{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/memleket-meselesi-4398.html", "headline": "Memleket Meselesi", "datePublished": "2026-04-27T09:32:00Z", "dateModified": "2026-04-27T09:32:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1777271583-7a283.jpeg", "width": "800", "height": "400" } }

Memleket Meselesi

GÜNCEL - 27-04-2026 09:32

Politik Dünya

Rahmetli Süleyman Demirel İngiltere başbakanı demir Leydi lakaplı Margaret Thatcher ile görüşmeden dönerken gazeteci sordu , “sayın başbakan aranızın açık olduğu halde İngiltere başbakanının neden elini sıktınız?”

Demirel gayet sakin, “Neresini sıkmamı isterdiniz?”

Bizim memlekette

Akıllıya.....Arif

Kibara......Zarif

Konuma… Tarif

Erkeğe.... Herif derler

Peki, bozulmuş kirlenmiş kişilere ne derler?

Yoldan çıkmış derler.

Temel vekil adayı olduktan sonra mahallede mini bir miting düzenler, konuşmaya selamlaşma ile başlar, daha sonra konuşma metnini çıkarmak için elini ceketinin yan cebine atar, ama konuşma metni cepte yoktur, çünkü sabah fikir değiştirerek ekose ceketini giymiştir, bir süre donuk şekilde kalabalığa baktıktan sonra;

Değerli hemşerulerim dün sizler için konuşma metnu hazırladım, o metunde yazılanları bir Allah biliyordu bir de ben, şimdi sadece Allah biliyor...

Kalabalıktan biri bağırır..! Ula Temel sen daha bi kağıda sahip olamadın bize nasıl sahip çıkacaksın..

Kimse kimse sahip çıkmaz, siz kendi kendinize ve memleketinize sahip çıkacaksınız, çünkü demokrasi demek insanların kendi kendisini yönetmek, görev verdiklerini denetlemektir..

Memleket, haritada çizilmiş sınırların ötesinde bir anlam taşır, bir insanın hafızasında biriken sesler, kokular ve hatıralardır. Bu yüzden memleket meselesi, yalnızca toprak değil, namus, aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk meselesidir. İnsan, doğduğu yeri değil belki ama ait hissettiği yeri taşır içinde.

Memleket meselesi denildiğinde akla çoğu zaman siyaset gelir. Oysa mesele bundan daha derindir. Bir memleketin gerçek meselesi, insanının düşünce ufkudur.

Sorgulamayan bir toplum, en verimli topraklarda bile çoraklaşır.

Düşünmeyi bilenler makinalara bile düşünmeyi öğretti.

Çünkü gelişim, sadece yollar ve binalarla değil, akıl, ahlak ve adalet ile inşa edilir.

Bir ülkenin gücü, ordusundan ya da ekonomisinden önce, insanının vicdanında saklıdır. Eğer insanlar birbirine karşı duyarsızlaşmışsa, en parlak gelecek planları bile kâğıt üzerinde kalır. Memleket meselesi, BEN ile BİZ arasındaki dengeyi kurabilme meselesidir. Kendi çıkarını toplumun iyiliğiyle tartabilen bireyler, gerçek kalkınmanın temelini oluşturur.

Bugün memleket meselesi üzerine düşünmek, aslında kendimizi sorgulamaktır. Ben bu ülke için ne yapıyorum? sorusu, büyük değişimlerin küçük başlangıcıdır. Çünkü bir memleketi değiştiren şey, çoğu zaman büyük liderlerden önce küçük ama samimi adımlardır.

Sonuç olarak, memleket meselesi bir şikâyet değil, bir bilinç çağrısıdır. Her birey, taşıdığı sorumluluğun farkına vardığında, memleket dediğimiz şey sadece bir yer olmaktan çıkar; ortak bir geleceğe dönüşür.

Siz..! Yorgun demokratlar, kurallar koymayı çok seversiniz ama, koyduğunuz kuralları ihlal etmeyi daha çok seversiniz..

Adaletin küçüldüğü yerde suçlular büyür, Adalete güven temel bir ihtiyaçtır.

Her çelişki içinde bir ilişki barındırır.

Parti devleti olmaya meyilli, parti çıkarını ülke çıkarından üstün tutmaya yeltenenler demokrasiyi yok etmeye çalışanlardır.

Birinci sınıf toplumlarda üretim ve sanat konuşulur. İkinci sınıf toplumlarda sürekli siyaset ve din konuşulur..

Siyasiler artık problem satarak geçinmekten vazgeçmelidir.

Vatandaşını devletten soğutmak ve devlete küstürmek milli bir suçtur... Nihal Atsız

Türkiye yıllardır gelişmekte olan ülkeler arasında yer alır, bu konuda bayağı yol aldı, ama son yıllarda bir türlü gelişmiş ülkeler arasına yani bir üst lige çıkamadığı gibi, faizle, enflasyonla, yolsuzlukla, işsizlikle ve asayişle gerilemekte olan ülkeler kümesine düştü.

Bu memleket sürekli POLİTİK POLEMİK lerle, gün yüzü hariç bütün yüzleri gördü.

Sürekli kendinizi haklı etrafı haksız, kendinizi güzel alemi çirkin, şiddete mefta kendine meftun.

Yanlış sevdalar yorgun hatıralar ve Dünyada üst üste gelen arızalar...

