra Maliye bakanını belirlemeye gelmiştir.

Gözüne kestirdiği adayları tek tek makamına alarak mülakata tabii tutuyordu.

İlk aday ilk soru: iki kere iki kaç eder? Dört eder efendim..!

Tm çıkabilirsin

İkinci aday, aynı soru aynı cevap, tm sen de çık.

Üçüncü aday içeri girer, iki kere iki kaç eder? Sorusu ile karşılaşan cin fikirli aday, başbakanın masasına yanaşıp iki elini masanın üstüne koyarak, kaç etmesini istersiniz efendim.? Deyince, Maliye bakanlığını kapar.

Kavak ile Kabak ilişkisi

Kavak ağacının dibinde bir kabak yetişmiş, başlamış kavağa sarılarak tepelere çıkmaya, tam tepeye çıkınca Kavak ile muhabbeti derinleştirmiş, Kavak kardeş sen kaç yılda bu boya ulaştın? Ben otuz yaşındayım otuz yılda bu boya ulaştım, kabak başlamış Kavak ile alay etmeye. Ha ha senin otuz yılda geldiğin yere ben üç ayda ulaştım, Kavak hiç gocunmadan kabağı tebrik etmiş.

Bir zaman sonra kış kendini hissettirmeye başlayınca kabak üşümeye solmaya kurumaya başlayınca, Kavak kardeş bana bir şeyler oluyor ölüyorum galiba, diye yakınınca, Kavak gürlemiş..Otuz yılda gelinen makama üç ayda gelince böyle oluyor kabak kardeş kestirmeden gelen uçurumdan düşer, haydi güle güle tanıştığımıza memnun oldum...

Empati

İnsan hayatı, ilişkiler ağı içinde şekillenir. Aile, arkadaşlık, iş ve duygusal bağlar bireyin mutluluğunu, gelişimini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler

Empati kurabilen kişiler, karşı tarafın bakış açısını anlamaya daha yatkındır.

Çok güzel bir cümleye denk geldim...Diyor ki..!

Birine sahip olmak istiyorsan ona kelepçe yerine kanat takacaksın,

Uçabildiği halde hala yanına konuyorsa o seninledir seni seviyordur...

İnsanın cenneti sevildiği sayıldığı ve değer verildiği yerdir.

İnsanlarda kusur bulmak için çırpınanlar ömür boyu can çekişirler.

Bugün düşünürsen yarın dönüşürsün.

Eğitim düşünmek için aklın eğitilmesidir.

Yayıncı ve İzleyici İlişkileri

Yayın politikası yalan ve dedikodudan oluşan, sürekli topluma kin pompalayan her yayın organı toplum ilişkilerine zarar verir, ülkesi için zararlıdır.

Bu yayınlara kendini çok kaptıran trollerden biri, karşı fikirlere sizin aklınıza tüküreyim diye yazmış, karşı fikir cevap vermiş, elime tükür de tükürüğün işe yarasın.

Haset kişiyi Allahtan uzaklaştırır.

Allah ile korkutup Allah’tan korkmayanlardan uzak durmak gerek.

Art niyetliden iyi malzeme gelmez.

Yunus Emre’nin dediği gibi...

İşidin ey yârenler, aşk bir güneşe benzer,

Aşkı olmayan gönül, misâl-i taşa benzer.

Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter,

Nice yumuşak söylese, sözü savaşa benzer..

İkili ilişkilerde iki zararlı insan vardır.

Aklını kullanmayanlar ve

Aklını kullanmayanları kullananlar..

İnsanlar problem satarak geçinmekten vazgeçmeli.

Herkes kalbiyle nafakalansın, ne adil bir dua , içinizde ne besliyorsanız bereketini görün..

Gönüllü kulluk;

Hayatımızdaki gölgelerin çoğu, kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur.

Tanıdığınız her insanın içinde, mutlaka tanımadığınız bir insan vardır, bu insan ile tanışmak için kendinden güçsüzlere, kendinden güçlülere, çevreye doğaya ve hayvanlara davranışlarına bakın.

Bu bakış olumsuz ise..

Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam.

Bundan sonra selamün aleyküm, aleyküm selam ...Fuzuli

Birisi sahip olmaya çalışırken, diğeri ait olmaya çalışıyordu.

Yoksulluğun ne olduğunu biliyordu ama aşağılanmanın ne kadar ağır olduğunu ilk kez öğreniyordu....Jack LONDON

Toplumların geri kalmışlığının nedeni olarak iç dinamiklere teolojik, ideolojik, sosyolojik ve tarihsel boyutta bilimsel aklın mühürlenmesi ve bilim kapısının kapatılması yeterli.

Anlayış Kıtlığı

Bir doktor alkolün zararlarını anlatan bir sunum yaptıktan sonra iyice pekiştirmek için bir deney yapar, masaya iki bardak koyup birine su birine saf alkol koyar ve Kurtçuğu önce suya atar, kurtçuk su yüzünde çırpınır daha sonra bardaktan çıkar, bu sefer Kurtçuğu alıp saf alkol olan bardağa atar ve kurtçuk parçalanır erir, şimdi konuyu daha net anladınız mı diye sorar, orta sıralardan bir el kalkar, evet efendim içimdeki kurtları öldürmeye devam edeceğim der, siz istediğiniz kadar doğruları anlatın insanlar anlamak istediği gibi anlar.

Başına taş düşmeyen birine yerçekimini anlatamazsınız.

