Eski rektör Ubeyde İpek döneminde temelleri atılarak Avrupa Birliği hibesi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı idaresinde yürütülen böylesine büyük bir projenin başına konuyla alakası olmayan bir tarihçinin atanması yeni rektörün meseleye nasıl ciddi yaklaştığını gösteriyor!

Merkezin kurulmasının ardından göreve getirilen müdür dahil ilk ekibin, TÜBİTAK ve AB destekleriyle birçok imkanı kullanıp, yurtdışı programlarına katılarak gezip tozmalarının ardından, oluşan ilk bilgi birikimini de yanlarına alıp yabancı ortaklı bir özel sektör firmasına transfer oldukları ortaya çıkmış ve bu durum haberleştirilmişti.

Uzun süre deneyim ve personelden mahrum kalan merkezin NTE konusunda çalışmalar yapan ve akademisyenler tarafından da daha tercih edilebilir bir merkez olması için başka bir üniversiteye nakli dahi istenmişti.

Merkezin başına bir tarihçinin atanması acaba bu merkez kapatılmak ya da başka bir üniversiteye transfer mi edilmek isteniyor sorusuna akıllara getiriyor.