Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi’nde dün başlayan ve bugün de devam eden atölye çalışmasına ilişkin bilgi veren Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi, Genel Koordinatörü Ümit Altaş, “Fırat’ın Salı’nı hatırlayacaksınız. Mehmet Çelebi Dede anısına yaptığımız bir muhabbetle başlamıştık ve kendi kılavuzumuzu en azından bu sandalı yürütecek olan rüzgarı Mehmet Çelebi Dede’nin o özlerinde saklı olduğunu görmüştük. Ne diyordu Mehmet Çelebi Dede, “Biz gülüz, bu gördüğünüz sazlar bizim bülbülümüz.” Müzik atölyesinin ikincisi Kardeş Türküler atölyesi. Burada katılımcılarla beraber repertuar çalışmasının ötesinde beraber muhabbet ettiğimiz, 90’lı yılları konuştuğumuz, Kardeş Türküler’in tarihinden, nelerden etkilendiklerinden, nasıl derleme yaptıklarından, nerelerde eksik kaldıklarından konuştuğumuz başka bir muhabbet oldu. Muhabbeti her yerde sürdürmeye Fırat’ın Salı içinde devam edeceğiz. Bugünün sonunda festivalin atölye katılımcılarıyla beraber ortak söyleyeceğimiz repertuar oluşacak. Fırat’ın Salı’nı devamlı vurgulamamız gerekiyor. Aslında bir ekosistemden bahsediyoruz. Çünkü Kardeş Türküler müzik atölyesi, Kardeş Türküler olmasaydı olmazdı, katılımcılar olmasa olmazdı. Çünkü onların destekleriyle yapılan bir etkinlikti. Pülümür Belediyesi, Belediye Başkanı Müslüm Tosun, belediye çalışanları; kameranın arkasındaki İsmail, Gürkan, Ercan, saymam gereken ancak unuttuğum arkadaşlar olmasaydı olmazdı. İşte herkesin bir emek vererek bir araya getirdiği ve birbirinin emeğinin eksikliğini hissettiği o emek olmayınca olmayacağını algıladığı, bunu konuştuğumuz zaman kendi ekosisteminde dönen bir atölye, bir muhabbet yapabilme imkanı. Çok büyük bütçelerle olan ve sadece tüketim üzerine kurulan etkinliklerden bahsetmiyoruz. Karşılaşmaların olduğu, muhabbet ve herkesin kendi kararınca destekte bulunduğu, sürdürülebilir, çevreyle, doğayla, halkıyla uyumlu ve her seferinde artı bir artarak muhabbete muhabbet katarak ve bizim de bir gül olduğumuzu ve bu gülle beraber de müziğin, sanatın bülbülleri olduğunu unutmadan yolumuza devam ediyoruz. Herkesi Fırat’ın Salı etkinliklerini takip ederek destek olmaya çağırıyoruz” dedi.

Kardeş Türküler’in solistlerinden Feryal Öney ise, “Pülümür’de Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi’nde Kardeş Türküler müzik atölyesinin ikinci günündeyiz. Kardeş Türküler 32 yıllık müzik tarihi boyunca farklı şehirlerde küçük küçük atölyeler yaptı. Konserlerden önce seyircilerimizle buluşup birkaç şarkı öğretip birlikte sahneye çıkmışlığımız çoktur. Ancak ilk defa böyle uzun, memleketin başka şehirlerinden insanların toplaşıp geldiği bizim de İstanbul’dan Pülümür’e küçük bir Kardeş Türküler olarak geldiğimiz, vokal ve perküsyon atölyesi yaptığımız bir çalışma” diye konuştu.

Atölyenin ilk günü Kardeş Türküler’in hikayesini, repertuarı nasıl oluşturduğunu paylaşmaya çalıştıklarını belirten Öney, “Vokal ve perküsyon atölyesi yapıp akşam da konser vereceğiz. Bu ilk defa oluyor. Daha da uzun olması gerektiğini düşünüyor insan. Çünkü laf lafı, muhabbet muhabbeti açıyor. Daha çok şey öğretmek istiyoruz. Cebinizdeki her şeyi masaya koymak, sunmak, paylaşmak istiyorsunuz. Atölye dediğimiz şey aslında böyle bir şey. Tecrübelerinizi, hikayenizi biraz paylaşarak, karşıdaki insanların hikayesini öğrenmek. Kardeş Türküler aslında memlekette nasıl bir arada, birbirini anlayarak, dinleyerek bir arada yaşayabiliriz anlamında da bu atölyeleri kıymetli görüyor. Birbirini tanımayı, anlamayı yeniden yeniden öğreniyor insan bu çalışmalarda. O yüzden atölyeler çok kıymetli. Akşam dinleti de çok keyifli olacak. Sanki yıllardır, haftalardır beraber çalışıyormuşuz gibi sanki Kardeş Türküler projesini beraber yürütüp gelmişiz gibi keyifli olacak. Umarım daha keyifli başka atölyelerde buluşuruz” şeklinde konuştu.