TTSO açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi: “Özellikle kadim Alevilik inancının siyasi tartışmaların içerisine çekilerek değersizleştirilmeye çalışılması ve Kürt kadınları üzerinden yürütülen, insan onurunu ve toplumsal barışı zedeleyen aşağılayıcı fıkra, söylem ve benzetmeler hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir noktaya ulaşmıştır.
İnsanların etnik kimliği, inancı, dili ve cinsiyeti, hiçbir siyasi stratejinin, ekonomik statünün veya fütursuzca kullanılan bir üslubun malzemesi olamayacak kadar kutsal ve değerlidir. Toplumsal yaşamın öncüleri olması gereken siyaset ve iş dünyası temsilcilerinin, kullandıkları dile ve üsluba en yüksek düzeyde özen göstermesi ahlaki ve toplumsal bir zorunluluktur. Kimseyi tahkir etmeye, ötekileştirmeye ve toplumun ortak hassasiyetlerini rencide etmeye kimsenin unvanı, serveti veya konumu ne olursa olsun hakkı yoktur.
Bu doğrultuda, adalet mekanizmalarının insan onurunu ve toplumsal vicdanı koruma adına attığı adımları, yargının eşit yurttaşlık ve hukuk ilkeleri çerçevesinde yürüttüğü süreçleri son derece kıymetli buluyoruz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu huzur ve barış iklimi, ancak ve ancak birbirimizin kimliğine, haysiyetine ve inancına duyduğumuz mutlak saygıyla inşa edilebilir.
Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası olarak;
İnsan onurunu, inançların kutsallığını, halkların eşitliğini ve bir arada yaşama irademizi hedef alan her türlü ayrımcı, küçümseyici ve aşağılayıcı söylemin karşısında olduğumuzu net bir şekilde ifade ediyoruz. Coğrafyamızın ve kadim kültürümüzün bize yüklediği sorumlulukla; hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanların hak, özgürlük ve onurunu korumak adına her türlü demokratik ve hukuki çabanın destekçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.



