Astımın, hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Dr. Altan, hastalığın doğru yönetimiyle kontrol altına alınabileceğini vurguladı.
Astım tedavisinin temel hedefinin, hastalık belirtilerini kontrol altına almak ve hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu ifade eden Dr. Altan, bu süreçte hastaların hem tedaviye uyum göstermesi hem de çevresel tetikleyicilerden korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Tetikleyicilere dikkat
Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde ilk adım olduğunu söyledi.
Tedaviye uyum şart
Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru cihaz tekniğiyle kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Enfeksiyonlara karşı önlem alınmalı
Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının astım ataklarını tetikleyebileceğine dikkat çeken Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılmasının bu riski azaltacağını ifade etti.
Düzenli kontroller önemli
Astımın seyrinin zaman içerisinde değişiklik gösterebileceğini belirten Dr. Altan, düzenli hekim kontrollerinin tedavi planının güncel duruma göre yeniden düzenlenmesi açısından kritik rol oynadığını söyledi.
Geçmeyen öksürük, eforla artan nefes darlığı veya göğüste hırıltı gibi şikayetleri olan vatandaşların erken tanı ve doğru tedavi için sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini belirten Dr. Nazife Özge Altan, doğru tedavi, düzenli takip ve bilinçli yaklaşımla astımın kontrol altına alınabileceğini ifade etti.