Güce sırtını yaslayarak saadet zinciri oluşturan halkaların zamanında kırılması gerekir çünkü;

Çekirgeler tek başına değil çoğalınca TALAN başlar.

Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar..Fuzuli

Kutadgu Bilig

11.yüzyılda Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi) insanlara hem bu dünyada hem de ahirette huzur ve saâdete ermenin yollarını göstermeyi amaçlar. Türk edebiyatının ilk siyasetnamesi (devlet yönetimi rehberi) olma özelliğini taşıyan eser, adalet, akıl ve saâdet temelli erdemli bir devlet düzeni kurma rehberidir.

Devleti kontrol etmek için büyük bir ordu gerekir. Orduyu beslemek için büyük bir varlık gerekir. Bu varlığı elde etmek için halkın zengin olması gerekir. Halkın zengin olması için Adaletin olması gerekir...

Bilge Platon 'a sormuşlar

Devlet nasıl yönetilir? Diye

Ya ilimle ya zulümle demiş.

Roma’nın son imparatoru Romulus Augustulus' a sormuşlar.

Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldı?

İşi ehline vermedik demiş.

Orhan Gazi' ye sormuşlar

En büyük zulüm nedir?

İşlemeyen ve geciken adalettir demiş.

Karun 'un yanına varıp

Zenginliğin sırrı nedir demişler

Halka avuç açmamaktır demiş.

Goebbels 'e sormuşlar

İktidar nedir?

Düşman yaratmaktır demiş.

II. Ramses' e gitmişler

En büyük piramit hangisi? demişler.

Kibrimizdir demiş.

IV. Murat' a sormuşlar:

Yardıma alışana ne olur?

Emir almaya da alışır diye cevap vermiş..

Gorbaçov'a

En büyük hatan neydi? diye sormuşlar.

Hatayı hep karşımızda aradık diye cevap vermiş.

Stalin'e sormuşlar

En büyük korkunuz nedir?

Sokakta yalnız başıma yürümek diye cevaplamış.

Yaşam insanoğlu için bir armağan mıdır yoksa ceza mı?

İnsan insana emanettir aslında ama anlayana.

Bana mutluluğun resmini yapabilir misin?

diye Abidin Dino ya seslenmiş Nazım Hikmet

Sorun bakalım gençlere;

Bana devletinin resmini yapabilir misin diye, bakın ne acı bir tablo çıkacak billboardlarda karşınıza.

Mutluluğun resmi nasıl yapılır bilmiyorum, ama! şunu iyi biliyorum, ANTİ demokratik ülkelerde hangi resmi yaparsanız yapın, mutsuz ülkeler sergisinde yer alacaksınız.

Vejetaryenler et yemenin etik olmadığını düşünürler, Dünyadaki sözde demokratlar hak yeme hakkında ne düşünüyor acaba?

Zayıf daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir..Aristo

Yönetiminizin şekli ne olursa olsun sonuçta onu yürütecek insandır, demokrasi de insanın kendi kendini yönetmesidir, kendini yönetemeyenleri mutlaka birileri demokrasi dışına çıkarak kendi isteği ve çıkarı doğrultusunda yönetir, bu dünya da ülke ilişkileri için de geçerlidir, kendi içinde birbirini yiyen, adaleti yok edip, haksızlığı büyütenler, sonunda ülkesini yönetemez hale gelir, birileri gelir size demokrasi getireceğim vaadi ile keyfine göre yönetir.

Demokrasilerde halkın cesaret ve kararlılığı her zaman demokrasi dışına çıkanların zihnini uyuşturmuştur.

Güçlü ve kötü olanları iyiliğe eriştirecek güç halkın gücüdür, bu güce hiçbir silah karşı koyamaz.

Müreffeh bir ülkede yaşamak geleceğe güvenle bakmak için, hiç yorulmayan güçlünün güçsüzü ezmediği, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği gerçek demokrat neferlere ihtiyaç var.

Verilen hiçbir nasihat, yenilen bir kazık kadar öğüt verici değildir...Tom Robbins

Varlığımızın derinlerinden gelen uyarılara kulak kabartmak gerek

Hak müstehakını bulmalı.

Sokratesin eşi Xanthippe

Çok geçimsizmiş. Bir gün yine Sokrates’e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş, bakmış kocası hiç bir tepki vermeyip kitabını okumaya devam ediyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin. Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak bekliyordum zaten demiş.

Halkın homurdamasını umursamayanlar eni sonu mutlaka sağanağa yakalanır.

Sonuç olarak;

Modernleşme sancıları içinde memleketin en büyük meselesi, belki de zarafetin ve toplumsal nezaketin erozyona uğramasıdır.

Memleket meselesi bir kimlik meselesidir. Kendi kültürel kodlarımızı modern dünyanın gereklilikleriyle harmanlayabildiğimiz, geçmişin köhne yanlarını ayıklayıp estetik ve adaleti merkeze aldığımız gün, "MEMLEKET" sadece bir hasret öznesi değil, yaşanabilir bir gelecek garantisi olacaktır.

Gerçeklere karşı savaşanlar eninde sonunda yenilir..

Her zaman gemiler batmaz bazen de sular çekilir....

Necati KÖSE

Günün Diğer Haberleri