{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/tarihten-anekdotlar-4448.html", "headline": "Tarihten Anekdotlar", "datePublished": "2026-05-04T07:56:00Z", "dateModified": "2026-05-04T07:56:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1777870689-6fcee.jpeg", "width": "800", "height": "400" } }

Tarihten Anekdotlar

KÜLTÜR - SANAT - 04-05-2026 07:56

İstanbul'un Fethi

Uzun burunlu zayıf adam, 21 yaşında olmasına rağmen o kadar kurnaz bir dahiydi ki, ne yapmaya çalıştığını önceden kestirmek mümkün değildi, sakalının bir teli bile kafasındaki planı bilseydi onu koparır atardı.

Fatih Sultan Mehmet, etrafındaki insanları sadakatini göre değil liyakatini göre seçiyor, altı dil biliyordu, yaptıracağı topları Macar ustanın başında durup ebadını ölçüsünü kendisi veriyordu, tam bir matematik ve astronomi uzmanıydı, taarruza geçeceği saatte AY’ın hangi yörüngede olacağını hesaplıyordu.

Aşırı cesaretiyle her zaman düşmanın zihnini uyuşturuyordu.

Bizans kralı Konstantinos Ayasofya'nın korunması gerek diyerek Cenevizli bir komutan olan tecrübeli denizci Giovanni Giustiniani yardıma çağırdı. Giovanni yardım çağrılarına uyarak 29 Ocak 1453'te 700 kişilik özel donanmasıyla ve ordusuyla birlikte şehri savunmak için Konstantinopolis'e gelip Haliç' e zincir çekip limana yerleşti.

Fatih'in gemileri karşıdan gelecek hepsini avlayacaktı, çünkü başka geliş yeri yoktu, gemilerin arkasında ki dağdan ineceğini nerden bilebilirdi ki?

Fatih'in Macar ustaya yaptırdığı toplar dönemin en güçlü silahıydı, kıyamet topu gibiydi, ilk patlamada göğü yararak çıkardığı ses ile kulakları sağır edercesine, Haliç’te yarattığı dalga yenilgi yüzü görmeyen Giovanni'nin gemilerini kıçtan yokluyordu, gökte uçuşan dev kale kayaları adeta Konstantinopolis'in düşeceğinin habercisiydi, daha önce bana kırmızı pantolonumu getirin yaralanırsam tayfalarımın morali bozulmasın, savaşa devam edeceğim diye hava atan Giovanni, top sesini, kayaların uçuştuğunu ve arkadaki gemileri görünce kahverengi pantolonunu giymek için kamarasına doğru koşuyordu.

Bizanslıların beynine yenilgi sendromu çoktan oturmuştu.

Halkın çoğunluğu Ayasofya'ya sığınmıştı bile.

Konstantipolis İstanbul’a dönüştüğünde Tarih 29 Mayıs 1453 ü gösteriyordu.

KANUNİ

Şeyhülİslam olan Ebu Suud efendinin vermiş olduğu fetva ile oğlu Mustafa'yı boğduran Kanuni Sultan Süleyman'ın derin duygulara dalıp üzgün halini gören Rüstem Paşa Kanuni'yi teselli etmeye başlayınca, Kanuni; Konuş Rüstem, konuş, ne devlet senin, ne de evlat..

Tam bir devlet adamı olarak yetiştirilen ve saray entrikaları ile Şehzade Mustafa'nın boğdurulması sonucu yerine içki ve kadın düşkünü Hürrem sultanın oğlu sarı Selim'in geçmesi İmparatorluğun kırılma noktalarından biridir.

İbn-i SİNA

İbn-i Sina kendisini İbn-i Sina yapan hikayesini şöyle anlatır. Bir gün eve giderken önüme elinde tek kitap satan bir yaşlı çıktı, üç dirheme kitap, üç dirheme kitap, bayım üç dirhem deyince mutlaka üç dirheme ihtiyacı var adamın, kitap önemsiz olabilir ama sırf adama üç dirhem vereyim diye kitabı aldım.

Eve gidince kitabı inceledim birde ne göreyim...! İçinde Farabi'nin metafizik'in amaçları hakkında makalesi var, kitabı nefessiz okuyup, yıllardır çözemediğim Aristo'nun metafiziğini bu makale sayesinde çözmeyi başardım, ve sevincimden fakirlere sadaka dağıttım, ama kitabı satan yaşlıya bir daha hiç rastlamadım. 997 yılında 18 yaşında Nuh bin Mansur tarafından saray hekimi olarak göreve başlatıldım.

