Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlenen açıklamayı Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyitafi’nden Roza Kahya ve Newroz Ünverdi okudu.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak dün, Dersim’e, Amed’den, Batman’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan, Eskişehir’den, Malatya’da 50’nin üzerinde kadın geldik. 6 yıl boyunca üzeri örtülen Gülistan Doku cinayetinin açığa çıkardığı suç ilişkileri, sistematik erkek-devlet şiddeti ve bunun savaş politikalarıyla ilişkisine karşı birbirimizi duymak, ortak bir ses çıkarmak, ‘burada kadınlara karşı bu suçlarla gerçek bir yüzleşme barışın temelidir’ demek için bu yola çıktık. Dün burada Dersim Kadın Platformu’yla, kentteki sendikalarla, kurumlarla, öğrencilerle buluştuk. Son on yılda barış sürecinin bitmesi ve artan baskılarla neler yaşadıklarını, Gülistan Doku cinayeti ve sonrasını, gündelik hayatlarını nasıl sürekli bir şiddet ve şiddet tehdidi altında yaşadıklarını dinledik. Ve bir kez daha net bir şekilde anladık:
Gülistan Doku’ya yaşatılanlar münferit değil. Daha geldiğimiz gün, benzer bir olaya tanık olduk. Öğrencilere yönelik bu sistematik şiddet, Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturmaya, kimi tutuklamalara rağmen, aynen devam ediyor. Bugün Adalet Bakanı, özellikle kadınlara yönelik “faili meçhul suçların aydınlatılacağını” ilan ediyor, ama herkes tarafından bilinen, basında haber yapılmış, açığa çıkmış suç çeteleri yerli yerinde duruyor. Bu da devletin kamu kurumları ve çalışanlarının suçlu olduğu yeni kadın cinayetlerine zemin hazırlıyor. Kadınların gündelik hayatları ise erkek egemen bir baskı altında sürmeye devam ediyor. Bu sırada her gün ülkede kadınlar öldürülüyor, bir kısmı basına şüpheli olarak geçiyor, kadın cinayetlerinin önlenmesi için politika geliştirilmiyor.
AKP Milletvekili Salim Ensarioğlu geçtiğimiz günlerde taşra üniversitelerinde öğrencilere yönelik organize bir cinsel istismar ağı olduğunu, içinde polislerin ve askerlerin yer aldığını söylemiş, söz konusu üniversitelerin arasında Munzur Üniversitesi’ni de saymıştı. Dün bir kadın bize şunu söyledi, “Gülistan zamanı olan eski rektörle şimdiki arasında hiçbir fark yok. Yine öyle bir olay olsa, yine görüntüler silinir.” Bu organize cinsel istismar ağı kimlerden oluşuyor, kimler tarafından hala korunuyor? İsimleri pek de gizli değil. Bir isim Munzur Üniversitesi’nde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı yapmış olan C. Tekinoğlu Üniversitede öğrenim gören kadınları tehdit ederek üst düzey kamu görevlileriyle cinsel ilişkiye zorladığı iddialarına, hakkında bu yönde verilen bir soru önergesine rağmen üzeri kapatıldı. Yetmedi, CHP Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı olarak görevlendirildi. Biz buradan ilan ediyoruz: Peşini bırakmayacağız. Öğrendiğimize göre, benzer şekilde, üniversitede hoca olan ve hakkında taciz iddiaları basında çıkan A. Z. Türkoğlu da yerinde duruyor. Yine bir kadın öğrenciyi yurda bırakma bahanesiyle taciz eden, öğrencinin KADES’e başvurması ve dava açması sonrası tutuklanan, ceza alan İ. Özer’in tüm bunlara rağmen rektörlük tarafından aklandığı basına yansımış durumda. 95 öğrenciyi taciz ettiğine ilişkin hakkında şikayetler olan, bu şikayetler meclise dahi taşınan İ. Kayaokay, aynı cezasızlık politikasıyla ödüllendirilir gibi doçent yapılmış. Bu ve benzeri isimlere hiçbir şey yapılmadığı sürece, kadınlara yönelik yeni suçların önü açılıyor. Bu tehlike bir an önce ortadan kaldırılmalı!
