Üstelik bu festival günü Hozat’ta yaşanan tek hadise de değildi. Birçok kavganın yaşandığı olay günü bir vatandaş da başı, kolu, boynu ve yine vücudunun farklı yerlerine aldığı bıçak darbeleri sonucu öldürülmekten son anda kurtarıldı.
Olay 3 Temmuz gecesi saat 01.05 sularında ilçede yaşayan bir grup kişinin Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan Rüzgar marketin önünde bir gence saldırmasıyla başladı. Saldırganlar, bu kavgaları sonrasında cadde üzerinde yer alan Vaybe restoran yönüne doğru hareket ederken bu esnada da işletme müşterisi olan akademisyene saldırdı. Beline ve başına aldığı sopa darbeleri üzerine fenalaşan akademisyen bir süre sonra 112’yi araması üzerine Hozat ilçe hastanesi tarafından Tunceli Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.
Gazetemizin ulaştığı akademisyen olay anlarını şöyle ifade anlattı:
Arkadaşlarımla cadde üzerindeki Vaybe restoranda oturuyorduk. Bir süre sonra işletme sahibi telaşlı bir şekilde içeri gelerek “ilerde kavga var. O nedenle işletmeyi kapatıyoruz, ışıkları da kapatın” yönünde ifadelerde bulundu. Biz de arkadaşlarla hemen dışarı çıktık. O esnada hastane tarafından bir grup küfürler ederek bize doğru yaklaşıyordu. Gariptir ki bu esnada da polisler söz konusu gruba müdahale etmeden peşlerinden takip ediyordu. Grup yanımızdan geçerken ben de gayri ihtiyari bir şekilde içlerinden tanıdığım birine hitaben “neden huzuru bozuyorsunuz, kavga etmeyin, siz gençsiniz gidin eğlenin” yönünde telkinde bulundum. Kamera kayıtları izlenip, yanımdaki tanıklar dinlendiğinde bunlar rahatlıkla anlaşılacaktır. Bunu ifade etmem üzerine bana önce yumruk ve tekmelerle saldırdılar. Araya kalabalığın girmesiyle bu kez de işletmenin hemen yanındaki ara sokaktan ellerine aldıkları sopa ve taşlarla bana saldırmaya başladılar. Bu esnada önce belime sonrasında da defaten başıma aldığım sopa darbeleri yüzünden dengemi kaybederek, yere düştüm. Bir süre baş dönmesinden ötürü hareketsiz kaldım. Fakat saldırganlar hala saldırmaya devam ediyordu. Baş dönmem ve yerde aldığım darbeler geçince ayağa kalktım. Çevrede olayı gören insanlar yapılanlara tepki göstermek için toplanmıştı. Ben de o esnada güvenlik kuvvetlerinin yanında yer alan, emniyet amiri olduğu söylenen kişinin yanına gittim. “Neden müdahale etmeyip, izlediniz. Herkesin gözü önünde beni öldürmeye çalıştılar. Bu durumu Vali beye ileteceğim” yönünde şikayetlerimi ilettim ve karşılık olarak da “arıyorsan ara” cevabını aldım. Bunun üzerine ben de valilik yetkililerini aradım ve onların telkinlerinden hareketle hemen 112’yi aradım.
Bu grubun bir süreden beridir ilçede sürekli sorun çıkardıkları konuşuluyor. Ama öğrendiklerime göre nedense kendilerine yönelik bugüne değin hiç bir yaptırımda bulunulmamış. Hatta olay esnasında bende, içlerinde yer alan bir kişinin uyuşturucu kullandığına yönelik ciddi bir şüphe de oluştu. Bunu olay sabahı emniyette verdiğim şikayetimde de bildirdim. Fakat saldırganlar gözaltına alındıkları gibi sonrasında hemen salıverildi. Uyuşturucu testi yapılıp-yapılmadığını bilmiyorum. Size şunu söyleyeyim. İnsanlar araya girmeseydi beni o akşam orada öldüreceklerdi. Saldırganların adeta gözleri dönmüştü. Şimdi yaşadıklarımdan ötürü başımda uyuşma ve batmalar hissediyorum. Bu nedenle iş göremez raporu da aldım. Şimdilik, olay yeni yaşandığı için avukatımla beraber gerçekleştirilecek adli süreci takip ediyoruz. Sonrasında güvenlikten sorumlu yetkililer hakkında da adli ve idari işlem başlatılması için şikayette bulunacağız.”