Beni bu mevkiye getiren sırf adama para vermek için merhamet duygusuyla işlediğim sevaptı, üç dirhemlik yatırım bana dünyanın en büyük kârını ve kariyerini getirdi...

Victor HUGO

Victor Hugo anlatıyor, çok neşeli geçen bir davetten sonra malikanem yakın olduğu için yürüyerek geldim, içtiğim fazla şampanyalar sonucu idrar torbam Atlas okyanusu gibiydi kapıyı çaldım igor igor diye hizmetliye bağırdım kapıyı açan olmadı, kapı açılmayınca dayanamayıp bahçe duvarına işemeye başladım, o sırada yoldan geçen at arabacı arkamdan bağırdı, ulan ihtiyar bunak, utanmıyor musun koskoca SEFİLLER’in yazarı Viktor Hugo nun duvarına işemeye şerefsizzz...

Hiç unutamıyorum, ömrümce duyduğum en büyük iltifatı...

Tolstoy

Anna Karanina

Tolstoy Anna Karanina’yı yazmaya başladığında hizmetçisini tembihler, kimseyi içeri alma, yemeğimi de kapıyı dövmeden kapının önüne koy. Hizmetçi denileni yapıyor fakat son koyduğu yemeklerin yerinde durduğunu görünce biraz korku biraz da şüpheyle içeri daldı bir de ne görsün. Tolstoy cenin pozisyonunda yere yatmış hüngür hüngür ağlıyor, hizmetçi ağlamaklı bir sesle, noldu sahibim? Tolstoy pozisyonunu bozmadan hıçkırarak.

ANNA KARANİNA öldüüü...

Anna karanina Tolstoy'un yazdığı kitabının hayali karakteriydi..

Savaş ve Strateji

Moğollar

Tarih 1398 i gösteriyordu, Hint ordusu Moğollara saldırmak için büyük bir hazırlık içerisindeydi, ülkede yüzlerce fil toplanmış ordu eğitilmiş filler üzerinde savaş tatbikatı yapıyordu, Moğol İmparatoru Timur bu hazırlığı Hintli bir casusu aracılığı ile öğrendi..

Timur bu ihbarı alır almaz hiç vakit kaybetmeden ülkede ne kadar deve varsa toplattırıp üzenlerine yağlı kamış ve odun ile yüklenmesi emrini verdi..

Timur, dünyada gelmiş geçmiş en büyük savaş stratejisi uzmanıydı, kendinden kat kat güçlü orduları bile bu zekası sayesinde alt etmiştir.

Hintliler filleri önde orduları arkada tozu dumana katarak ovanın diğer ucunda gözükür gözükmez, Moğol askerleri develere binerek hızla gelen fillerin üzerine doğru sürdüler, fillere ikiyüz metre kala deve üzerine yükledikleri yağlı kamışları ateşe verip develerden indiler, ateşi hisseden develer ürkerek daha fazla hızlandılar, üzerlerine gelen alev topunu gören filler ani bir hareket ile geri dönünce üzerindeki bütün askerler yere kapaklandı ve arkadan gelen Moğol askerlerince öldürüldü, Hint askerlerinin diğer yarısı ise kendi filleri tarafından ezildi, ölen öldü kalanlarda canını zor kurtardı, bu tarihten sonra Hintliler bir daha Moğollar ile hiç savaşa girmedi...

Timur Cihangirdi, aslında Türk soyundandır, Turagay ile Tekina Hatun'un çocuğu olarak 1336'da Semerkant yakınlarındaki Şehr-i-Sebz'e bağlı Hoca Ilgar köyünde dünyaya gelmiştir, eşi Moğol prensesidir..

Atom Bombası

Pearl Harbor Baskını;

7 Aralık 1941 sabahı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'nin, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hawaii'deki Oahu adasında bulunan Pasifik Filosu'na düzenlediği sürpriz bir askeri kemikaze intihar saldırısıdır. Bu olay, ABD'nin II. Dünya Savaşı'na resmen girmesine neden olan kırılma noktasıdır.

7 Aralık 1941'de gerçekleşen Pearl Harbor baskınında toplam 2.400'den fazla Amerikalı hayatını kaybetmiştir.

Bu olay sonucu 1945 yılında Japonya'ya atılan atom bombaları sonucu, Hiroşima'da yaklaşık 140.000, Nagasaki'da ise yaklaşık 74.000 kişi hayatını kaybetmiştir.

