{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/keskten-grevli-gercek-toplu-sozlesme-cagrisi-2767.html", "headline": "KESK’ten “Grevli, gerçek toplu sözleşme” çağrısı", "datePublished": "2025-06-24T14:55:00Z", "dateModified": "2025-06-24T14:55:00Z", "description": "KESK tarafından düzenlenen açıklamada, grevli ve gerçek toplu sözleşme çağrısı dile getirildi. Açıklamada, demokratik çalışma yaşamı için mücadeleye devam edildiğinin altı çizildi.", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1750766178-8b545.jpeg", "width": "800", "height": "400" } }

KESK’ten “Grevli, gerçek toplu sözleşme” çağrısı

KESK tarafından düzenlenen açıklamada, grevli ve gerçek toplu sözleşme çağrısı dile getirildi. Açıklamada, demokratik çalışma yaşamı için mücadeleye devam edildiğinin altı çizildi.

GÜNCEL - 24-06-2025 14:55

KESK tarafından Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlenen açıklamayı dönem sözcüsü ve SES Eş Başkanı Serap Kahraman okudu.

KESK olarak 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine hazırlık çalışmalarının başladığını söyleyen Kahraman, “Geride bıraktığımız yedi dönem boyunca imzalanan toplu sözleşme metinlerinin “tarihi kazanımlar” olarak lanse edilmesine rağmen, emekçilerin geldiği nokta hepimizce malumdur. Maalesef, sendikamsı yapıların iktidarla olan yakın ilişkisi; baskı, sürgün gibi mobbing yöntemleriyle büyütüldüğünü ve emekçilerin zorla üye yapıldığını görmekteyiz.

Bugün emeğiyle geçinen tüm emekçiler, ücretlerin yoksulluk sınırının altında kalmasıyla derin bir ekonomik çıkmazın içine itilmiş durumda. Enflasyon ve vergi yükü altında cüzdanlarımız dolmadan boşalmakta, kira paramızı dahi ödeyemez hâle gelmiş bulunmaktayız. İşçi ve emekçilerin aldığı ücretler, insanca yaşamdan çok, asgari düzeyde yaşamaya mahkûm edilmiştir. Grevli, toplu sözleşmeli sendika mücadelesinin, 200 yıllık emek mücadeleleri tarihinin ve sınıf mücadelesinin kazanımları görmezden gelinmekte; bu durum birilerinin lütfu olarak değerlendirilmektedir” dedi.

TÜRKİYE’DE SENDİKA HAKKI SINIRLANDIRILDI

Uluslararası düzenlemelerin; sendikal örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkının birbirinden ayrılmaz ve birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu esas aldığını belirten Kahraman, “Bu temel hakların tanınması hususunda devletlere sorumluluk yüklemektedir. Uluslararası sözleşmelerde, memurların grev hakkının varlığı esastır; sınırlamalar ise istisna olarak kabul edilmektedir. Ancak ülkemizde kamu emekçileri, grevsiz toplu sözleşme yapmaya zorlanarak sendika hakkı sınırlandırılmıştır. Bu durum, kamu emekçilerini yasal sınırları çizilmiş bir prosedürün icrasından öteye geçmeyen bir toplu pazarlık sürecine mahkûm etmektedir.

Mevcut yapı içerisinde bir tarafta devletin otoriter gücünü elinde bulunduran kamu işveren heyeti, diğer tarafta ise toplu sözleşme müzakere sürecinde hiçbir gücü ya da yaptırımı olmayan kamu görevlileri sendikaları bulunmaktadır. Yetkilendirilmiş yandaş sendikamsı konfederasyonlar ve bağlı işkolu sendikaları, kamu emekçilerinin çıkarları yerine kamu işvereni gibi davranmaktadır. Bu nedenle kamu emekçileri gerçek bir pazarlık yapamamaktadır. Grev yasağına bağlı güç dengesizliğinin olduğu, özgür olmayan, kısıtlanmış bir toplu sözleşme sürecinin zorunlu tahkimle kesilmesi; pazarlık sürecindekilerin çatışmalarının artmasına ve sorunların büyümesine yol açmaktadır.

