*Metin Kaya kimdir?
Ben kendim, Tunceliliyim. Dersimliyim. Beş çocuklu ailenin en küçük çocuğuyum. Babam, devlet memuruydu. Babamın memuriyeti dolayısıyla Mazgirt’te doğduğum için doğum yerim orası. Daha sonra babam Ovacık ve Nazımiye’de görev yaptı. Ortaokula kadar orada okudum. 1980 darbesi öncesinde bütün kardeşler olarak babamız bizi İstanbul’a gönderdi. Göç ettik. İstanbul’da çetin bir mücadele başladı ve bugünlere kadar geldik. Ben, Cumhuriyet Halk Partisi içinde gençlik kollarından mahalle delegasyonuna, ilçe ve il delegeliklerinden kurultay delegeliğine kadar yer aldım. 7 dönem kurultay delegesi oldum hala da kurultay delegesiyim. Daha önceki dönemlerde İstanbul’da il sekreterliği yaptım. Referandum ve genel seçimlerde il yönetimindeydim. Başkan yardımcılığı, il sekreterliği yaptım. Tabi önemli olan insanların makamları, mevkileri değil bizim için önemli olan insanın vatanını, memleketini seven, o ülkede yaşayan bütün insanların baktığı anlayıştan bakmasıdır. Özetle Metin Kaya sizden biri.

*Metin bey, sizin özellikle Dersim’de sosyal sorumluluk gereği çocuğundan yaşlısına kadar insanlara dokunmaya, yardımcı olmaya çalıştığınızı biliyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Bizim anlayışımızla yaptığımız işlerle kimse bize bir paye biçsin istemiyoruz. Dersim’de yaşayan insanlar benim ailemdir. Hepsi kardeşim, babamız, annemiz. Biz oranın dertlerini bütün yapılarla birlikte sorunlarını yaşamış bir aileyiz Dersimli her aile gibi. Dersim denilince feodal yanımız ön plana çıkıyor. Tunceli denince orada yaşayan herkesi çok seviyorum. Dersim, benim karakterimdir.
*Dersim merkez, ilçeler, köy ve mezralara ziyaretler gerçekleştiriyorsunuz. Bu ziyaretlerde edindiğiniz izlenimlerden bahsedebilir misiniz?
O bölgede yakın zamanda bir köye gittim. Kacarlar Köyü’ne. Köylüler ve muhtarı ziyaret ettim. Bu ziyarette gördüğüm tablo şuydu. Sadece bu köyde değil birçok köyde bunları yaşadık. Orası 5 mezradan oluşuyor. 150 hane var. 450-500 insan sayısı çıkıyor ortaya. Amaç seçim var diye gidip oradaki insanlardan oy alalım mevzusu değil. Orada yaşayanların hepsi bizim canlarımız. Kıymetlidir, önemlidir. O köyde, bu güne kadar CHP’den kimse gelmedi dediler. Çok üzüldüm. Ben de refleks olarak o yüzden ben geldim dedim. Dolayısıyla her yere gitmemiz geriyor. O köylerden bize oy çıkmamış olabilir. Bizim o insanlara gidip hem CHP’li kimliğimizle oy alabilmeyi sağlamamız gerekiyor. Ama onun öncesinde orada yaşayan insanların sorunlarını bilmemiz, yanlarında olmamız lazım. Öbür türlü, makamla, mevkiyle, mazbatayla hayatımda işim olmadı; olmayacak. Gitmemiz, dokunmamız gerekiyor. Gitmediğimiz yer bizim değildir çünkü.

