TBMM Başkanlığı’na konuya ilişkin başvuruda bulunan Milletvekili Kordu, teklifin genel gerekçelerinde şunları kaydetti:

GENEL GEREKÇE

12 Mart 1995 tarihinde İstanbul Gazi Mahallesi’nde Alevilerin yoğun olarak gittiği üç kahvehanenin silahlı saldırıya uğramasıyla başlayan ve kısa sürede farklı mahallelere yayılan olaylar, Türkiye’nin yakın tarihindeki en karanlık sayfalardan biri olarak hafızalarda yerini korumaktadır. 12-15 Mart tarihlerinde 3 gün boyunca aralıksız süren saldırılar ve güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucunda Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de toplam 23 yurttaş yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır.

Aradan geçen yıllara rağmen katliamın tüm yönleriyle aydınlatılamaması, sorumluların hesap vermemesi ve adaletin tesis edilmemesi toplumsal hafızadaki acıyı derinleştirmektedir. Olaylara ilişkin görüntüler, tanıklıklar ve adli raporlar kamuoyuna yansımış olmasına rağmen sorumluların gerçek anlamda yargı önüne çıkarılmaması, davaların yıllarca sürüncemede bırakılması ve nihayetinde etkin bir sonuç doğurmaması adalet duygusunu zedelemiştir.

Gazi ve Ümraniye’de gerçekleşen katliamların ardından yürütülen yargı süreçleri de kamu vicdanını tatmin etmemiştir. Davada yargılananlar arasında tetiği çektiği kamera görüntüleriyle kanıtlanan çok sayıda güvenlik görevlisi dahil sorumluluğu olan birçok kişi hakkında verilen beraat kararları ve dosyanın yıllar sonra kapatılması, olayların aydınlatılması yönündeki beklentileri karşılamamıştır. Bu durum, yalnızca katledilenlerin aileleri açısından değil, toplumun tamamı açısından derin bir adalet sorunu yaratmıştır.

Katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen sonra halen cevap bekleyen sorular vardır. Katliam sürecinde yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, olayların arka planındaki yapıların ve sorumluların açıklığa kavuşturulması, geçmişle gerçek bir yüzleşmenin en temel koşuludur. Bu nedenle dönemin kamu görevlileri ve olaylarda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen tüm kişi ve yapıların bağımsız ve etkili mekanizmalarla soruşturulması gerekmektedir.

Aradan geçen yıllara rağmen Gazi ve Ümraniye katliamları ile yüzleşilmemiş; hakikat açığa çıkarılmamış, sorumlular ortaya konulmamış ve mağdurların adalet talebi karşılanmamıştır. Bu durum, toplumsal hafızanın sağlıklı biçimde oluşmasını engellemekte; toplumsal barışın tesisini geciktirmekte, demokratik toplumun gelişimini zayıflatmakta ve birlikte yaşam kültürünün güçlenmesine yönelik kalıcı sorunlar üretmektedir.

Demokratik hukuk devletlerinde, insanlığa karşı suçlar zaman aşımına tabi değildir. Demokratik toplumun, toplumsal barışın, eşit yurttaşlığın ve birlikte yaşamın inşası ancak hakikatle yüzleşme, adaletin tesisi ve kamusal hafızanın güçlendirilmesiyle mümkündür.

Toplumdaki tüm farklılıkları birbirine düşman eden nefret suçlarına gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve böyle olası katliamların yaşanmaması için hatırlanıp yüzleşilmesi şarttır. Bu nedenle Gazi ve Ümraniye katliamlarında yitirilen canların anısına Gazi mahallesinin bulunduğu ilçe olan Sultangazi ile Ümraniye’de ilçe merkezlerinde “Gazi ve Ümraniye Katliamları Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” adında toplam 2 adetten oluşan birer anıtın her ilçede de inşa edilmeli ve bu katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri paylaşılmalıdır. Böylece benzeri katliamların toplumun hafızasından silinmesi engellenmiş olacak; insanlığa karşı işlenen tüm suçlara karşı Devletin bütün organlarıyla karşı olduğu mesajı net bir şekilde verilebilecektir.

Bu anlamda bu kanun teklifi; Gazi ve Ümraniye katliamlarının tüm yönleriyle aydınlatılmasını, Devlet arşivlerinin açılmasını, yargı süreçlerinin yeniden ele alınmasını ve kamusal bir yüzleşme ve hafıza mekânının oluşturulmasını amaçlamaktadır.

GAZİ VE ÜMRANİYE KATLİAMLARI İLE YÜZLEŞME, HAFIZA VE ADALETİN SAĞLANMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1 – Amaç

Bu Kanunun amacı; 12-15 Mart 1995 tarihlerinde İstanbul Gazi mahallesi ve Ümraniye’de gerçekleşen katliamlarla yüzleşilmesini sağlamak, hakikati ortaya çıkarmak, adalet mekanizmalarının yeniden işletilmesini temin etmek, mağduriyetleri gidermek ve toplumsal hafızayı güçlendirmektir.

MADDE 2 – Hafıza ve Yüzleşme Anıtı

(1) İstanbul Sultangazi ile Ümraniye’de ilçe merkezlerinde “Gazi ve Ümraniye Katliamları Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” adında toplam 2 adetten oluşan birer anıt her iki ilçede de yaşamını yitirenlerin anısına ilçe merkezlerinde “Gazi ve Ümraniye Katliamlarıyla Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” inşa edilir.

(3) Anıtta, yaşamını yitiren tüm kişilerin isimleri yer alır.

(4) Anıt alanı, kamusal hafıza mekânı olarak korunur ve ticari amaçlarla kullanılamaz.

MADDE 3 – Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu

(1) Gazi ve Ümraniye katliamlarını tüm yönleriyle araştırmak üzere bağımsız bir Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu kurulur.

(2) Komisyon; hukukçular, insan hakları savunucuları, tarihçiler, sosyologlar, mağdur ve tanık temsilcilerinden oluşur.

(3) Komisyonun raporları kamuoyuna açık şekilde yayımlanır.

MADDE 4 – Arşivlerin Açılması ve Şeffaflık

(1) Gazi ve Ümraniye katliamlarına ilişkin tüm kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri eksiksiz biçimde Komisyonun erişimine açılır.

(2) Devlet sırrı ve gizlilik gerekçeleri bu suçlar bakımından ileri sürülemez.

(3) Elde edilen belgeler, kişisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek kamuoyuyla paylaşılır.

MADDE 5 – Yargılamaların Yeniden Değerlendirilmesi

(1) Gazi ve Ümraniye Katliamları insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilir.

(2) Etkin soruşturma yapılmayan dosyalar yeniden açılır.

(3) Zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.