DERHAYKO’nun çağrısı üzerine Sanat Sokağı’nda bir araya gelen hayvanseverler buradan “Sisteminiz Öldürüyor, Vicdanınız Nerede?” pankartı açarak Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü.

Yürüyüşe bir sokak köpeğinin eşlik etmesi de dikkat çekerken meydandaki açıklamayı dernek başkanı Ezgi Doğan okudu.

Sorunu değil suçu konuştuklarını söyleyen Doğan, “2Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren, hayvanların öldürülmesini ve hapsedilmesini içeren 7527 sayılı yasaya karşı var gücümüzle yaşamı savunmak ve bir kere daha sesimizi duyurmak için bugün bir aradayız.

Çeşitli algı operasyonları ve nefret politikaları ile köpekler düşman ilan edilmiş ve yıllardır var olan birlikte yaşam kültürümüz yok sayılarak, hayvanların hak ve özgürlüklerini ihlal eden katliam yasası yürürlüğe girmiştir.

Yıllarca görevini yapmayan, sokakta yaşayan hayvanların, kısırlaştırılmasına, harcanması gereken bütçeyi başka yere kullanan belediyeler bu durumu denetlemeyen kurumlar ve kamu görevlileri yüzünden bugün sokakta yaşayan hayvanların ölüm kampı olan bakımevlerine hapsedilmesinin yasal yolu açılmıştır” dedi.

BARINAKLAR ANCAK POPÜLASYONUN YÜZDE 3’ÜNÜ KARŞILIYOR

Tarım Orman Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre Türkiye genelinde 4 milyon köpek bulunduğunu belirten Ezgi Doğan, “Bu köpeklerin yüzde 75’inin yani yaklaşık 3 milyonunun sokaktan toplatıldığını açıkladılar. Ancak barınakların toplam kapasitesi yalnızca 89 bin; toplam popülasyonun yalnızca yüzde 3’ünü karşılayabiliyor. Peki, geri kalan milyonlarca köpek nerede?

Geçtiğimiz haftalarda Bilecik Bozüyük barınağında aç ve susuz bırakılan köpeklerin birbirini yediği görüntüler barınakların yaşam alanı olmadığı ve ölüm kampına nasıl dönüştüğünü gözler önüne sermiştir.

Çıkarılan yasalarla sokaklardan alınan köpekler, bakımevlerinde sistematik bir şekilde ölüme terk ediliyor. Aç bırakılıyor, ihmal ediliyor, şiddete maruz kalıyor ve korku içinde sessizce yok ediliyorlar...

Onlar konuşamıyor. Ama biz biliyoruz. Bir köpeğin günlerce aç bırakılmasının ne demek olduğunu biliyoruz. Hayatta kalabilmek için ölen bebeklerini yiyen anneyi biliyoruz, gözlerimizin önünde günden güne yok olmanın ne demek olduğunu biliyoruz, yaşam alanı adını verdikleri yerler ölüm kamplarına dönüştürülmüş durumda. Bu bir ihmal değil. Bu, organize bir yok etme politikasıdır.

Yaşam hakkını korumakla yükümlü olanlar, bugün yaşamı ortadan kaldıran uygulamaların sorumlusudur. Bu düzeni kuranlar da sürdürenler de bu suçun ortağıdır. Ve bunun adına “çözüm” denmesini kabul etmiyoruz. Onlar bir sayı değil. Onlar bir “sorun” değil. Onlar hisseden, korkan, yaşayan canlılar. Bugün buradayız çünkü: Yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Buradan açıkça söylüyoruz: Hiçbir yasa, yaşam hakkının üstünde değildir. Bu şiddeti normalleştirenlere, bu ölümleri görmezden gelenlere ve bu düzeni sürdürenlere karşı buradayız” diye konuştu.

