İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde 21 yıldır öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Bülent Bilmez'in işine son verildi. Bilmez, üniversitenin kayyım yönetimi tarafından alınan karara ilişkin yaptığı açıklamada, görevine herhangi bir gerekçe gösterilmeden son verildiğini belirterek hukuki mücadele başlatacağını duyurdu.
Can Holding'e yönelik soruşturmanın ardından Eylül 2025'te Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde kurucu vakfa kayyım atanmıştı. Bu süreçte üniversitenin yönetimi de kayyım heyetine geçmişti. Ardından 22 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, kurucu vakfına kayyım atanması gerekçe gösterilerek İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11. maddesi uyarınca kaldırıldı. Kararın ardından öğrencilerin eğitimlerine garantör üniversite olarak belirlenen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde devam edeceği açıklanmıştı.
Üniversite öğrencileri ve akademisyenlerin günler süren protestoları sonrasında ise 25 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile 22 Mayıs'taki faaliyet iznini kaldıran karar yürürlükten kaldırıldı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi yeniden faaliyetine devam etti.
"21 yıllık görevime son verildi"
Prof. Dr. Bülent Bilmez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada görevine 3 Temmuz 2026 tarihinde yapılan resmi tebligatla son verildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bir haftadır süren son derece yorucu ve yıpratıcı bir belirsizliğin ardından, 3 Temmuz 2026 tarihinde tarafıma yapılan resmî tebligatla, 21 yıldır öğretim üyesi olarak görev yaptığım İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki görevime, bir yıllık kayyım yönetimi tarafından son verildi."
Bilmez, Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Tarih Yüksek Lisans Programı Koordinatörü olarak yürüttüğü derslerin, tez danışmanlıklarının ve idari görevlerinin dönem tamamlanmadan kesintiye uğratıldığını belirtti.
"Makul ve tutarlı bir gerekçe sunulmadı"
Akademik çalışmalarına ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığının yöneticiler tarafından defalarca ifade edildiğini söyleyen Bilmez, buna rağmen kendisine görevden alınmasına ilişkin herhangi bir gerekçe sunulmadığını belirtti.
Bilmez açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
"Akademik yönetimin çalışmalarımla ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını defalarca açıkça belirtmesine rağmen, bana makul ve tutarlı bir gerekçe sunulmadı."
"Dersim Kırımı kitabımla bağlantılı olduğunu düşünüyorum"
Görevden alınmasının akademik çalışmalarıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü ifade eden Bilmez, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Bu kararın, yıllardır Kürtler, Aleviler, dil hakları ve azınlıklar üzerine yürüttüğüm çalışmalarla; özellikle bu yıl İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Dersim Kırımı hakkındaki kitabım ve söyleşilerimle bağlantılı olduğunu düşünmem için güçlü nedenler bulunmaktadır. Bir akademisyenin araştırma alanı nedeniyle hedef alınması, akademik özgürlüğe açık bir müdahaledir."
Hukuki süreç başlatılıyor
Kararın "hukuk dışı, etik dışı ve siyasi" olduğunu savunan Bilmez, avukatlarıyla birlikte hukuki süreci başlatacağını belirtti.
Bilmez açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bu karar hukuk dışı, etik dışı ve siyasidir. Avukatlarımla birlikte hukuki süreci başlatıyorum. Meslektaşlarım, öğrencilerim, dostlarım ve akademik özgürlükten yana olan herkesle birlikte bu karara karşı mücadele edeceğim."