Sürekli başka devletleri nükleer silah üretmekle itham eden ABD Dünya'da şu ana kadar nükleer silah kullanan tek devlettir.

Hammurabi Kanunları

Aşağı Mezopotamya da Babil impatatorluğunun MÖ 1800- 1700’lü yıllarda Babil Hanedanlığı'nın altıncı kralıdır Hammurabi.

Kendi adına çıkardığı Kanunları, M.Ö. 1760 yılı civarında Mezopotamya'nın Babil ülkesinde ortaya çıkan, tarihin en eski ve yazılı yasalarından biridir.

Bu kanun genelde işlenen suçun karşılığı kısasa kısas olarak uygulanır. Yaklaşık iki metrelik silindirik bir taşın üstüne çivi yazısı ile yazılmış olan yasalar tam 282 maddedir.

İşte iki örnek

1-Bir yargıç hatalı karar verir ve bu ortaya çıkarsa davada kendisi tarafından belirlenen cezanın 12 katını öder ve bir daha yargıçlık yapamaz. (Madde 5)

2-Bir inşaatçı herhangi bir kişi için bir bina inşa eder, bu bina uygunsuz olarak yapılıp çöker ve ev sahibi ölürse inşaatı yapan da öldürülür. (Madde 229)

 

Jül Sezar

Sezar, en güvendiği kişiler tarafından öldürüldü. “Sen de mi Brütüs?” Bu tarihsel söz ihanetin sembolü oldu...

SATRANÇ

Satranç zihinsel bir savaş Simülasyonudur, uluslararası ilişkiler bir satranç oyunudur, bu stratejik hamlelerin ülke için önemi büyüktür.

Satranca yeni kursa başlayan genç satranç hocasına sorar, söylesene usta satrançta dünyadaki en iyi hamle nedir? Bak evlat Amerika Satranç Birliği'ne göre satrançta ilk on hamlede sonra oynanabilecek yaklaşık 170 oktilyon farklı seçenek vardır. ( katrilyondan sonra kentilyon, seksilyon, septilyon, oktilyon, nobilyon,desilyonun ) bu hamlelerden en iyisini bulmak en iyi hamledir.

Çocuk kafasını kaşıyarak hııım, ABD dünyayı sömürmek için hangi hamleleri yaptı acaba? Mesela, Doları nasıl dünya parası yaptı? İngiltere adeta bir ekosistem yaratarak İngilizceyi nasıl dünya dili yaptı? Bunlar çok iyi hamleler.

Yok yok sorgulamaya şuradan başlamak lazım, AV olmaya mahkum kınalı keklik ülkeler ne gibi hatalı hamleler yaptı acaba?

Kitaplar, geçmişteki büyük beyinlerin gelecekteki beyinleri beslemesi ve o dönemler neler yaşandığını gelecek nesillere aktarmak için yazıldı, ilk yazıyı icad eden Sümerlerdir, yazıyı kil tabletlere yazmışlar.

Her kavim kendi tarihi kökleri ile var olur.

Geçmişten ders alınarak geleceği planlamak için Dünya Tarihini bilmek gerekir..

Tarih, sadece geçmişte olup biten olayların kronolojik sıralaması değildir, aynı zamanda insanlığın hafızası, tecrübesi ve ibret defteridir. Her medeniyet, her savaş, her barış ve her fikir akımı bugünün dünyasını şekillendiren bir tuğla gibidir. Bu yüzden tarih, ne oldu? sorusundan çok, neden oldu bize ne söylüyor? Sorusunun cevabını arar.

İnsan, hatırlayan bir varlıktır. Ancak toplumlar bazen unutarak aynı hataları tekrar eder. Bu noktada tarih, bir öğretmen gibi karşımıza çıkar. Örneğin büyük imparatorlukların yükselişi ve çöküşü incelendiğinde adaletin kaybı, israf, iç çekişmeler, maneviyatın zedelenmesi sonucu çürüme, bilimden uzaklaşma ve yönetim zafiyetleri gibi ortak sebepler dikkat çeker. Bu da gösterir ki tarih, sadece geçmişi anlatmaz geleceğe dair uyarılar da yapar.

