Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yazılı yanıtlanması istemiyle önerge veren Gergerlioğlu, konuya ilişkin şunları kaydetti: “Munzur Üniversitesi 2025-2026 Bahar Dönemi açılışı kapsamında gerçekleştirilen fakülte kurul toplantılarında yaşanan gelişmeler, Eğitim-Sen Tunceli Şubesi tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. İddialara göre üniversite yönetimi; kadro bekleyen akademisyenlere yönelik tehditkâr bir dil kullanmış, akademik kurullara silahlı korumalar eşliğinde katılmış ve bir toplantıya katılmayan öğrencileri İŞKUR programından çıkarmakla tehdit etmiştir. Bilimsel özgürlüğün merkezi olması gereken üniversitede korku ve baskı ikliminin hâkim olması, anayasal eğitim hakkı ve akademik hürriyetle bağdaşmamaktadır.”

BAKAN TEKİN’E SORULAR

Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu şu sorularına yanıt istedi:

  1. Munzur Üniversitesi Rektörü’nün, akademik tartışmaların yürütüldüğü fakülte kurul toplantılarına silahlı korumalar eşliğinde katıldığı iddiaları doğru mudur? Üniversite mevzuatında veya teamüllerinde bir rektörün akademik kurula silahlı unsurlarla girmesinin yeri var mıdır?
  2. Kadro haklarını talep eden akademisyenlere yönelik rektör tarafından tehdit ve hakaret içeren ifadeler kullanıldığına dair iddialar hakkında Bakanlığınız veya YÖK bünyesinde bir inceleme başlatılmış mıdır?
  3. Üniversitede akademik ve idari personelin mesleki faaliyetlerinin anlık olarak takip edildiği ve bir "fişleme/izleme" mekanizması oluşturulduğu yönündeki yaygın kanaat hakkında bir denetim yapılması planlanmakta mıdır?
  4. Üniversite kadrolarının tahsisinde nesnel ve ölçülebilir kriterler yerine kişiye özel veya keyfî uygulamaların yapıldığı iddiaları karşısında, son iki yılda yapılan atamaların liyakat denetimi yapılmış mıdır?
  5. İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan öğrencilerin, rektörün düzenlediği bir toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle işten çıkarılmakla tehdit edildikleri iddiası doğru mudur? Bir toplantıya katılmamak, mevzuatta "işten çıkarma" veya "disiplin suçu" olarak tanımlanmış mıdır?
  6. Savunma hakkı tanınmadan öğrenciler üzerinde bu tür ekonomik ve idari yaptırımlar öngörülmesi, "idari yetkinin kötüye kullanılması" kapsamına girmemekte midir?
  7. Munzur Üniversitesi’ndeki bu baskı ortamı ve "güvenlikçi" yönetim anlayışının, üniversitenin akademik başarısını ve kentin kültürel-bilimsel dokusunu zedelediği açıkça görülmektedir. Üniversite yönetiminin demokratik, şeffaf ve hukuka uygun bir çizgiye çekilmesi için Bakanlığınızın alacağı somut önlemler nelerdir?