Dernek açıklamasını okuyan Suna Çelik, “Enerji bahanesiyle yürütülen insansızlaştırma politikaları barajlarla sınırlı değildir. Bugün yeni bir dalgayla karşı karşıyayız: GES projeleri. Pertek’in Demirsaban, Kaçar, Dereli, Günboğazı ve Soğukpınar mahalleleri ile Hozat’ın Kardelen köyünde geniş tarım arazileri hedef alınmaktadır. Meralara ve hayvan otlaklarına kurulacak GES’ler, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerine ciddi zararlar verecek; yeni bir göç dalgasını tetikleyebilecektir” dedi.
Kentteki madencilik faaliyetlerine de değinen Çelik, “Altın, krom ve diğer metalik madenler için verilen ruhsatlar; dağlarımızı, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı ve kutsal mekânlarımızı tehdit etmektedir. Patlatmalı kazılar, ağır iş makineleri ve kimyasal yöntemlerle yürütülen madencilik faaliyetleri doğayı geri dönüşü olmayan bir yıkıma sürüklemektedir. Bu projeler yalnızca toprağı değil; suyu, havayı ve tüm canlı yaşamını kirletmektedir. Arıcılık, hayvancılık ve tarım büyük zarar görmekte; Dersim’in ekolojik dengesi sistematik biçimde bozulmaktadır. Dersim’in yeni enerji projelerine ihtiyacı yoktur. Şirketler, kâr uğruna yaşam alanlarımızı talan etmektedir” diye konuştu.
Baro üyesi Avukat Barış Yıldırım ise, kentin akarsu, orman, kaya, mera ve step ekosistemiyle zengin bir flora ve fauna çeşitliliğine sahip olduğunu söyledi.
Yıldırım, yapılan çalışmalarda 2 bin 250’nin üzerinde bitki türü tespit edildiğini ve bunun beşte birinin endemik olduğunu belirterek, “Burada herhangi bir Avrupa ülkesinden daha fazla bitki çeşidi mevcut. Yine ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi’ne göre kesin koruma altında olan türler var. Munzur’un dünya kültürel mirası listesine alınması gerekiyor. Bir yerin bu listeye alınabilmesi için 10 kriterden birini karşılaması yeterliyken Munzur, 6 kriteri karşılıyor. O nedenle bu coğrafyaya dönük projelerde ısrar emek uluslararası sözleşmelere ve anayasaya aykırı. Bırakın burada baraj, HES, RES, GES projesi yapmayı insan baskısının dahi ortadan kaldırılması lazım” dedi.
Kentin enerji konusunda ödemesi gereken bedeli fazlasıyla ödediğini vurgulayan Yıldırım, “Bu bedeli Keban Barajı ile Uzunçayır Barajı ile Seyrantepe, Tatar ve Pembelik Barajı ile ödedi” ifadelerini kullandı.