Tarihin bir diğer yönü de kimlik inşasıdır. İnsanlar ve toplumlar, nereden geldiklerini bildikçe kim olduklarını daha iyi anlarlar. Ancak bu noktada önemli bir denge vardır: Tarihe körü körüne bağlı kalmak değil, onu anlayarak ileriye yürümek çünkü geçmişte yaşayarak sürekli dikiz aynasına bakılarak yol alınmaz insanı geriye çeker.

Gücü gördüğünüzde aldığınız pozisyon Haysiyetinizi belirler... Shemuel Bensusan

 

Çektiğimiz sıkıntıların baş sebebi hükümetlerimizin bir türlü kurtulamadığı ABD’nin baskıcı politikalarının bir sonucudur. Bu rencide edici politikalar 1948 yılında Marshall planı ile başladı.

Marshall Planı sadece ekonomik bir yardım değil, aynı zamanda bir etki egemenlik kurma stratejisiydi. Yani yardım, aynı zamanda yön verme gücünü de beraberinde getirdi.

Millet ve Devlet olarak günümüzde artarak devam eden bu baskılardan bir an önce kurtulma çarelerini aramamız gerek, yoksa istediğimiz hedefe mümkün değil ulaşamayız.

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez..

M. Akif Ersoy

Tarih, tozlu raflarda unutulacak bir bilgi yığını değil yaşayan, konuşan ve yol gösteren bir rehberdir. Onu doğru okuyanlar, sadece geçmişi değil, geleceği de daha bilinçli inşa eder. Çünkü tarih şunu fısıldar. İbret almayanlar, aynı hikâyeyi yeniden yaşar, kumda oynar, yerinde sayar sızlanıp dururlar.

Tarih kitapları her ne kadar taraftarına göre yazılsa da, gerçekler değişmiyor.

Tarihte her bilinen gerçek olmadığı gibi, her gerçekte bilinmiyor. Tıpkı yok olan bir imparatorluktan kıt imkanlar ile yeni bir Devlet kurup, Fatihten sonra İstanbul'u ikinci kez kurtaran ve ömrü vatan savunmasında geçen M. Kemal ATATÜRK'ü bilmemek gibi..

Sayfalara sığdıramam, bize çağdaş Cumhuriyeti kuran, İngiliz mandasından kurtaran, CESUR yüreği.

Peki, bazıları Atatürk'ü neden sevmezler.

Atatürk vergi vermeyen, askere gitmeyen cemaat ve tarikatları kapattığı için o topluluklar tarafından en iyi bildikleri kafir yaftası ile çirkin karalama kampanyaları başlatıldı.(Kafir kelimesini aslında asalak düzene çomak sokanlar için kullanırlar)

Çünkü Osmanlı'nın son dönemlerinde tekkeler, vergi vermeyen ve askerlik yapmak istemeyenlerin barındığı yerler haline gelmişti, bu rahatlığı gören bir çok ahali bu tarikatlara üye olmaya başlayınca, ülke savunmasız ve vergisiz kalabilirdi.

Günümüzde bu tarikatlar yine yuvalandı, artık milyar dolarlık servetleri var.

Halkı bu hurafelerden kurtarmak için Diyaneti Kuran ve Kuranı'ı Kerim’in ne dediği daha iyi anlaşılsın diye Elmalı'ya tefsir ettiren Atatürk’tür.

Rum 32 -Ayet Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan olmayın.

Enam159﴿ Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.

Peki tarih bilmeyen, okumayan, sorgulamayan ve kendini geliştirmeyen toplumların sonu ne oldu?

Derin okyanuslarda şekilsiz balıklar gibi kendi familyasından olmayan spermleri kabul edip, öz mayasından ayrılarak başka toplum mühendislerinin enkazı altında ezilerek yok oldu.

En çok yağmur yağdığında seviyorum bu memleketi

Herkesin yüzü ıslak

Başı öne eğik

Sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi...Victor Hugo

Her tarih okuduğumda aklım pazar yerine döner. Gürültülü, kalabalık, karmaşık. Her düşünce bir tezgâh açmış gibi bağırır... Bizde bir zaman buralarda yaşadık diye.

Bu ülkeye iğne ucu kadar faydası olan tüm Atalarımıza selam olsun.

Rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Tarih dersinin özeti:

Ya sürekli aydınlığa doğru koşarsınız, ya da karanlığa küfreder durursunuz...

Necati KÖSE

Günün Diğer Haberleri