İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından düzenlenen açıklamayı Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil okudu.
Artan kontrol noktaları ve keyfi olarak nitelendirdiği denetimlerin halkın özgürlüğünü kısıtladığını söyleyen Yeşil, “Dersim'in dört bir yanına yayılan kontrol noktaları, neredeyse her dağa kurulan askeri karakollar, gözetleme kuleleri, köy ve mezra girişlerine yerleştirilen kameralar ile ormanlık alanlardaki fotokapanlar; şehir ve köy yaşamını olağanüstü hal koşullarını aratmayacak bir duruma dönüştürmüştür.
Kent merkezinde, mahalle aralarında, ilçe giriş ve çıkışlarında, köy yollarında kolluk kuvvetlerinin sürekli varlığı, halkın temel haklarından biri olan özel yaşamın gizliliği, seyahat etme özgürlüğü hakkını ciddi biçimde ihlal etmektedir” dedi.
Turizm kenti algısıyla uygulamaların zıtlığına vurgu yapan Yeşil, “Dersim'in "turizm kenti" olarak tanıtılmasıyla binlerce insanın ziyaretine açılması bir yandan teşvik edilirken, diğer yandan giriş-çıkışlarda beton bariyerlerle, yoğun güvenlik önlemleriyle karşılaşılması büyük bir çelişkidir. Bu tablo, şehrin doğal yapısına ve toplumsal huzuruna zarar vermektedir. Kentteki bu yoğun güvenlik uygulamalarının, ülkenin hiçbir yerinde bu kadar yaygın uygulanmadığını biliyoruz. Halkın günlük yaşamını sürekli kontrol altında tutmaya çalışmak, keyfi müdahalelere de zemin hazırlamaktadır. Araç ve kimlik kontrolleri, gözaltı riskleri ve fişleme uygulamaları, özgürlük ve özel yaşam hakkının açık ihlali anlamına gelmektedir” diye konuştu.
Denetim yoğunluğuna rağmen uyuşturucu kullanımı, sokak kavgaları ve bireysel silahlanmanın arttığına dikkat çeken Yeşil, “Ülkenin en düşük nüfus yoğunluğuna sahip bir şehirde, ciddi ve artan denetim yoğunluğuna rağmen, şehirde ve köylerde artan uyuşturucu kullanımı, sokak kavgaları, bireysel silahlanma ve çete benzeri oluşumların sürmesi, bu uygulamaların toplumsal güvenliği sağlamadığını; aksine, toplum üzerinde baskı ve denetim amaçlı bir mekanizma oluşturulduğunu göstermektedir. İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi olarak; seyahat özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliği başta olmak üzere temel insan haklarına yönelik bu ihlalleri derin bir endişeyle izliyoruz. Kolluk kuvvetlerinin ve kontrol noktalarının fazlalığı, güvenliği artırmak yerine halkın yaşam hakkını, özgürlük duygusunu ve toplumsal güvenini zedelemektedir. Ormanlık alanlardaki fotokapanlar, köy yollarındaki günübirlik kontroller ve şehir merkezindeki yoğun kolluk varlığı, halkı sürekli gözetim altında tutmakta; korku ve endişe ortamı yaratmaktadır” şeklinde konuştu.
Yaşam hakkı, seyahat özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliğinin vazgeçilmez olduğunu kaydeden İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “ Kontrol noktaları ve keyfi denetimlerle oluşturulan bu baskı ortamına derhal son verilmelidir. Bizler, Dersim'de temel hakların korunması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve keyfi uygulamalara son verilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Tüm kamusal otoriteleri halkın özgürce hareket edebilmesi, güven içinde yaşayabilmesi ve temel haklarının korunması için göreve çağırıyoruz. Buradan Emniyet Müdürlüğüne, Jandarma Komutanlığına, Valiliğe ve İçişleri Bakanlığına sesleniyoruz: Dersim halkı, gözetim ve kontrol altında değil, özgürlük ve güven içinde yaşamak istiyor. Bu talepler doğrultusunda gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