Biz diyoruz ki, sendikal hareketin başarısının temeli, sahip olduğumuz güçlerdir: Üye sayımız, güç birliğimiz, bağımsız hareket edebilmemiz, toplu sözleşme ve grev hakkımız en önemli güç kaynaklarımızdır. Bizi işlevsiz ve savunmasız bırakan grevsiz toplu sözleşme yerine; grev hakkıyla donatılmış, tahkimle sınırlandırılmamış toplu sözleşme hakkını elde etmek için birlikte mücadele etmek ve örgütlenmek zorundayız” diye konuştu.

Mevcut toplu sözleşme düzeneğiyle bir sonuç elde edilemeyeceğinin yedi dönemdir mutabakat altına alınan uygulamalardan belli olduğunu kaydeden Kahraman, “Sonuç elde edilemeyeceğini; demokratik bir çalışma ve özgür örgütlenme ortamı olmadığı için, bürokratlar, idareciler ve siyasiler tarafından büyütülüp yetkilendirilen sendikamsı yapılardan biliyoruz.

Türkiye’de kamu sendikalarının mücadele tarihine bakıldığında, var olan hakların korunması ve yeni kazanımlar elde etmenin yegâne yolunun; iş yerlerinde, alanlarda, meydanlarda yürütülen fiili ve meşru mücadele ile olduğu görülecektir. Biz de geçmişten günümüze fiili ve meşru mücadele hattımızdan vazgeçmeden mücadeleye devam edeceğiz.

Konfederasyonumuz KESK bütünlüğünde, taleplerimizin karşılık bulması için bu toplu sözleşme dönemine giderken ve toplu sözleşme dönemi boyunca da iş yerlerinden, alanlardan, meydanlardan SES’imizi yükselteceğiz. Bugün de tüm kamu emekçilerinin talepleri için tüm illerde alanlarda olacağız.

Tüm kamu emekçilerini, örgütlenmeye ve mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kahraman, temel talepleri şöyle sıraladı:

Performans, ek ödeme, taban, teşvik, ilave zam değil; tüm kamu emekçilerine yoksulluk sınırı üzerinde, emekliliğe yansıyan temel ücret verilsin. Son toplu sözleşmede ilave ek zam olarak verilen, emekliliğe ve emeklilere yansıtılmayan ve emekliliği daha da hayal hâline getiren uygulamaya son verilsin. İlave ek zam, emekliliğe ve tüm kamu emeklilerine yansıtılsın. Grevli toplu sözleşmeli, özgür pazarlık hakkı içeren sendika yasası çıkarılsın. Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır. Fiili hizmet süresi (yıpranma payı) yıllık 90 gün üzerinden tam olarak tüm emekçilere ödensin ve geçmiş yılları da kapsasın. Çalışma yaşamının demokratikleşmesinin ilk adımı olarak, idarecilerin atanması yönteminden vazgeçilsin. Liyakati uygun olanların aday olacağı ve yöneticilik yapacağı, emekçilerin oylarıyla bir ya da iki yıllığına seçimle belirlensin. Nöbet, icap ve fazla çalışma ücretleri iki kat arttırılsın. Tüm kamu emekçilerine yönelik şiddetin son bulması için “şiddet üreten çalışma sistemi” değiştirilsin. OECD ortalamasında kadrolu, güvenceli personel istihdam edilerek; sözleşmeli tüm çalışanlar 657 4/A kapsamına alınsın. İş yerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerine uyulsun. Emekçileri temsilen isteyen her sendika, “işçi sağlığı ve güvenliği” kuruluna bir üye versin. Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç kamu emekçileri derhal göreve başlatılsın. Kamuya atamalarda ve göreve yükselmelerde liyakat esas alınsın. Mülakata dayalı atamalar son bulsun. Sözleşmeden kadroya geçirilirken yaratılan mağduriyetler giderilsin. 3600 ek gösterge ile ilgili düzenleme, bütün kamu emekçilerini kapsayacak şekilde yapılsın.
Günün Diğer Haberleri