İnsan bazen gülerken içinde bir burukluk hisseder. Trajikomik ironi, hayatın sadece siyah ve beyazdan oluşmadığını gösterir. İnsan bazen ağlarken güler gülerken de içinde derin bir hüzün taşır. Bu yüzden trajikomik ironi, insan yaşamının en gerçek aynalarından biridir.
Merkür metrosuna binmeyenler Mars'a gidemez, bunların zaten Venüs’ten hiç haberi olmaz.. Dünyadakiler mi ? Onların bazıları var ki yaşadığı gezegende olup bitenden henüz haberleri yok...
Güler misin Ağlar mısın?
ABD’li vatandaş Türkiye'ye sürekli iş seyahatine geliyormuş, karısı sormuş. Robert Türkiye’den yine bahseder misin tam olarak nasıl bir ülke? Türk mutfağı nasıl, yemeklerini severek yedin mi? Evet karıcığım yedim ama hiç hazmedemedim, neden? İsimleri hep cinsellik içeriyor..!
Karnıyarık diye bir yemekleri var, ayol o nasıl yemek ismi, şöyle tarif edeyim aşkım, pişmemişi benimkine, pişmişi de seninkine benziyordu. Ha ha ha...
Peki, beğendin mi?
Şeklinden ve müşterilerin azlığından, kazık bir lokanta olduğunu anlamalıydım... Ee sen de geçen seferki gibi dalyan köfte yeseydin, kadınbudu söyledim ama o yoktu, seni çapkın seni...
Peki, tatlı yine vezir PARMAĞI mı yedin? Yok, parmağı bu sefer bahşiş vermediğim dilenciden MARMARAY metrosunda yedim. Ayol bunların hiç bel üstü düşünceleri deyimleri eylemleri yok mu? Var, dilber dudağı tatlıları ve Türküleri bel üstü , dam üstünde un eler tombul tombul memeler....
Bel üstünde de düşünce değişmemiş, bir insanın zihni ne ise fikri de odur.
Erkekleri nasıl bari, yakışıklı mı?
Erkekleri bir kadın görsün arkasından kaybolana kadar bakıyorlar. Bizden sadece Angelina Jolie ve Jennifer Lopez’e hayranlar. Aslında anladığım kadarıyla onlara yükseliyorlar. Yani bu hayranlık değil sulanmaktır.
Ha ha ha desene Testosteron hormonları hızlı çalışıyor?
Zaten bir o hormon hızlı çalışıyor, diğer hormonları uyuşuk...
Bir de erkekleri sünnet oluyor, oysa sünnet hatırladığım kadarıyla Tevrat 17 ayet tekvinde var, yani sadece Yahudiler sünnet oluyor diye biliyordum, meğer bunlarda da varmış.
Üç kitaplı dinden biri olan biz Hristiyanlarda niye yok anlamadım?
Aşkolsun Robert hayatta bırakmam, insan bindiği dalı kestirir mi?
Ha ha ha güzel espri Mery...
Peki, meyveleri nasıldı? Ha o iyiydi, dut diye bir meyveleri var önce yüzüne tükürüyorsun, sonra yazın yaşını kışın kurusunu yiyorsun...
Yani yaşın yanında kuru da mı yanıyordu. Yok, kurunun yanında yaş da kuruyarak yanıyordu, ha ha ha.
Sana bir daha o ülkeye gitmek yasak, bunların erkeklerinin huyu sana da bulaşır, oraya gideceğine Zanzibara git daha iyi...
Yok orda hiç zıbaramam Mery kusura bakma, insan sarhoş oldukça çirkinleşir, bunlar sarhoşluğu bile güzelleştirir, kanları çok sıcak, çok esprili ve sempatikler, yabancıyı da çok seviyorlar, beni başka diyarlara gönderme Mery, artık başka ülkede ticaret yapamam. Kâr marjı en yüksek ülke, parası en düşük ülkelerdir, burada 100 dolar ile iki market sepeti doldurabilir, dört takım da elbise alabilirsin.
En büyük paraları ile bir ufak şişe içki bile gelmiyor.
Nasıl yani içkileri çok mu pahalı?