İnsan psikolojisinin derinliğine dalmadan kimseyi tanıyamazsın, geleceği görmek için gözlük yeterli değil, yakın gözlüğü ile uzağı göremezsiniz.

Makrodan Mikroya, insan hayata ve gelişen olaylara hem Teleskop hem de Mikroskop ile bakmalı .

İnsan beyni dünyanın en büyük laboratuvarıdır, ama damıtım yapana..

Eksiklik

Çok dil bilenleri kıskanıyorum, Kıskançlık eksiklikten doğar lafı doğruymuş..

Bazen insanın içindeki duyguları anlatmaya bildiğin dilde ki kelimeler yetmiyor..

Tek dil bildiğim için kendimden utanıyorum...

Günümüzde psikolojik harbin bütün enstrümanları medya aracılığı ile etkinliğini sürdürmekte, beyinlere sürekli ayrışma enjekte edilmekte, ve bunun akabinde ikili İlişkiler bozulmakta, toplumları yok eden en büyük kitle imha silahı cehalet , cephane olarak kullanılmakta..

Milli ve manevi kültürlerini zenginlik olarak görüp koruyamayan milletlerde ırk, din, dil ve tarih, görüş ayrılıklarının meydana gelmesi kaçınılmazdır, bu ayrılıkların ve manevi çürümenin sürekli felaketini yaşıyoruz...

Beyin patinaja düştüğü zamanlar, her türlü fikir ve kavram kargaşasında hakikatı yakalayabilme kabiliyetine sahip olabilmek için, tefekkürle ( Tefekkür: Kainattaki eşsiz düzenden ders çıkarmak ) doğru bilgilerin ışığında tahlil gerek.

Merhamet acımak değil acıtmamaktır.

İnsan yaşattığını yaşamadan ölmezmiş.

Bumerang Gibi Geri Dönüşümlü Dünya'da;

Samimi olmak

Dengeli olmak

Vefalı olmak

Empati kurmak

İçi dışı bir olmak

Nankör cimri ve bencil olmamak, yalan söylememek gerek.

Sonuç olarak gerginlik, insan olmanın kaçınılmaz bir sonucudur. Onu yok etmek değil, SABIR ile anlamak gerekir. Çünkü gerginlik bazen ruhun şimdi dur, ve düşün diyen sessiz uyarısıdır. Onu dinlemeyi öğrenen kişi, hem kendisiyle hem de hayatla barışıktır.

İnsanın iç âlemi, görünmeyen bir deniz gibidir, yüzeyde sakin görünür ama derinlerinde güçlü akıntılar dolaşır. Gerginlik, işte o derinlerde dalgalanan ve zaman zaman yüzeye vuran bir akıştır Gerginlik, değersizliğin ve unutulmuşluğun sessiz çığlığıdır bazen.

Hasta Hekim ilişkileri

Uzun boylu akıl hastası Hasan'a psikiyatri doktoru sordu:

-Bugün nasılsın Hasan?

-İyi değilim doktor bey

-Neden?

-İngilizce düşünüyorum ama konuşamıyorum, o zaman sen de yaz.

-Doktor bey size erotik bir soru sorabilir miyim?

-Ha ha ha ..Sor bakalım Hasan...!

-Hacışakir sabunu ile mastürbasyon günah mı..?

-Hasan, bu mesele senden daha uzun, sen en iyisi yine İngilizce düşünmeye devam et...

İçimizdeki iklim ne ise yaşadığımız mevsim odur aslında.

Zemin kaygan, bu dünyada uydurduğumuz her haksızlığı, öbür dünyada nasıl savunacağımızı hesaba katarak hareket etmek gerek.

İnsanoğlu dünyaya gelmeden Yaratıcı ile mukavele imzaladı.

Ne ekersen onu biçeceksin diye.

Rüzgar eken fırtına biçer.

Sorunları aşılmayacak dağlar kadar büyütmeyin, bazen içinizde derin kazılar yapın, bakalım ne bulacaksınız?

İkili ilişkilerde AYNA çok önemli o size kusurlarınızı fısıldar, ne ararsan kendinde ara diye.

Hayat kısa, işimiz gücümüz tasa,

Oysa

Bin tasa bir borç bile ödemiyor.

Ama hayatım...! Ben sana bir şey demedim... Ulan bana bir şey demediysen, ben bir saattir kime her şeyi diyorum.

Sonuç;

Sağlıklı insani ilişkilerin temelinde güven, saygı ve empati bulunur. Karşımızdaki kişiyi anlamaya çalışmak, onun duygu ve düşüncelerine değer vermek ilişkileri güçlendirir.

Arayan değil arananlar listesine girmek için ikili İlişkiler TOPLUM psikolojisini, sosyolojisini, antropolojisini, başka LOJİSİ kaldı mı? Hepsini iyi öğrenmek gerek, çünkü almış olduğun hayatın karşılığında yine hayat vereceksin.

Sonuçta insanlar mükemmel birini değil, yanında kendisi olabildiği birini arar. Ve gerçek mutluluk, bazen aynı şakaya yıllarca gülmeye devam edebilmek, ara sıra da birbirini gıdıklamaktır.

Madem milyarlarca ihtimal varken rastladık birbirimize,

Kal böyle değişme, gitme, bitme, yaşlan benimle... Cemal Süreyya

İnsan olarak tek kusurumuzun, kusursuz yaratılışımız olması dileğiyle, gerginlikten uzak sempatik, neşeli günler dilerim...

Necati KÖSE

Günün Diğer Haberleri