Düşünmek, insanın kendisiyle kurduğu en eski ve en samimi diyalogdur. Dönüşmek ise o diyalogdan çıkan en cesur karardır. Düşünce, içimizi aydınlatan bir kıvılcım, dönüşüm ise o kıvılcımın gerçek hayatta bir şekle bürünmesidir. Bir insan yalnızca düşündüğü kadar değil, düşündüğünü dönüştürdüğü kadar gelişir.

Çoğu insan düşünmenin kendiliğinden dönüşüm getireceğini sanır. Oysa düşünce bir başlangıçtır, ama dönüşüm emek ister. Çünkü dönüşmek, konfor alanının dışına adım atmaktır. Kimi zaman bir alışkanlığı bırakmak, kimi zaman bir korkuyla yüzleşmek, kimi zaman yıllarca “doğru” sandığın bir fikri ve inancı yeniden tartmaktır.

Düşünce, zihni temizler. Dönüşüm, yönü belirler.

Düşünce, sorular üretir. Dönüşüm, cevaplar bulur.

Düşünce, insanı kendine döndürür. Dönüşüm, insanı kendinin ötesine taşır.

Gerçek dönüşüm her zaman sessiz başlar. Bir cümleyle, bir fark edişle, içte duyulan hafif bir rahatsızlıkla…

Zihin eski kalıpların artık dar geldiğini hissettiğinde dönüşüm çağrısı gelir. İnsan kendine dürüst olmayı öğrendiğinde, artık kıramadığı hiç bir ZİNCİR kalmaz.

Sonuçta düşünmek, zihnin işidir, fakat dönüşmek, iradenin sanatıdır.

İnsan düşünerek genişler, dönüşerek derinleşir. Ve derinleşen insan, hayatını rastlantıların değil, bilincinin eseri haline getirir.

İnsanı gerçek anlamda özgürleştiren işte bu iki gücün birlikteliğidir.

Dönüşüm cesareti gösteremeyenlerin gericiliği,

Seni kime sorduysam herkes övdü,

Bir kişi yerdi, oda KÖR dü..

Kusur bulanların yanında

Huzur bulamazsınız.

Ne güzel şeydir;

Bir çift gözün içine bakarak

Sen rastlantıların

En güzelisin diyebilmek...

Öpmeyi niye yadırgadın ki..?

El etek öpmedik, sadece sevdiğimizi öptük.

İnsan ile insan arasında fark vardır,

Bir demirden hem nal hem de kılıç yapılır.

İç dünyanızda sahip olduğunuz her şey dış dünyanızda mutlaka sizi bulacaktır, bu gün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün, inandığımız şeye dönüşmemizi sağlayan her zaman inançlarımızın gücüdür.

Tutku akılla dengelenmelidir, öfke bilinçaltını kusturur.

İnsanların çoğu ruhun karakteri ve konusu hakkında eksik veya çarpık düşüncelere sahiptir, cahilin dindarlığı arttıkça sapkınlığı da artar.

Dua içteki Tanrı ile iletişimi farkındalığı ve yüksek bilinci uyandırır, aklı mükemmel hale getirmek için tek yol zihin gücü ile vücudu kalıcı olarak iyileştirmektir.

Dünyada milyarlarca ibadet çeşidi var, eğer yaptığın ibadetler seni sıkıyor, strese sokuyorsa, ibadeti yük olarak görüyorsan yanlış yoldasın, çünkü ibadet gönül işidir, zevk işidir, yaradanın ile sohbet işidir..

Akıl çok süzgeç yok.

Dönüşüm Öğretilmiş Çaresizliğe çare aramak, inanç sistemlerini, gözden geçirmek, bakış açısını köklü bir şekilde değiştirerek hayatında kalıcı ve pozitif değişimler ile ruhu rahatlatma sürecidir.

Geçmişten gelen adetler ile GÜN geçirmek zorunda değilsin, o günün şartları o geleneği getirmiş, suyun bol olduğu yerde deve sidiği içilir mi? Şığım, Haklısınız ama Mercedes-Benz olduğu yerde deve ye binilir mi? Arabaları değiştiniz düşünce yerinde sayıyor..

Kirâmen Katibin Soldaki melekten sana sitem var, ben senin günahlarını yazmaktan kolum yoruldu, lütfen düşüncelerine modern zamana göre format at...

Kapısı sürgülenmiş bir evdir MAZİ, çalsan da açılmaz..

Sonra anlatırım deyip hiç anlatılmayan hikayelerim var.

Hangileri mi?

Sonra anlatırım... Özdemir Asaf

Asaf'ın anlatamadığını Hemingway beş kelimede anlatmış.

“Satılık Bebek ayakkabıları, Hiç Giyilmemiş”

Değişme ve Dönüşme bilinçaltına yeni haritayı kabul ettirmekle başlar.

Motivasyon, Mutasyon, Meditasyon

Dönüşüm devreleridir.

Dönüşme, düşüncenin eyleme ve kalıcı bir değişime dönüşmesidir. En parlak fikirler bile, hayata geçirilmediği sürece sadece zihinsel bir lüks olarak kalır.

Her insan kendi zihinsel alanında bir kraldır ve düşünceleri ise kendi halkıdır, iç sesinizde ki saflığınıza kulak verin,

Geçimsizlik yalnızlığı getirir, yalnızlık ise deliliğin kapısını çalar..

Konuşanlar bilmiyor, bilenler konuşmuyor,

Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem...?

Bir anadan dünya'ya gelen yolcu,

Görünce dünyaya gönül verdin mi?.. Neşet Ertaş

Eğer iç sesimizi dinleyip düşüncelerimizin peşinden gitseydik muhteşem dönüşüme kendimiz bile şaşırırdık.

İlahi ışık içimizdedir, unutmayın düşüncelerimizle enerji yayıyoruz ve bu enerjiyi telepati ile herkes hissesine düşeni hissediyor.

Zihnimizde doğru düşünerek, doğru yaşayarak ve doğruyu yaparak onu alevlendiririz, çünkü zihin huzurlu olduğunda dünya daha PARLAK gözükür, bilgi inanmak isteyenler için yeterli ışık saçar , KÖR olmak isteyenler için ise yeteri kadar gölgesi vardır....

NECATİ KÖSE