Aslında içkileri pahalı değil, ama vergisi çok, ÖTV. KDV. Nasıl olsa sarhoştur, itele ha itele.
Bu ülke insanları çan eğrisinden sınıfta kalmış, çanı yükseltenler ise kopya çekmiş, onlarda TÜİK’in başına geçmiş, eğriyi doğrultma gibi bir dertleri de yok, alım gücünü alamamak olarak analiz etmekteler...Orijinali marjinale çevirmek için..
Onlar alamıyor ama biz istediğimiz kadar alıyoruz..
İzahı olmayan şeylerin mizahı olur, halk bu kurumun ismini değiştirmiş Mery.
Gaydurugubbik TÜİK, koymuş.
Peki, bunların inançları hangi din, dedin. Yüzde 99’u Müslüman Mery, ama dini telkin etmekle mükellef kurumları Diyanet denince bu ülkede lüks Mercedes araba markası akla geliyor, bu arabalarda kul hakkından hepsi kararmış.
Bizim Papazlar, Hahamlar, Zangoçlar bu ülkede din kurumunun aldığı ödeneği, avantajlarını bilseler hepsi salavat getirir Müslüman olur.
Maneviyatları genelde takvanın özünden uzak vitrinliktir.
Dinlerine göre faiz haramdır ama vadeli mevduata dünyanın en yüksek faizini ödüyorlar. İhalelerinde yolsuzluk had safhada.
Hııı yani bunlarda din amaç değil, araç olarak kullanılıyor? Eee birçok ülkede olduğu gibi hayatım. Felsefe bilmeyen bir toplumda inanç kök salmaz ki, düz mantık hüküm sürer, kemikleşmiş fikirler oluşur, akşamdan yumuşatıcıya koysan yine fikir esnemez.
Din çimentodur aslında toplumu bir arada tutar ama insanların bilinç düzeyi düşük olunca bu bölgede bölünmeyi getirmiş.
Emek, sermaye bölmüşler ülkeyi ikiye, ellerinden gelse kendilerini kıyamet gününe kasko yaptıracaklar, ülkenin milli gelirinden aslan payını alan işverenleri ve siyasetçileridir, vekil maaşları asgari ücretin yirmi katı. Yoksul Halk da milli gelirden payına düşeni çöplüklerde arıyor.
Siz fakirler Cennete beş yüz sene evvel gideceksiniz diyerek şükürle kandırmışlar.
Yani, Napolyon’un dediği gibi, yoksullara da Bir şeyler vadetmek gerekiyordu, ama bu Dünyadan değil....
Bunlar vergi veriyorlar yol köprü yapmak için, sonra o yoldan ve köprüden geçmek için tekrar para ödüyorlar..
Önce GRİ listeye girip sonra gri listeden çıkınca bunu başarı zannediyorlar.. Bir görsen nasıl seviniyorlar, kim soktu kim çıkardı suçu üstlenen yok.
Olan ülkenin milyar dolarlarına oluyor...
Orijinalliği ve Marjinalliği karıştırmamak lazım, özeti şudur;
Nimetler salkım salkım...! Sana yine milli gelirin sapı düştü ey halkım...
Birde deli Dumrul’un köprüsü ve kırk haramiler meselesi varmış, onu tam anlamadım ama kendi aralarında çok güldüler.
İstatistik ve TÜİK, bir ülkede birbirine yabancı bu kadar marjinal bir kurum olamaz, inançlarına göre kul hakkı maliyet muhasebesi çıkarılsa TÜİK sorgusuz sualsiz cehenneme gider. Yoksulları için zaten cennet garanti..
Peki, bunlar hiç kitap okumaz mı, gidişatı, yaşananları hiç sorgulamaz mı? Zaten sorun da orda hayatım, okuma oranı çok düşük, hatta bununla ilgili fıkraları bile var.
Temele sormuşlar, Entelektüel mi olmak istersin, yoksa i*nemi? Temel cevap vermiş...!
O kadar kitabı kafama sokacağıma....!
İstatiksel olarak analiz edilmemiş bir yaşam hiç yaşanmamıştır, sadece yaşadıklarını zannetmişler, umutları hep yarına erteledikleri için bugün dünün yarını olduğunu hiç düşünmemişler..
