Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen açıklama Belediye Yeraltı Çarşısı üzerinde gerçekleştirildi.
İlk açıklamayı yapan Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, bir yandan TBMM’de kurulan komisyonun çözüm süreci yürütmeye çalıştığını belirterek öte yandan atanan kayyumların çelişki oluşturduğunu söyledi.
Taşkale, bu çelişkinin bitmesi gerektiğini vurguladı.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformunun ortak açıklamasını okuyan ve görevden alınan Dersim Belediye Eşbaşkanı Cevdet Konak ise şunları dile getirdi:
“Hakkari ile başlayan, Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Van ,Siirt , Kars Kağızman, Van Bahçesaray ve Mersin Akdeniz belediyelerimize siyasal ve demokratik faaliyetleri gerekçe gösterilerek kayyum atanmıştır. Yine bu süre içerisinde aynı gerekçe ile Dersim ve Ovacık belediyemize yapılan kayyım darbesi ile halkın iradesi gasp edilmiş ve bu irade gaspı 1. yılını geride bırakmıştır.
Tek adam iktidarı sandıkta kazanamadığı belediyeleri kayyım atayarak ele geçirme tutumunu artık bir yönetme tarzı haline getirmiştir. Gerek adaylıkları, gerekse seçildikten sonra göreve başlamaları Yüksek Seçim Kurulu’nun onaylı ile gerçekleşen belediye başkan ve yöneticilerinin yerine kayyım atanmasının hukuki hiçbir açıklaması yoktur. İktidar, devlet baskısıyla halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına ipotek koymuş ve bu uygulamadaki ısrarına da devam etmektedir.
Bu süreç göstermiştir ki iktidarın yönetiminde olmayan bütün belediyelerin başına benzer bir kayyım darbesinin gelmeyeceğinin hiçbir garantisinin olmayacağı; İstanbul Belediyeleri de dahil olmak üzere ülkenin farklı belediyelerinde yaşanan süreçle ortaya çıkmıştır.
Kürt sorununun demokratik, halkçı ve barışçı çözümü talebiyle, seçme ve seçilme hakkı talebinin iç içe geçtiği mevcut koşullar, muhalefete de ortak mücadeleyi yükseltme görev ve sorumluluğunu yüklemektedir.
Hukuki olmayan gerekçelerle halkın iradesinin gasp edilmesi dayanağı bugün artık boşa çıkmıştır. Bir hukuksuzluktan bahsedilecekse bu hukuksuzluk halk iradesinin gasp edilmesinin ta kendisidir.
Bir yıldır halkımızın iradesini gasp eden kayyımın ilk icraatı belediye emekçilerinin bir kısmını işten çıkarmak ve yine bir kısım emekçi arkadaşımıza da zorunlu emekliliği dayatarak emekli ettirmek olmuştur.
Yine devamında halkımızın en temel hakkı olan ulaşım, su ve ekmek fiyatlarına ciddi oranda zam yapılarak belediye bütçesinin düzeltilme sorunu halkın sırtına yüklenmesi tercih edilmiştir.
Halkın olan belediyenin bazı menkul ve gayrimenkulleri halka sorulmadan satışa çıkarılmış ve satılmıştır.
Yine yapılan son toplu sözleşmede işçi ve emekçilerimizin sosyal ve ekonomik kazanımlarının bir kısmı budanarak toplu sözleşmeden çıkarılmıştır.
Bir yandan bu uygulamaları hayata geçiren kayyım, diğer yandan kamunun bütün imkanlarını ve iktidarın gücünü kullanarak yaptığı bir kaç sıradan işle halkın gözünü boyamaya ve manipülasyon yaratmaya çalışmaktadır.
Bilmelisiniz ki, En demokratik hak olan seçme ve seçilme hakkını elinden aldığınız, iradesini gasp ettiğiniz Dersim halkı, yaptığınız hiçbir icraatı kabul etmeyecektir.
Bizler de Dersim Belediyesinin seçilmiş iradesi olarak, geçen bir yıllık süre içerisinde sizlerle daha fazla yan yana olamadığımız için halkımıza bir özür borcumuz olduğunu biliyoruz.
Dersim’den bir kez daha sesleniyoruz; Demokratikleşme adı altında yürütülen müzakere görüşmelerinde eğer somut adımlar atılacaksa; başta Kürt halkının demokratik talepleri güvence altına alınmalı, buna bağlı olarak kayyumlar derhal geri çekilerek halkın iradesi teslim edilmelidir.
Kimse halka ait olanı ondan alamaz. Alamayacaktır!
Kayyum Halklar Nezdinde Hükümsüzdür.”
CHP İl Başkanı: “Kayyumlar demokratik bir ülkenin kabul edebileceği durum değildir”
Açıklamada konuşan CHP İl Başkanı Berkay Gündoğan, Dersim’de, Ovacık’ta ve Türkiye’nin diğer illerinde yaşanan kayyum atamalarının demokratik bir ülkenin kabul edebileceği durum olmadığını söyledi.
Gündoğan, “Halkın seçtiği belediye başkanlarını görevden almak demek demokratik yönetimi yok saymak, yerel yönetim hakkına müdahale etmek ve hukukun üstünlüğünü zedelemektir. Dersim ve Ovacık başta olmak üzere kayyum atanan bütün belediyeler derhal halkın seçtiği yöneticilere iade edilmelidir. Demokrasiyi yeniden ayağa kaldıracak olan da yine halkın ta kendisidir. Dersim, iradesine, onuruna ve demokratik geleneğine sahip çıkan bir şehirdir. Bu yükselen ses yalnızca bu kentin değil kayyum uygulamasına maruz bırakılan tüm şehirlerin ortak sesidir. Halkın iradesinin kazacağına ve demokrasi, eşit yurttaşlığın kazanacağına inancımız tamdır” dedi.
DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu ise kayyum uygulamalarına tepki göstererek, “Yüz yıldır Türkiye tekçiliğinin inşa edilmesinden beri belli aralıklarla demokrasi güçlerine, Kürt Halkına, Alevi Halkına, farklı ve eşit, özgür yaşama haklarına yönelik darbeler düzenlenmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri bir darbeler tarihini içeriyor aslında. Kayyum siyaseti sadece bir kentin hizmetine el koyma değildir. Demokrasiye, eşitliğe, hukuka karşı geliştirilmiş bir darbedir aynı zamanda” ifadelerini kullandı.



