Moderatör Şahin Çiçek, Dersimli iki yazar tarafından kitabın önemine vurgu yaparak, “Bugüne kadar yapılmış çalışmaların ötesinde başka bir yaklaşımla tabiri caizse, Bülent hocanın tarih disiplini, akademik kimliği, Cemal Taş’ın saha bilgisi, sözlü tarih çalışmalarıyla birleşiyor ve ortaya yeni bir bakış açısı çıkıyor. Bu anlamda literatüre yepyeni bir kaynak kazandırılmış oluyor” dedi.

Prof. Dr. Bülent Bilmez, kitabın 5 yıllık çalışmanın ilk dilimi olarak yayınlandığını belirterek, “Bu ayın sonunda itibaren değişik yerlerde kitap söyleşileri, lansman olacak. İlkinin Dersim’de olması önemliydi. Burada olması fikri de gösteriyor ki burada lansmanı yapıyoruz ama az ötemizde herkesin bildiği Gole Çetu, Mameki’deki katliam mekanlarından biri. Ancak bizim her yıl tanıklardan, anlatıcılardan öğrendiğimiz katliam yerlerinden biri de Demiroluk. Dersim coğrafyasında gezdiğiniz her an, üzerine bastığınız toprak parçası bir mezarlık aslında. Burada bir dönüm noktası isyan söyleminin ortadan kalkmasıydı. Kamuoyuna burada yaşanan acıları haykıran, 1937-1938 denilmeyen sadece 1938 adıyla üretilen şeyler vardı. bunun günümüze kadar devam eden boyutları var. Coğrafyasından, inancından, dillerine kadar bir kırımın sonuçları hala belirleyici oluyor coğrafyamız üzerinde” diye konuştu.

Makro düzeyde Dersim’de yaşananların anlamlandırılması, adlandırılması konusunda çok şey söylendiğini ve daha fazlasının da söylenebileceğini kaydeden Bilmez, “Bunun yanı sıra tekil katliam ortamları ve orada yaşanan vakalarla ilgili bir mekanda birden fazla vaka olabilir hatta bir vaka birden fazla mekanda gerçekleştirilmiş. Bir kafile bir mekanda katledilmişken gerisi başka bir mekanda katledilmiş. Bu anlamda çalışma önemli. 130’dan fazla mekan söz konusu. Biz şimdiye kadar 36 mekanla ilgili gidip çekim yaptık, anlatım orada gerçekleşti. Bununla ilgili verileri dışarıdan topladık. 16’sını ilk kitapta yayınlamak istiyorduk. Bu bir başlangıç ve pilot proje” şeklinde konuştu.

Yazar Cemal Taş ise, Dersim katliamıyla yapılan çok çalışma olduğunu söyleyerek, “Şu anda burada konuşurken belki bir katliam mekanının üzerinde oturuyoruz. Biz bu çalışmayı yaparken kim nerede öldürülmüş, aşireti nedir, hangi köydendir, kadın mı, erkek mi, çocuk mu onları belirledik. Bunların hepsi yazıldı. Onları unutmamak gerekiyor. Burada nereye giderseniz gidin, nereye adım atarsanız atın ölülerimiz var, onların öldürüldükleri mekanlar var. Onları unutmamak adına kitap ve arşiv önemli. Belki bizden sonra dönem değişir çocuklarımız, torunlarımız onların katledildikleri mekanlara isimlerinin olduğu anıtlar yapar” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından kitabın yazarları, katılımcıların sorularını yanıtladı.