Zamanı gelmiş düşünceleri zamanı israf ederek düşünememişler ne düşüncesiz insanlarmış..
Öyle deme Mery ..!
Şu Çılgın TÜRKLER.. Turgut Özakman'ın kaleminden M. Kemal ve silah arkadaşlarının halkı ile kenetlenip verdiği bağımsızlık mücadelesini okusan dudağın uçuklar, bunların cesur GEN eri bu savaşlarda yok olmuş.
Çanakkale savaşında bir milletin umutsuz görünen şartlarda bile birlik olursa bağımsızlığını kazanabileceğinin Dünya'da en bariz örneğidir.
Bunlar tüpü çakmakla kontrol ediyorlar Mery...
Bizim ülkemiz bile İngiliz sömürgesi olmuşken Türkler tarih boyu hiçbir zaman sömürge ülkesi olmamıştır. En son Osmanlı'nın yıkılış döneminde İngilizler sömürge yapmaya kalkışmışlar fakat M. Kemal Atatürk ve askerleri, yuvasına köpek girmiş Arslanlar gibi ülkelerini savunmuşlar.
Osmanlı İmparatorluğu işgal ettiği yerlerde kimsenin diline dinine namusuna dokunmamış, bizim atalarımız ise gittiği her yerde vahşet yaratmış, katliam yapmış.
Halen daha Epstein dosyaları ile pisliğimiz dünyaya taşıyor.
Biz bağımsızlığımızı 1783’teki Paris Antlaşması ile Britanya İmparatorluğundan ( İngiltere ) almışız.
Daha sonra sırasıyla bu ülkeye saldıran İngilizler yenilmezlik ünvanlığını kaybetti, Fransızlar balataları yaktı, Rumlar kayış attı, Yunanlılar denize aktı, Ermeniler patinaj yaptı, Ruslar su kaynattı, biz olsaydık kesin üst kapak contasını yakmış, egzozu patlatmıştık.
Yani anlayacağın tarih boyu bütün düşmanları kucaklayıp analarının önüne koymuşlar.
Bir dönüm toprak için kardeş kardeşi öldürüyor, düşmana toprak mı verir bunlar.
Ben Mustafa Kemal ve askerlerinin İngilizler’i yenene kadar Tanrı'yı da İngiliz zannederdim, diye boşuna dememiş... Mahatma Gandi
Atatürk sadece bir beden değil, koskoca modern bir fikirdir. Atatürk zamanında harekete geçmeseydi şu an 18 ülke gibi İngiliz sömürgesi olacaklardı.
Hatta İngilizlerin bir sözü vardır;
Her yüzyılda bir Dünya lideri oluşur, bu yüzyıl da Türklere denk geldi.
Türkler hakkında kafam karıştı, iyice merakım arttı, bi övüyorsun, bi yeriyorsun.
O kitabı bende okumalıyım Robert.
Bu ülke Asya'da değil mi?
Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan bir ülke, aslında Avrupa' i sayılır ama girmek istediği halde elli yılı aşkındır Avrupa birliğine alınmıyor, demokrasisi fazla gelişmediği, yarı otokrasi oldukları için, Fransa Almanya ve Yunanistan kendilerinden daha güçlü ordusu olan bir ülkeyi ve Ortadoğu göçmenlerinin Avrupa’ya geçiş kapısı olduğu için birliğe almak istemiyor.
Bütün imkanlara sahip bu ülke doğru dürüst yönetilseydi İsrail bölgede bırak katliam yapmayı, İsrail diye bir ülke olmazdı, ama Yahudi siyaseti işte, havada sineği sünnet eder, sineğin haberi bile olmaz.
Fırsat verilse yakıt ve enerji pahalı olmasa üretimin âlâsını yapıyorlar, Bunlar varlık içinde yokluk çekiyorlar, ülkelerinde yok yok, dört mevsim aynı anda yaşanıyor. İnsanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği bir bölge olan Mezopotamya’nın bir parçası, çok stratejik ve Cennet bir ülke.
Ama bir bölgenin gerçek cennet olabilmesi için düşünce ve kafa katmanları, yani kurmay kafa çok önemli.
Çünkü helva helva demekle hayat tatlanmıyor ki hayatım..
