Teneşire temiz olarak gelmeyenleri, hiç bir GASSAL Temizleyemez..
Avustralya kıtasına ilk defa ayak basan beyaz adam acayip hayvanı yerli Aborjin'e göstererek bu nedir? Der, adam da ellerini iki yana açarak KANGURU der, beyaz adam da millete hayvanı kanguru olarak tanıtır ve o günden bu güne millet keseli hayvanı kanguru olarak çağırır. Hâlbuki Aborjin dilinde kanguru “BİLMİYORUM” demektir. Bizler bilmeyenlerin bilgileri ile dünya durdukça ayakta durmaya çalışıyoruz...
Son yıllarda dünyada hastane kayıtlarına göre psikiyatrik sorunu olan insanların sayısı artmaktadır. İnsanlar gittikçe mutsuzlaşıyor, bu ekonomik kriz yaşayan ülkelerde daha fazla hissediliyor.
Depresyon:
Beyne gönderilen düşüncelerin dosyalama sisteminin arşivsel bozukluğundan meydana gelir. Aynı kanser hücreleri gibi gereksinim duyulandan fazla hücre üretmesi sonucu oluşan UR kitlesi misali beyinde gereğinden fazla düşünce üretmesidir...
Depresyon meşguliyetsizlikten gelir, insan üretken olmalı..
İnsanoğlu yaşantısında içinden çıkamayacağı kadar hayal kırıklığına uğradığında, kendi eksikliğini ve güçsüzlüğünü fark edene kadar hayat onu nefesi kesilinceye kadar mengenede sıkar, işte o zaman anlarsın ki sen her şeyin nedenisin, her şey sensin.
Bir gün bilmeyi öğrendiğin zaman, bildiklerinden ne kadar fazla şeyin elenmesi gerektiğini anlayacaksın ve dönüp yaradana beni ne kadar mükemmel ve evrensel bir sistem olarak yaratmışsın. İlk defa senin farkına vardım, bana verdiğin tüm yetkiler için sonsuz teşekkürler. Şu ana kadar geçen cahiliye dönemimdeki ritüeller için, yol gösterici olarak seçtiklerim için senden özür diliyorum.
Peki, Atalardan gelen Hatalara düşmemek için ne yapmak gerek?
Önce rahmetlik Cem Karaca’dan bir parça dinleyelim.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında, ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında...
Evet farkındalık ÇOOK önemli....
Bilgiyle donatılmış Evren'de yanlış eğitim ve yanlış manevi bilgi ile nakliyeci beyin üreterek zombileşen Ülkelerin çocukları ve toplumları telef oluyor, ilahiyata ihanet ediyoruz, geçmişin gitmesine izin vermezsen geleceği oturtacak yer bulamazsın, unutmayın bedenleri ile çalışanları beyinleri ile çalışanlar yönetir, az gelişmiş ülkelerde mutlaka boş işlerle uğraşan az gelişmiş beyinler çoktur.
Kurbağayı düşüncelerine oturtursan o sürekli çamura çirkefe atlar.
Sorgulamadan edindiğimiz bilgiler sonucu ettiklerimizi çektirmek evrenin bir kuralıdır. Bildiğimizi zannettiğimiz bilgiler bizi doğru insan yapamadı. Biz ülke olarak dürüstlükte ilk yüze hiç giremedik, ilahi katta bunun bedeli mutlaka vardır, o bedelle gerçek yaşamdan uzak gün yüzü görmeyerek sürekli yüzleşiyoruz. Yanlış yollarda yürüdüğümüzü anlamamız için daha kaç yüzyıl geçmesi gerekiyor?
Sürekli aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek deliliktir... Albert Einstein
Evren bulunduğu konum ile mükemmeldir, değişmesi gereken biri varsa o üzerindekilerdir. Bize düşen görev ilahiyat kuralları ile kul'un koymuş olduğu kuralları ayırt etmektir.
Düşüncelerimiz kaderimizdir. Düşüncelerimizin kalitesi yükseldikçe yaşam kalitemiz de yükselir. Yaşam keşif gerektirir, yaşam icat etmektir. Yaşam bir buluş şeklidir, yaşanması gereken yaşamdan uzak şikayet acizliktir.
Yaşam olaylardan oluşur ama, olaylardan daha çoğu ruhsal durumdan oluşur. Ölüm psikolojisini yaşam psikolojisine dönüştürmek için, bakış AÇI’mızı alt üst etmemiz gerekir. Peki, bu açı nasıl değişir?
Dünya'daki yaşam bir ilahiyat okuludur. DERSLER; karışıklık, şüphe, kargaşa, kriz, üzüntü, acı, kızgınlık umutsuzluk heyecan veee...ölüm
Bunların tümü BÜYÜMEK için yararlanılması gereken mükemmel derslerdir. Bu derslerin tamamının cevabı senin objektif bakış açında gizli. Bu derslerden ikmale kalmadan geçenler bir üst boyutta yaşamın tadını çıkarır.
Karanlığa alışmış bir göz aydınlığa tahammül edemez
Gerçek ilahiyatı keşfedin, ilahi olabileceğini düşündüklerinizi değil. Unutmayın canlıların beslenme zinciri yine canlılardan oluşur. Hayatta canlı coşkulu kalabilmek ilahi bir organ olan sağlıklı işlenmiş bir beyin ile oluşur.
Darbeci ve yıkıcı düşünce sistemini terk etmek gerekir
Kendini gözetlemek kendini düzeltmek için kuruyan bedenlerde yeşermeyi bekleyen çağdaş insanımsı bir filiz hücresi mutlaka vardır, yeter ki kendinize yetki verin.
Kaliteli bir yaşamın şifresini bilmeyenler için ŞİFRE; TARİH'e bakmaktır. Zekası ve yol göstericiliği ile tarihe damga vuran yüz yıl sonrasını önceden görenleri takip edin, tarihten bihaberlileri değil.
Ödev, dünyanın en tok insanlarını besleyenlerin beslenme zincirini oluşturan kitleler, fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadardır. İlahi ihtarını lütfen inceleyiniz .
İsrafların bir parçası olduğunu insanlar artık ayıkmalı, trafikte ters yönde kaza kaçınılmazdır, stabilize yollar ruhta yorgunluk yapar, takati tüketir.
Dünyadaki yaşam madde ile ışığın bir oyunudur aslında. Güneşe arkanı dönersen sürekli taklitçi gölgen ile konuşursun.
Nice bedenler görünüyor, ölmediği halde çürüyen, kimin hakkı demeden ne bulsa yiyen. Yılan da farkına varmadı kendi kuyruğunu yerken, hani var yaa..! Akrep gibi sürekli kendini zehirleyen, Tanrı yolunda gözüküp te Tanrıdan uzaklaşan..
Ruhumuz yorgun olabilir amma umudumuz hep diri olsun. Çünkü karanlığın en yoğun olduğu anlar, şafağa en yakın anlardır. Yeter ki evrendeki yaşamı bütün güzellikleri yaşayarak OKU, kuralını ihmal etmeyelim.
Biz üç kişiyiz ben, keyfim ve kahyası. Doğru bildiğimizi yaparız, sonuçların canı cehenneme...Derseniz ..! Sonu her iki cihanda da cehennemdir zaten..
Her şey insanın elinde isterse taşlı yollara bile gül dikebilir,
Bütün bilgi ve düşüncelerinizin BİLİNÇLİ olması dileğiyle ....
Necati Köse
nkose23@hotmail.com



