Ben bir evladım.
Yaklaşık üç yıldır bitkisel hayatta olan anneme evde bakıyorum.
Annem oksijen cihazına bağlı yaşıyor. Nefesini makineler destekliyor. Konuşamıyor, yürüyemiyor, gözlerimin içine bakıp bir şey söyleyemiyor. Ama ben onun hâlâ burada olduğunu biliyorum. Hâlâ annem olduğunu biliyorum.
Bu üç yıl boyunca sadece bir bakıcı olmadım.
Hem oğlu, hem hemşiresi, hem refakatçisi oldum.
Yatak yaralarının pansumanını kendi ellerimle yaptım. Duşunu aldırdım. Günlük bakımını, temizliğini, beslenmesini, ilaçlarını takip ettim. Uykusuz gecelerim oldu. Bazen yorgunluktan dizlerimin bağı çözüldü ama hiçbir zaman “bırakayım” demedim.
Çünkü annem beni büyütürken vazgeçmedi.
Ben de ondan vazgeçmem.
Toplumda genelde kadınların üstlendiği bir sorumluluk olarak görülür hasta bakımı. Ama bir erkek evlat olarak şunu söylemek istiyorum: Sevginin cinsiyeti yoktur. Merhametin, fedakârlığın, evlat olmanın bir kalıbı yoktur.
Bu süreç bana sabrı öğretti. Gücü öğretti. İnsanlığın ne demek olduğunu öğretti.
Zor mu? Çok zor.
Yıpratıcı mı? Evet.
Ama vicdanım rahat.
Ben annemin nefesi kesilmesin diye geceleri uyanıyorum.
Onun yarası açılmasın diye ellerimle pansuman yapıyorum.
Onun onuru zedelenmesin diye en hassas bakımını kendi ellerimle yapıyorum.
Bu bir kahramanlık hikâyesi değil.
Bu bir evladın annesine olan borcunu ödeme çabasıdır.
Ve şunu herkes bilsin:
Anneye bakmak yük değil, onurdur.
Ben annemi ve ailemi çok seviyorum, onlara değer veriyorum. Değer verdiğim için de onları paylaşmak istiyorum. İnsanların ailesini, mezarlarını, sevdiği kişileri paylaşması, ajitasyon yapmak değildir. Aksine, bu, onları onurlandırmanın ve sevginin bir göstergesidir. Herkesin ailesine değer vermesi gerektiğini düşünüyorum; bu ayıp değil, insanlık görevidir.
Ama maalesef bazen, abilerimizle bir araya geldiğimizde, ailemiz ve mezarlarımız hakkında konuştuğumuzda, “Ajitasyon yapıyorsunuz” diyorlar. Bu bizi gerçekten şaşırtıyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Oysa ailemiz, sevdiklerimiz bizim için en değerli şeyler. Paylaşmak, onlara olan sevgimizi göstermek ve hatırlatmak ajitasyon değildir, aksine doğru bir davranıştır.
Murat (Boran) Tayam