Hz. Muhammedin ölümünden sonra, tarih boyu Emevi Arap Emperyalizmi Mezopotamya'ya hiç huzur vermemiş. Türk yurdu Semerkand, Talkan ve Curcan da yapılan katliamlar Hitleri gölgede bırakır.
En büyük zââfiyetleri analitik ve entelektüel düşünceden çok, dinsel düşünce ile hareket ettikleri için erken
bölünebiliyorlar, ve sürekli BEYİN göçü veriyorlar, bu ülkede bilim adamının, cennete kestirme yol arayanların lideri olan tarikat şeyhi kadar kıymeti yok..
Bu beyin göçünden en fazla da biz faydalanıyoruz, Silikon vadisi ve NASA TÜRK mühendisler ile dolu. Yani anlayacağın katma değeri yüksek insanlarını biz kapıyoruz. Ortadoğu ülkelerinin gençleri sürekli batıya kaçıyor Mery.
Mezhepsel ayrışmayı ve bölünmeyi tarikatlar aracılığıyla bizim istihbarat örgütleri organize etmekte.
Cahil halkın çoğunluğu istihbaratımızın işini kolaylaştırıyor, buna iktidarların servet transferleri sonucu bizim liderler tarafından şantaj da eklenince, buralarda istediğimiz gibi at koşturabiliyor, istediğimiz malı ihraç edebiliyoruz.
Bu gibi ülkelerde en büyük sarhoşluk demokrasiden uzak iktidar sarhoşluğudur, uyanması zordur, hiçbir kahve kar etmez.
Tarih boyu iktidar kavgaları için ne kanlar dökülmüş, neyse ki şimdi rakiplere sadece kayyum atanıyor.
Aslında millete hizmet eziyetli bir iştir, insanın kendi hayatından feragat etmesi gerekir hizmet için Robert, bu kadar eziyeti niye göze alıyorlar?
Ha ha ha.. Bu coğrafyayı İskandinav ülkeleri ile karıştırma gülüm.
Ne eziyeti Mery, bu ülkelerde parti çıkarları ülke çıkarından üstün tutuluyor, bu ülkelerde iktidar olmak yedi ceddiyle birlikte saltanat kayığına binmek demektir.
Aslında nimetleri herkese yeter de paylaşmasını bilmeyen benmerkezcileri çok.
Bu gibi ülkelerde halk vefasızlık sonucu sosyal atık muamelesi görüyor.
Yani bu ülkelerin bakanları ülkesine ve emektarlarına iyi bakamıyor Mery.
Ama ne hikmetse bunları alkışlayanlarda da hiç eksik olmuyor.
Ülke küçülürken alkış büyüyorsa, akıl açlıktan ölmüştür, Mery
Bir ülkede talancıların gölgesi uzuyorsa o ülkede güneş batıyor demektir.
İnan Mery cehaletin bu kadar moda olduğu bir ülke de ticaret yapacağım hiç aklıma gelmezdi..
Tanrının bir lütfu hayatım,
Tanrı yokluklarını göstermesin, İSA onları korusun.
Vallahi bu kadar iç ve dış sömürüye maruz kaldıkları halde halen bağımsız bir millet olarak yaşıyorlarsa O topraklarda büyük Ruhların onları koruduğuna ben inanıyorum Mery.
Robert, bir daha ki sefere beni de götür bu ülkeye noolur, çok merak ettim, buranın nimetlerinden bende faydalanayım, elbiseleri, etek dopiyesleri, abiyeleri çok ucuza alır, bir ay tatil yapar, birde Ayasofya'da dua etmiş olurum.
Tamam karıcığım Mrs.Mery, giyim mağazaları yıkılıyoo zaten.
Ama söz ver..! MARMARAY metrosuna binmek yok..!
Aman kocacığım Mr. Robert, bizim ülke olarak onlara attığımız kazığın yanında bir Parmağın lafımı olur.
Parmakta senin bilinçaltına işledi ha Mery..!
Hep parmaktan bahsediyorsun, iyi ki vezir parmağının yanında Sadrazam şeyinden bahsetmedim, tövbe tövbe....
Ama aşkım...!
Şeyy, neyse ben uçak biletlerine bakayım...
Necati KÖSE