Biz dün tanıştığımız her kadından bir taciz hikayesi, tecavüz tanıklığı, buna karşı yapılan şikayetlerin üzerinin örtülmesini, tam tersine şikayet eden kadının baskı altına alınmasını dinledik. Kadınların “Seni İŞKUR’dan işe aldırırım” denilerek cinsel istismar ağlarının içine çekildiğini, “yokuş dik sizi eve bırakalım,” “hadi bana Kürtçe şiir okuyun” gibi cümlelerle taciz edildiğini duyduk. Bazen sonunun, ailelerin kadınları okuldan alması, eğitim hayatlarının sekteye uğraması olduğu öğrendik.
Deprem nedeniyle güçlendirme bahane edilerek valilik, adliye gibi resmi kurumların üniversite kampüsünün içine taşındığı bir yer. Yani öyle bir üniversite ki, içine Dersim Kadın Platformu giremiyor, ama kolluk, asker rahatça geziyor, valilik binası içinde, asker ve polis arabaları yurtlarda öğrencilerin kapılarında bekliyor. Üniversite erkek egemen bir kamusal alana çevrilmiş durumda. Özetle Dersim, güvenlikçi politikaların kadınlar için nasıl da güvensizlik yarattığının en açık görüldüğü yerlerden biri. Öte yandan Munzur Üniversitesi’nde genç kadınlara yönelik, gücünü devletten alan cinsel istismar ağları bize örneğin Karabük’te Afrikalı öğrencilere yapılanları, İstanbul’da Ayşe Tokyaz davasını da hatırlattı. Yani bu irili ufaklı suç çeteleri, erkek şiddeti ağları, savaş silahı olarak meşrulaştırıldıkça her yerde normalleşiyor. Bu, Dersim’de, aynı zamanda öğrencilerin örgütlenme alanlarını ortadan kaldırmakla, bunun yerine cemaatlere alan açmakla, bir tür demografik değişimle de el ele gidiyor. Üniversitede kadın kulüpleri kurulamaz, stand açamazken, TÜGVA, İlim Yayma Cemiyeti ve benzerleri örgütleniyor. Kentte öğrencilere pek başka sosyal alan sağlanamamasının kayyum politikalarıyla da elbette doğrudan bağı var. Okula yeni gelen öğrencilerin eklendiği bir “Munzur Kadın Öğrenciler” whatsapp grubunun kurulduğunu, bunun yöneticisinin ise TÜGVA başkanı bir erkek olduğunu öğreniyoruz. Buradan kadın öğrencilerin telefonlarının askeri personelle paylaşıldığını, kentte tur bahanesiyle kadınların istismar ağlarının içine çekildiğini, daha sonra kadınlar bunu beyan ettiğinde üstünün kapatıldığını ve bunu açığa çıkarmaya çalışan kadınların tehditlerle susturulmaya çalışıldığını duyuyoruz. Bu TÜGVA başkanının Gülistan Doku soruşturmasında görevden alınan eski Tunceli İŞKUR müdürü Özdemir Aktaş’ın yeğeni olduğunu, tüm bu iddialara rağmen rektörlüğün bu olayların hemen ardından TÜGVA ile protokol imzaladığını öğreniyoruz. Bu iddiaların biri bile yerin yerinden oynamasını gerektirir.
Biz buradan duyduklarımızın takipçisi olacağımızı, bu suç şebekelerinin açığa çıkması için Dersim’de yaşayan kadınların, öğrencilerin yanında olacağımızı duyuruyoruz. Gerçek bir barış için, kadınların özgürlüğü için erkek devlet şiddetine son diyoruz!