İşte, o açıklamanın tamamı:
Bizler, acının dini, mezhebi, dili ve etnik kökeni olmadığına inanan, insan onurunu ve yaşam hakkını evrensel bir değer olarak kabul eden bir toplumuz.
Dünyanın herhangi bir yerinde, kimliğine bakılmaksızın bir insana yöneltilen zulüm ve şiddet, bizler için insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.
Alevi toplumu olarak bu anlayışımız, vicdani olduğu kadar ahlaki ve hukuki bir duruştur. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda sarf ettiği “Suriye’de Müslümanlar katledilirken sessiz kalanlar, bugün Aleviler öldürülüyor diyerek ortalığı ayağa kaldırıyorlar” şeklindeki ifadeleri, ayrımcı, dışlayıcı ve anayasal eşitlik ilkesini açıkça ihlal eden bir nitelik taşımaktadır.
Bu beyan, Alevileri İslam dışı gösteren, inanç kimliği üzerinden ötekileştirici ve hedef gösterici bir söylem olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın eşitlik ilkesine, inanç özgürlüğüne ve ayrımcılık yasağına açıkça aykırıdır. Aynı zamanda Türk Ceza Kanunu ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında nefret söylemi niteliği taşımaktadır.
Dahası bu söylem: Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerini mezhepler üzerinden karşı karşıya getiren, Alevi ve Sünni halkların ortak acılarını yarıştıran ve Colani gibi silahlı çete liderlerinin Alevilere yönelik vahşet, etnik temizlik ve soykırım suçlarını dolaylı biçimde meşrulaştıran son derece tehlikeli bir siyasal dildir.
Toplumsal barışı zedeleyen, mezhepsel ayrışmayı derinleştiren ve Alevi toplumunu açıkça hedef haline getiren bu sorumsuz açıklamayı en güçlü biçimde kınıyoruz.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’yı; Alevi toplumundan derhal ve koşulsuz özür dilemeye, Kamuoyunu yanıltan ve ayrımcılığı körükleyen bu açıklamanın siyasi ve hukuki sorumluluğunu üstlenmeye,
Demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez olan bu tutum nedeniyle görevinden istifa etmeye çağırıyoruz.



