İşte, Milletvekili Kordu’nun önergeleri ve sorduğu sorular:
Dersim'in Pülümür ilçesinde yer alan Hel Dağı, Bağır Dağı ve çevresi, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, kültürel miras ve inançsal değerleriyle Türkiye’nin en özgün doğal alanlarından biridir. Bu bölge, 23 Temmuz 2023 tarihinde “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” (doğal sit alanı) ilan edilmiş olmasına rağmen, son dönemde burada madencilik faaliyetlerinin arttığı ve yeni ruhsat sahalarının açıldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Hel Dağı ve Bağır Dağı, Munzur Dağları ekosisteminin birer alt havzasında yer almakta; Fırat Havzası’nı besleyen en önemli su kaynaklarını barındırmaktadır. Bölgede 2.000’den fazla bitki türü saptanmış, bunların yaklaşık beşte birinin endemik olduğu belirlenmiştir. Sarı horoz gülü gibi dünyada nadir görülen türler bu alanda varlık göstermekte, ayrıca vaşak, yaban keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi gibi koruma altındaki türlerin yaşam alanı bulunmaktadır.
Bölge aynı zamanda, geçimini büyük oranda küçükbaş hayvancılıkla sürdüren üreticilerin kullandığı mera alanlarını ve yaylaları da kapsamaktadır. Bu alanlar, yalnızca ekonomik faaliyetlerin değil, yüzyıllardır süregelen geleneksel üretim biçimlerinin, toplumsal dayanışmanın ve kültürel sürekliliğin de merkezindedir. Maden çalışmalarının bu meraları ve yaylaları işgal etmesi, hem ekosisteme hem de yerel halkın geçim kaynaklarına doğrudan zarar verme riski taşımaktadır.
Bununla birlikte, Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde başlatıldığı bildirilen maden arama, sondaj ve aktif krom madeni çalışmaları, hem ekosistem hem de kültürel miras açısından büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu faaliyetlerin çoğunun Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlanmadan yürütüldüğü, 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında dördüncü grup (özellikle krom) maden ruhsatlarının verildiği ve bu durumun 2872 sayılı Çevre Kanunu ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleriyle çelişebileceği yönünde kamuoyunda ciddi endişeler bulunmaktadır.
Ayrıca bölge, Alevi inancı açısından kutsal kabul edilen alanları barındırmaktadır. Bağır Dağı bu inanç sisteminde özel bir yere sahiptir. Dolayısıyla bu alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri yalnızca doğayı değil, inançsal mirası ve toplumsal barışı da tehdit etmektedir.
Anayasa’nın 56. maddesi, devlete çevreyi koruma görevi yüklemektedir. Buna karşın, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne sahip Hel Dağı, Bağır Dağı ve çevresinde çevre mevzuatına uygunluk konusunda ciddi belirsizlikler bulunmaktadır. Bu nedenle kamuoyunun bilgilendirilmesi ve hukuki süreçlerin şeffaf biçimde açıklanması zorunludur.
Bu bağlamda;
- Dersim’in Pülümür ilçesi sınırlarında yer alan Hel Dağı, Bağır Dağı ve çevresinde son beş yıl içinde hangi kişi veya şirketlere hangi maden türleri için ruhsat verilmiştir? Bu ruhsatların toplam alanı ve süresi nedir?
- Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde yürütülen krom madeni işletim faaliyetleri için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi aşamadadır ve kamuoyuna açık rapor hazırlanmış mıdır?
- ÇED süreci tamamlanmadan Hel Dağı veya Bağır Dağı bölgesinde fiilen maden arama, sondaj ya da hazırlık çalışması yapıldığı tespit edilmiş midir? Edildiyse hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?
- “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne sahip Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin yasal dayanağı nedir? Bu izinler hangi kurumların onayıyla verilmiştir?
- Bakanlığınız, Hel Dağı, Bağır Dağı ve Pülümür Havzası’ndaki maden faaliyetlerinin Munzur ekosistemi, su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerine ilişkin bir çevresel etki analizi hazırlamış mıdır?
- Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde yapılan madencilik faaliyetlerinin yeraltı su kaynakları, akarsular ve Fırat Havzası’na akan kollar üzerindeki etkileri düzenli olarak izlenmekte midir? Tespit edilen kirlilikler karşısında hangi önlemler alınmaktadır?
- Bakanlığınızın denetimleri sonucunda, Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresindeki maden projelerinin Anayasa’nın 56. maddesi ve Çevre Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği yönünde herhangi bir tespit yapılmış mıdır?
- Bu bölgedeki maden ruhsat sahalarının, yöre halkının geçim kaynağı olan mera ve yaylaları kapsayıp kapsamadığına ilişkin Bakanlığınızın elinde güncel bir tespit bulunmakta mıdır? Söz konusu alanlarda yürütülen maden arama ve işletme faaliyetlerinin, 4342 sayılı Mera Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili çevresel düzenlemelere uygunluğu konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından herhangi bir inceleme veya denetim yapılmış mıdır?
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI ALPARSLAN BAYRAKTAR’A VERİLEN ÖNERGE
Dersim’in Pülümür ilçesinde yer alan Hel Dağı, Bağır Dağı ve çevresi, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, su kaynakları, kültürel ve inançsal miras bakımından Türkiye’nin en özel doğal alanlarından biridir. Ancak bu bölgede Erz Madencilik Hafriyat Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yürütülmekte olan krom madeni faaliyetleri, gerek çevresel gerek toplumsal açıdan ciddi kaygılar yaratmaktadır.
