Dersim, yalnızca bir coğrafyanın adı değildir. Doğanın, kültürün, tarihin, dilin, inancın ve ortak değerlerimizin, yaşamın; hafızamızın simgesidir. Bu nedenle Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin asıl amacı; Dersim’in doğasını korumak, kültürel mirasını yaşatmak, Dersim edebiyatını, tarihini, sanatını, inancını, dilini, kültürel değerlerini ve düşüncesini özgürce buluşmasını sağlamaktır.

Festival, herhangi bir siyasi partinin gövde gösterisi veya propagandasının alanı değildir. Siyasi propaganda alanına dönüştürülmemesi gerekir. Çünkü Dersim hiçbir siyasi yapının tek başına temsil edemeyeceği kadar ortak ve büyük bir değerdir.

Elbette demokratik toplumda herkes düşüncesini ifade etme hakkına sahiptir. Ancak bu Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ortak kimliğini gölgelememelidir. Doğamızı, kültürümüzü ve toplumsal dayanışmayı ikinci plana itmemelidir.

Bir tarihçi-yazar olarak biliyorum ki, toplumların ortak değerleri günlük siyasi rekabetin üzerinde tutulmalıdır. Dersim’in değerleri kalıcı olur. Dersim toplumunun kültürel değerleri gelecek kuşaklara ancak bu anlayışla taşınabilir.

Temel dileğim Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ayrıştıran değil, birleştiren, kutuplaşan değil, kucaklayan, siyasi hesaplar değil, doğanın insan hakkından önde geldiği düşüncesi ile hareket ederek Dersim edebiyatını, tarihini, sanatını, inancını, dilini, doğasını ve kültürel değerlerimizin yaşam alanı olmasıdır. İnsanlığın sesi olmaya devam etmelidir.

Munzur Kültür ve Doğa Festivali entelektüel duruş, dogmatik ideolojilere, kökten dinci yaklaşımlara sığınarak toplum üzerinde otorite kurmak ya da resmi ideolojilerin koruması altında ikbal aramakla bağdaşmaz. Dersim doğasının gereği evrenselliğe sahiptir. Dolayısıyla körü körüne itaat etmesi fıtratına aykırıdır.

Dersimliler birbirini sevmeli, Dersimin kalkınmasına önem vermeliler, ürünlerini değerlendirmeliler. Toplumun gerçek kalkınması her şeyden önce nitelikli insanı yetişmesine bağlıdır. Dersimliler; Dersimli hizmet etmekte yarışmalıdır. Çağdaş bir toplum, sosyal sorumluluk duygusuna sahip olan insan topluluğu olmalıdır. Dersimler sevgiyle birbirini sarmalıdırlar. Günlük yaşamda çevresine, topluma karşı daha çok yararlı olmalıdırlar.

Sevgi ile beslenen insanlar topluma karşı sorumluluk hissederler. Bu sorumluluklardan ötürü görevlerini yerine getirirken bu görevden en önemlisinden en önemsizine kadar en küçüğünden en büyüğüne kadar hepsini tam olarak vicdan huzur içinde yerine getirmeliler.

Kişisel çıkarlar için Dersim’in kültürel değerleri yok edilemez. Edilmemelidir. Dersim kültürü, Dersim toplumunun çınarının gövdesidir. Edebiyat ve dil onun suyudur. Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar, adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını ne işe yarayacağını bilemez. Dersim toplumu kendi örfüne, töre, âdetine, geleneklerine, göreneklerine, kültürel değerlerine sahip çıkmalıdır. Asıl olan, zor olan kültür ve inançlarımızı yaşatmaktır. Sorumluluk sahibi olan her Dersimlinin bu sorumluluk içerisinde hareket etmesi gerekir.

Değerli Dersimliler yıllarca toplumuz açlığa, yokluğa, yoksulluğa teslim edildi. Cehaletle kuşatıldı. Horlandı, aşağılandı. Kültürü, tarihi, dili, inançları yok sayıldı. Sindirildi. Direnenler etkisizleştirildi. Sürgün edildiler. Dersim önderleri bu haksızlıklara adaletsizliklere karşı yıllarca mücadele ettiler. İnsanlık dışı uygulamalara maruz kaldılar ve katliamlar yaşatıldı. İmhalar yaşandı. Zorunlu göçler oluştu. Nüfus yoğunluğunu kaybetti. Dersim’in dili, kimliği kültürü, siyasal hükümetler tarafından yok sayıldı. Gelişmesine olanak tanınmadı.

Dersim halkı başı dik ve onurlu yaşamın adıdır. Dersim uygarlıkların sentezidir. Dersim tarihi ,kültürü, dili ve inançsal değerleri yok edilemez ve edilmemelidir. Bunun içindir ki toprağımızla, insanlarımızla da buluşurken, kaynaşırken tarihimize, kültürümüze, törelerimize sahip çıkmak zorundayız. Festivali günlük siyasi amaçlara alet etmemeliyiz.

Gerçek yurtsever dürüst Dersimli bu davaya beyniyle, yüreğiyle, düşleriyle duygularıyla toplumuna karşı vicdani bir sorumluluk içerisinde sahip çıkmalıdır. Bunun içindir ki toplumumuzda faydalı olmak istiyorsak; kültürel değerlerimizi korumak zorundayız. Dersim’imin değerlerini yaşatmak hepimizin görevidir. Dersim toprağıyla, bitkilerle, böceklerle, Munzur ve Düzgün Baba, Sarısaltık‘la, Ağu içen, Derviş Cemal, Baba Mansur ve on iki ocağı ile var olmuş ve inançlarımıza yaşam kaynağı olmuştur. Bu kültürel değerlerimizin bütününe sahip çıkmak zorundayız.

18.07.2026

Ali Kaya (Tarihçi-Yazar)