*Bildiğiniz gibi Dersim uzun yıllardır çevre mücadelesi veriyor. Baraj, HES ve maden tehditlerinin ardından şimdi de DER KAB tarafından yapımı düşünülen katı atık bertaraf tesisi sıkça tartışılıyor bu konuda karşı çıkış sergileyenlerle görüşebildiniz mi? Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?
Bölgemizin yeraltı zenginlikleri fazla. Bizim orada kutsal saydığımız geyikler, kuşlar, böcekler, ziyaretlerimiz var. DER-KAB’ın yapısını biliyoruz. Merkez belediyesi ayrıca 5 belediye var destekçi. Maalesef CHP’li belediyelerimiz de destek veriyor. Bizim için önemli olan Tunceli’nin kalbine hançer saplanmaması, 55 bin ağacın kesilmemesi. ÇED raporunda o bölgenin altyapısının, kimyasının bozulacağı; oradaki insanların göç etmesine sebebiyet vereceği ve ciddi sıkıntılar yaşanacağını biliyoruz. Çevre, doğa dostu olanların, Dersimli olanların; Dersim’i sevenlerin bu projeye “olur” demesini hayretle karşılıyorum. Bence olmaması lazım. 15 milyon Euro’ya Dersim’i hiç kimseye, hiçbir anlayışa teslim etmememiz gerekiyor. 2018 yılı nüfus kayıt sistemine göre söylüyorum. Dersim’in nüfusu yaklaşık 88 bin 400 küsürden oluşuyor. Bugün bu nüfus 83 binlere düşmüş durumda. Bizim oraları iyileştirmemiz gerekiyor. Katı atık, geri dönüşüm şart ve elzem. Ama orası mı diye sorarsanız bence orası değil.

*Malum yaklaşan bir seçim var. Hem 6’lı masaya hem de seçime ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürel yapı gereği sağ, sol kavramlarını tamamen bir kenara bırakarak söylüyorum. 21. yüzyıldayız. 21. yüzyılda Türkiye’nin koşullarını Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, büyük mücadelelerle, bir orkestra şefi gibi yönetiyor. Halkın yanında duran, samimiyetle mücadele eden bir lider var. 6’lı masanın organizasyonu, İYİ Parti’nin bugün geldiği şekli, bütün yapıların tamamını masanın etrafından toparlayan CHP’nin genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Burada benim partili kimliğimin ön plana çıktığı; bir yıl önce sayın genel başkana aktardığım için söylüyorum. Ve ben inanıyorum ki Kemal Bey aday olacak. Adaylığı Türkiye tarafından kanıksanır. Kanıksanmaması için bir neden yok. Bunun karşılığını hep beraber sandıkta göreceğiz.

*Metin Kaya, CHP'den aday olmayı düşünüyor mu? Aday olur ve seçilirse nasıl bir vekil profili çizmeyi planlıyor?
Bu konuda aslolan Dersim halkıdır. Vekillik dediğiniz sadece insanların vekaletini alıyorsunuz. “Vay ben milletvekili oldum, ben herkesin üzerindeyim” anlayışıyla değil, kendi çıkar ve menfaatlerine göre hareket eden kişi değil Metin Kaya. Metin Kaya, orada yaşayan her ailenin abisi, kardeşi, dert ortağı, dertlerini paylaşan, azaltmak için çaba harcayan kişidir. Kişisel fikrim CHP’nin Dersim’de ön seçim yapması. Ön seçimden kaçmamak lazım. Ama bu süreçte genel merkez, sayın genel başkan ne yapar bilemiyoruz. Ben memleket sevdalısı olarak, memleketini seven biri olarak partimin oylarını da yükseltmek adına köy köy, mezra mezra gezmeye devam edeceğim. Öğrencilerin, ailelerin yanında olmaya devam edeceğim. Bana görev verirler vermezler. Görev verilirse başım gözüm üstüne. Elimden gelen herşeyi yaparım. Bütün Dersimli hemşehrilerimin yanında sadece vekaletlerini taşımak, çare olmak adına, ekonomi, göç konularını ön plana alarak işsizliği üretimle yok ederek, sivil toplum örgütleriyle, akademisyenlerle; hep birlikte sorunları önce konuşup çözümlerini hayata geçirmek için ne gerekiyorsa yaparım. Hamaset, ajitasyon, demagoji yok.

*Son olarak Dersimlilere iletmemizi istediğiniz bir mesajınız var mı?
(Kırmancki/Zazaca) sizi seviyorum. Bütün Dersimlilere saygılarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Onlar baş tacıdır. Bu ülkenin en güzel, en çağdaş, en uygar, en dürüst şehridir. Dersim’e bin selam olsun.




