Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Tunceli’de basın açıklaması gerçekleştirildi. Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu.

Son günlerde devam eden çatışmalı ortamdan sivillerin zarar gördüğünü belirten Özcan Ateş şöyle konuştu; “Şam Geçici Hükümeti ve ona bağlı cihadist çeteler Rojava’da Kürtlere yönelik saldırılarını derhal durdurmalıdır. Şam rejiminin bu saldırıları, Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi, demokratik ve özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit niteliğindedir. Bu saldırılar; kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade etmektedir. Son günlerde artarak devam eden saldırılar, sivilleri doğrudan hedef almakta; başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını ihlal etmektedir. Şam Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin yürüttüğü bu saldırılar, yalnızca Kürt halkına karşı bir şiddet politikası değil; aynı zamanda Suriye’de halkların eşitliği ve bir arada yaşama iradesi temelinde inşa edilmeye çalışılan demokratik çözüm arayışlarına, halkların ortak mücadelesiyle şekillenen Rojava’daki demokratik özerk yönetim deneyimine yönelik bir saldırıdır.”

Ateş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İktidarın Türkiye'ye yönelik terör tehdidi bahanesiyle suriyenin toprak bütünlüğü savunduğunu iddia ederek Suriye’deki azınlıkların haklarını yok sayan, Geçici Şam Hükümeti’ni ve cihadist çeteleri desteklemesi kabul edilebilir bir durum değildir. Suriyenin toprak bütünlüğünü savunduğunu iddia edenler Golan Tepeleri’nin İsrail tarafından işgal edilmesini toprak bütünlüğüne saldırı olarak görmemesi meselenin suriyenin toprak bütünlüğü ile ilgili bir durum olmadığının açık göstergesidir. Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırıları, zorla yerinden etme politikalarını ve halkların iradesini yok sayan bu savaş konseptini reddediyoruz.”

DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu ise, “100 yıldır Kürtler dört parçada inkar edildiler, 100 yıldır inkar politikaları, katliam politikaları devam etti. Dolayısıyla biz ikinci bir yüzyılda Türkiye’de Kürtler, Aleviler ve farklı inançlardan halklar olarak demokratik yaşamın biricik yol olduğunu savunduk. İşte Rojava büyük bedellerle Ortadoğu’nun göbeğinde bütün halkların bir arada yaşayabileceğini kanıtlamış ve bütün dünyaya göstermiş bir coğrafyadır. HTŞ eliyle, IŞİD eliyle yapılan saldırılar bir komplo politikasının kendisidir” ifadelerini kullandı.