Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi tarafında yapılan yazılı açıklamada, Elazığ Valiliği İl Mera Komisyonu tarafından merkez ve ilçelerine bağlı köy ve beldelerde bulunan 57 köyün ihtiyaç fazlası olduğunu kaydedilerek bunlar için 15.04.2026 tarihinde saat 10.00’da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 51.(g) maddesi gereğince pazarlık usulü ile listede belirtilen ve Karakoçan ilçesi sınırlarındaki 13 Köyün de üreticilere 180 gün üzerinden kiralama yapılacağının paylaşıldığı ifade edildi.
Karakoçan’a bağlı 13 köy ile mera alanları hakkında da bilginin yer aldığı açıklamada, “Yüzyıllardan beri köylülerin hayvanlarını otlattığı meraların, Elazığ Valiliği İl Mera Komisyonun kararıyla 180 gün üzerinden ihale usulüyle kiralama yapılacağı, fakat tarım ve hayvancılığın temel dayanağı olan meralar, hayvanların doğal beslenme kaynakları ve köylülerin bedava yem depolarıdır. Elazığ Valiliği İl Mera Komisyonu, bu alanları para kazanma aracı olarak görerek, köylüyü hayvancılıktan koparmanın yolunu açıyor. Alınan bu karar hayvancılık politikalarının köylüyü desteklemek yerine, adeta kösteklediğinin bir göstergesidir.
Meralar, yaylalar, köylünün alın teri, emeği ve geçmişe bağlı yerler olduğu, yüzyıllardır bu topraklarda hayvancılık yapan köylülerin, meraların kiralanması yada satılması gibi akıl almaz kararlarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiği, bu kararla köylünün emeğinin ticarileştirilip, yandaşlara mı devredecek sorusu akıllara getirmektedir.
Meralar köylünün bedava yem deposunun yanında, aynı zamanda ülkenin ekonomisi açısından da önemli bir yer olduğunu biliyoruz.
Hayvancılığın temel dayanağı olan meralar, hayvanların doğal beslenme kaynakları ve köylülerin bedava yem depolarıdır. İl Mera Komisyonu, bu alanlarda para kazanma aracı olarak görerek, köylüyü hayvancılıktan koparmanın yolunu açıyor. Hiç mi düşünmezsiniz. Meralar kiralanır yada satılırsa, üretici bu maliyetlerin altından nasıl kalkacak? Gıda enflasyonunun hızla yükseldiği, halkın et ve süte ulaşmakta zorlandığı bir dönemde, meraların kiralanıp sermayeye devredilmesi hangi akıllı tarım politikasının ürünüdür? Hayvanlarını besleyemeyen köylünün üretimi düşecek, doğal olarak et ve süt fiyatları daha da artacaktır. Dolayısıyla bu kararın bedelini yalnızca köylü değil, tüm ülke ödeyecektir.
Bu ihtiyaç fazlası meralar neye göre belirleniyor? Bu coğrafyada yaşayan köylüler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattığı meralarından aniden “ihtiyaç fazlası” olarak görülmesini nasıl kabul etmesini bekleyebilirsiniz? Hayvanlarını otlatacak yer bulamayan köylüler, hayvancılığı bırakmak zorunda kalacak. Bu durumda köylüye “hayvancılığı bırak” mı denmek isteniyor. Yakın zamanda “yasak bölgeler” ilan edilerek girilmelerine izin verilmeyen köylülerin yaşam alanları olan meralar, bugün ise kiralama adı altında köylünün elinden alınıp yandaşlara devredileceği ve bununla yetinmeyip, mevzuatına uydurularak şirketlere kiralanarak veya devri yapılarak köylülerin mağdur edilmesi söz konusudur.
İçinde bulunduğumuz koşullarda tarım ve hayvancılık zor koşullar altında sürdürülüyor. Girdi maliyetlerinin sürekli artması, çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığı bir dönemde, köylünün hayvanlarını otlattığı meraların elinden alınması, adeta son darbe olacaktır. Elazığ Valiliği İl Mera Komisyonu bu kiralama kararıyla kime hizmet ediyor? Köylüye mi, yoksa sermayeye mi? Alınan bu kararlar köylüyü yaşadıkları topraklardan göçe zorlarken, yoksulluğun daha da artması demektir. Hazırlanacak projelerle köylülerin daha çok üretmeleri için teşvikler verilmesi gerekirken, köylülerin yaşam alanları olan meralarının ticari amaçla birilerine peşkeş çekilmesi kabul edilemez.
Türkiye’de meralarının üzerindeki en önemli baskılardan biri de aşırı ve zamansız otlatmadır. Mera bitkilerinin gelişmesine ve tohum tutmasına dikkat edilmeden meralarda otlatma yapılması zamanla bitkilerin azalmasına ve mera vasfının bozulması bilimsel bir gerçekliktir. Örneğin; ilkbaharın başında henüz bitkiler yeni büyümeye başlarken meraya çıkan hayvanlar sadece otlama değil, bitkileri ezerek tahribine ve henüz toprak olduğundan toprağın sertleşmesine neden olur. Ülkemizde meraların %70’i yeterli ot örtüsünden uzak bozuk mera vasfındadır. Meralarda ot verimini düşüren bu durum kaba yem açığını da artıran bir unsurdur.
Biz Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi olarak diyoruz ki: Köylülerin Meraları, kiralık ve satılık mal değildir! Yaşam alanlarımız olan topraklarımız, ormanlarımız, sahillerimiz gibi köylülerin ortak kullanım alanı olan ‘’MERALAR’’ talana açık yerler değildir. Bir bütün olarak Peri Vadisi’nin genelinde (DEP) Karakoçan’ın yeşilini, mavisini, havasını korumak gibi, bütün köylerinin meralarını korumak ve sahiplenmek (DEP) Karakoçanlıların ortak mücadelesidir.
Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi olarak, Elazığ Valiliği, İl Mera Komisyonu’nun köylülerin “Bedava Yem Deposu” olan ve ihtiyaç fazlası diyerek köylülerin meralarının kiralanması kararından bir an önce vazgeçmeye, “ihtiyaç fazlası meralar” adı altında, meraları kiralanacak olan mağdur köylerimizin, bu karara karşı verilecek her türlü demokratik mücadeleye sonuna kadar omuz vereceğimizi ilan ediyoruz. Bütün köylerimizi, Elazığ İdari Mahkemesinde bir an önce anayasal hakları olan davalar açmaya bu yanlışa DUR demeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.



