Yoruldum ben
Seni kâğıda dökmekten
Ne dizlerim taşır beni
Ne de beynim
Ne yediğimin tadı kaldı
Ne de sohbetlerimin çekiciliği
Ne uğraş oyalar beni
Ne de dünya malı
O kadar yoruldum ki
Yorgunluğum
Sirayet etti cümle cihana
Kimi kafa sallar
Kimi yarım ağzı
Kiminin kulaklarında ağzı
Kimi deli
Kimi de hasta der
Evet yoruldum
Yorgunum
Düşümdeki dünyada
Yaşamaktan yoruldum
Hayallerle gerçekleri
Ayırmaktan yoruldum
Biri söylesin
N’olacak halim
Aynada baktığımda
Tanımadığım kendime
Bakmaktan yoruldum
Her gün
Aynı sokaktan
Gidip gelmekten yoruldum
Köşe başına
Bakmaktan yoruldum
Öyle çok yoruldum
Öyle yorgunum ki
Yorgunluk gözlerime üşüşmüş
Her şey iç içe geçmiş
Bir halüsinasyon hali
Beynim gözlerimi
İdare edemiyor
Dizlerim yorgun
Taşımıyor bedenimi
Bu yorgunluk
Götürür beni
Bir daha asla
Yorgunluk hissetmeyeceğim yere gideceğim
Şu arsız gönlüm
Yorgunluk nedir bilmeyecek
Sanki gönül değil
Bir pınar
Aktıkça akan
Tıpkı bir şelale gibi
Sol tarafımı döver
Hey be soytarı gönlüm
Boşuna sineme
Vurup durma
Ne takatim kaldı seni taşımaya
Ne de gücüm var
Verdiğin acıyı taşımaya
Yine sol tarafıma
Vurdu sancı vurdu acı
Ufukları göremiyorum.
Kalbim kırık
Yüreğim buruk
Ayağa kalkacak
Takatim yok
Sen gezip
Turlarken dünyayı
Bir güle kondun
Zalimlerin zalimi
Ben lal kör sağır
Yürümez oldum
İkiniz de nankörsünüz
Bir kerecik
Dönüp bakmadınız
Sen kendi sevdanda
O zalim de
Zevki aleminde
Böyle bir yaşamı
Uygun gördünüz bana
Yoruldum yorgunum
Ayağa kalkacak
Takatim kalmadı
Şu dünyada ikinizin
Derdini çekecek
Halim kalmadı
Yoruldum
Zevki alemi
Sevgi diye
Önüme koydun
Ben sevgiyi
Aramaktan yoruldum
Haydi eyvallah
İkinize de
Yordunuz beni
Yorgunum.
29.04. 2018
Süleyman ÖZMEN