Bu bölge, yalnızca ekolojik çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda geçimini büyük oranda küçükbaş hayvancılıkla sürdüren üreticilerin yaşam alanlarını ve ekonomik faaliyet sahalarını barındırması bakımından da kritik öneme sahiptir. Maden ruhsat sahalarının, yöre halkının kullanımındaki mera ve yaylaları kapsadığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu durum, bölgedeki geleneksel üretim biçimlerinin, yerel ekonominin ve toplumsal dayanışma kültürünün sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.
Maden arama ve işletme faaliyetlerinin, meralar üzerinde gerçekleştirilmesi halinde, bölgenin doğal ekosisteminin yanı sıra kırsal geçim kaynaklarına ve yöre halkının sosyo-ekonomik yapısına doğrudan zarar verme riski bulunmaktadır. Bu nedenle, maden ruhsat sahalarının sınırlarının mera alanlarıyla çakışıp çakışmadığı, bu faaliyetlerin yürütülmesi sırasında 4342 sayılı Mera Kanunu başta olmak üzere ilgili çevre ve tarım mevzuatına uygunluk denetimlerinin yapılıp yapılmadığı hususları kamuoyu açısından büyük önem taşımaktadır.
Söz konusu faaliyetlere ilişkin ruhsat 2021 yılının Aralık ayında verilmiş olup 5 yıl süreyle geçerlidir. Dolayısıyla ruhsatın 2026 yılının Aralık ayında sona erecektir. Bu ruhsatın süresinin uzatılıp uzatılmayacağı, uzatılacaksa hangi kriterlere göre değerlendirileceği kamuoyunda belirsizdir.
Öte yandan, 18 Eylül 2025 tarihinde ilgili bakanlığın ilgili uzman heyeti tarafından bölgeye bir denetim ziyareti gerçekleştirilmiştir. Bu denetim sonucunda hazırlanan resmî denetim raporunun kamuoyuyla paylaşılması, yöre halkının kaygıları ve şeffaflık açısından zaruri bir ihtiyaçtır. Bu raporun içeriği, bölgede yürütülen faaliyetlerin mevzuata uygunluğunun tespit edilmesi ve ruhsat yenileme sürecine etkisinin anlaşılması bakımından son derece önemlidir.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve 3213 sayılı Maden Kanunu gereğince, ruhsat bilgileri, denetim raporları, proje tanıtım dosyaları ve teknik verilerin ilgili kamu kurumları tarafından erişime açık olması gerekmektedir. Bu bilgiler yalnızca kamu denetimini değil, aynı zamanda yerel halkın doğru ve sağlıklı biçimde bilgilendirilmesini de sağlamaktadır.
Bölge halkının yaşam alanlarını, su kaynaklarını ve doğal varlıklarını doğrudan etkileyen bu faaliyetlerin teknik boyutlarının açıklığa kavuşturulması; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın sorumluluğundaki denetim ve ruhsatlandırma süreçlerinin şeffaf biçimde paylaşılması gerekmektedir.
- Erz Madencilik Hafriyat Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne 5 yıl süreyle verilen ruhsatın tam olarak kapsamı nedir?
- Ruhsatın verildiği alanın büyüklüğü, sınır koordinatları ve faaliyet türü (arama, işletme, genişletme vb.) nedir?
- 18 Eylül 2025 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan son denetimin resmî raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa bu raporun bir örneği kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
- Söz konusu denetimde herhangi bir mevzuata aykırılık, çevresel ihlal veya teknik uygunsuzluk tespit edilmiş midir? Edildiyse hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?
- 2026 yılında sona erecek olan ruhsatın uzatılması veya yenilenmesi için hangi teknik, çevresel ve idari kriterler dikkate alınacaktır? Bu kriterleri belirleyen mevzuat ve yetkili kurum hangisidir?
- Erz Madencilik tarafından Bakanlığa sunulmuş teknik dokümanlar, proje tanıtım dosyaları ve fizibilite raporları mevcut mudur? Bu belgeler kamuya açık bir şekilde paylaşılacak mıdır?
- Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde yürütülen krom madeni faaliyetlerinin, yeraltı su kaynakları, yüzeysel akarsular ve tarım alanları üzerindeki etkilerine dair Bakanlığınızın elinde mevcut veri ve analizler bulunmakta mıdır?
- Bu bölgedeki maden ruhsat sahalarının, yöre halkının geçim kaynağı olan mera ve yaylaları kapsayıp kapsamadığına ilişkin Bakanlığınızın elinde güncel bir tespit bulunmakta mıdır? Bu alanlarda yürütülen maden arama ve işletme faaliyetlerinin, 4342 sayılı Mera Kanunu ile 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygunluğu konusunda herhangi bir denetim yapılmış mıdır?
- 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında bu bölgeye verilen ruhsat, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüyle çelişki yaratmakta mıdır? Bu konuda Bakanlığınızca yapılan hukuki veya teknik değerlendirme var mıdır?
- Yerel halkın, sivil toplumun ve bölge temsilcilerinin denetim süreçlerine katılımı veya denetim sonuçlarına erişimi konusunda Bakanlığınızca bir mekanizma öngörülmekte midir?



