Sen bu diyarları terk edip sonsuza gidince
Yıldızlar yas tuttu bulutlar ağladı bütün gece
Gözyaşları sel oldu nehirler taştı günlerce
Doldu taştı her yer hasretinle özleminle
Kopardılar seni dalından hiç acımadan bile
Ayırdılar bizi sürgün ettiler beni bir çöle
Sensiz bu alemde bu yerde yaşamak bir çile
Geçmiyor günler tadı yok artık hiç bir şeyin
Sabahları dağlardan eser bir seher yeli
Bir türlü dinmedi gözlerimin akan seli
Sen bu diyardan bu ellerden gittin gideli
Hiç bir şey aynı değil perişan bu yerler
Uyurken bir ses çınlar kulaklarımda
Artık uyan uyan der gibi gelir bana
Uykudan uyanıp gözlerimi açtığım anda
Bu ses kaybolur gecenin karanlığında
Her sabah bir kuş konar posta kutusuna
Dakikalarca durup bakar bakar bana
Senden bir haber mi var diye sorunca ona
Uçup gider kaybolur göklerin maviliklerinde
Dışarısı çok soğuk kar yağıyor ince ince
Seni sevemedim seni okşamadım gönlümce
Hayalimden rüyamdan çıkmıyorsun gündüz gece
Geçiyor günler akan su gibi hayatın tadı yok artık
Bizimki bir aşk hikayesi idi Ararat’tan başlayan
Çoban ateşi idi her gece Munzurlar’da yanan
Bir sevda idi Ukrayna’dan Amerika’ya uzanan
Gökte tanrılar yerde insanlar kıskandı aşkımızı
Haydar ERDOĞAN



