Dersim'in sevgili evlatları hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Yıllardır bu topraklarda yaşayan biri olarak daha çocuk yaşlarımızda; bu kente, bu ülkeye ve siz değerli halkımıza olan sevgimizden dolayı zulümlerden geçmiş biri olarak ve aynı zamanda insanca yaşam mücadelesi yürütürken haksız ve hukuksuz bir şekilde 10 yıldır işinden atılmış bedel ödeyen bir canınız olarak bu satırları yazıyorum.

Son dönemlerde gençlerin başta olmak üzere halkımızın birbirine karşı bu kadar tahammülsüz olması bizleri yani bedel ödeyenleri derinden yaralamaktadır.

Daha düne kadar aynı sofrada yemek yiyenler, aynı ziyarette dua edenler, aynı acılara beraber ağlayan, aynı sokakta beraber yaşayan insanlarımız birbirine silah çekmekte binbir türlü şiddet uygulamaktadır.

Birbirimize daha sıkı sarılmamız, birbirimizi daha iyi anlamamız gereken bu dönemde niye bu kadar kin ve nefret dolu olduk bu soruyu kendimize sormalıyız.

Evet, ekonomik olarak kötü bir dönemden geçiyoruz, evet gençler kısa yoldan köşeyi dönmek istiyor olabilir, evet umutsuzluk hat safhada; fakat bunları hepimiz yaşıyoruz. Ama bizler bir karıncanın bile yaşam hakkını savunan ziyaretler diyarı Dersim'in çocuklarıyız. Değil bir insanımıza zarar vermek bir çiçeğin bile yaşamı bizler için çok kıymetlidir.

O kadar kırıcı ve nefret dolu olmuşuz ki son dönemde çıkan ve kaynağı belli olmayan listeler vasıtasıyla birbirimize olan bağlılığımızı ve güvenimizi iyice alt üst ediyoruz. Yapacağımız en kıymetli duruş yanlış yapan varsa onları düzeltmek, halkının saflarına çekmek, oluru yoksa topyekün düşkün ilan etmek. Ama önce dinlemek varsa yarası merhem olmak, dardaysa el uzatmak, gerçekten yoldaş olmak varsa sorunu kardeş olmak gerekir. Çünkü zaten bu kentte bir avuç insan kaldık ve bu tür işler bu kentin daha fazla insansızlaşmasına katkı sağlamaktadır.

Unutulmamalı ki insanın çok parası olur, çok zengin de olabilir ama gideceğimiz yer 2 metrekarelik mezar yeridir. Onur ve gurur hepimizin evlatlarımıza bırakacağımız tek mirasımızdır.

İnsanımızdan tek ricamız birbirinize tahammül edin ve birbirinize kıymet verin. Bu kent son 10 yıldır yabancılaşıyor ve değerlerinden uzaklaşıyor, bizi biz eden inancımız ve yolumuzdur, çok geç olmadan hepimiz kendimize gelelim ve birbirimize sıkı sıkıya sarılalım yoksa ağlayan ana ve babalarımız olacaktır ve ateş gerçekten düştüğü yeri yakacaktır.

Saygılarımla...

M. Özkan UÇ