TOPLAMAK ÇÖZÜM DEĞİL

Hayvanları toplamanın çözüm olmadığını kaydeden Doğan, “Onları kısırlaştırmak, korumak ve birlikte yaşamı mümkün kılmak tek gerçek çözümdür. İlimizde yasanın uygulanmaya başlanması ile çocukların dahi bağ kurduğu köpekler toplatılmış durumda.. Bakımevinde çalışan emekçilerin çabalarını ve hayvanların yaşamda tutulması için gösterilen gayreti görüyoruz ve bunu çok kıymetli buluyoruz ancak hep birlikte biliyoruz ki mevcut koşullar, olması gerekenin henüz gerisinde. Ülke genelinde gördüğümüz barınak vahşetlerinin ilimizde yaşanmaması için vakit kaybetmeksizin bakım personelinin sayısının artırılması, beslenme koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir.

Bu noktada çağrımız yalnızca yetkililere değil, tüm topluma: Hep birlikte sahip çıkalım. Bakımevini daha sık ziyaret edelim. Gönüllü olalım, destek olalım, görünür kılalım. Çünkü biliyoruz ki; ilgilenilen, görülen ve sahip çıkılan hiçbir yer sahipsiz kalmaz. Bizler iş birliğinin, birlikte iyileştirmenin mümkün olduğuna inanıyoruz. Amacımız karşı karşıya gelmek değil, birlikte daha iyisini kurmaktır.

Ve aynı zamanda ilimizde sanat Sokağı’nda yıllardır yaşayan bu kentin bir parçası haline gelmiş kimseye zarar vermeyen o köpekler bugün barınaklar da Ve bunun sorumlusu sanat sokağı esnafının şikayetleri . Evet, yanlış duymadınız yıllardır o sokağın simgesi haline gelmiş hayvanları tüy döküyor rahatsız ediyor diyerek şikayet ettiler. Bugün sanat Sokağı’nda eksik olan şey hayvanlar değil vicdandır. Bugün ülke genelinde bir başka çelişkiyle daha karşı karşıyayız. Sokaklarda artık köpek kalmamasına rağmen, 4 Nisan Dünya Hayvanları Günü’nü kutlayanları görüyoruz. Soruyoruz:

Neyi kutluyorsunuz? Boşaltılmış sokakları mı? Ölüme gönderilen hayvanları mı? Yoksa görmezden geldiğiniz bu vahşeti mi? Bu bir kutlama değil, açık bir ikiyüzlülüktür. Hayvanları önce yok edip, sonra onların gününü kutlamak; vicdan değil, utanmazlıktır. Bu tabloya rağmen susan herkes, bu suça ortaktır. Bugün burada Vicdanı ve merhameti savunuyoruz! İnsan kalabilmeyi savunuyoruz.!

Bu zulme alışmayacağız! Bu ölümleri normalleştirmeyeceğiz! Ve bu sessizliği kabul etmeyeceğiz!

Biz susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Ve biz, bu utancın parçası olmayacağız” şeklinde konuştu.

CHP İl Başkanı Berkay Gündoğan ise, DERHAYKO’ya bundan önce olduğu gibi bundan sonra ellerinden gelen desteği vermeye devam edeceklerini belirterek, “Sorunun temel kaynağı sokak hayvanları değil onların üzerinden iktidarın uygulamak istediği yasalar. Bu yasalar hayvanların önce özgürlüklerini sonra da yaşam haklarını ellerinden alıyor. Bundan önce söylediğimiz şey öncelikle şey kısırlaştırma politikalarıdır. Böylelikle o hayvanların daha özgür daha sağlıklı ortamlarda yaşayacağını düşünüyoruz. Bizler, sokak hayvanları için özgür olmayan yasalara karşı çıkacağız” dedi.

Görevden uzaklaştırılan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de sokak hayvanlarını kast ederek ülkedeki yasaların yaşatmak yerine öldürmek üzerine kurgulandığını söyledi.

Mevcut yasaların uygulanmak zorunda olmadığını ifade eden Sarıgül, “Bu ülkede sokaktaki canları yaşatmak yerine hapsetmeyi tercih edenler elbette bunun vebalini çekiyorlardır” ifadelerini kullandı.