İnsanat bahçesinde tutsak gibi hissettirir.

Berbat bir hayatı çok pahalıya yaşamanın bir sonucudur Sendrom. ŞARJımızın bitmesidir tükenmişlik.

Zaman ilerledikçe ilk göze çarpan yılların göz kenarlarında oluşturduğu kaz ayakları, çöken kaşlar, oluşan çizgiler, ağaran saçlar, bunlar hayat yolunda verilen mücadelenin madalyaları aslında. Dünyada insanlığın var oluşundan bu güne tahmini 150 milyar insan geçmiş bu gezegenden. Kimisi ilk nefesten sonra terk etmiş, kimisi 147 yıl sonra, kaçınılmaz son ölüm ama hiç kondurmayız kendimize.

İçinde yaşadığınız dünyada her şey madde ile ışığın bir oyunudur aslında.

İnsanlar kötülük için yaşamaz. Her canlı organizma gibi kendini yaşatacak ortamı bulmaya çalışır. Sürdürdükleri hayat nehrinde boğulmamak için kıyıdan sarkan dalları yakalamaya çalışırlar, yakaladıkları dal sığınağıdır. Amaç hayatta kalmak hayata tutunmaktır.

Modern rahat bir zamanda yaşasak ta

Ne yazık ki sorunlar ile baş etme yetimiz fazla gelişmemiş.

Bozuldu ağa bozuldu, dünya kökünden bozuldu, üstüne bastığım toprak ayaklarımın altından kayıyor sanki.

Bugün dünü arıyoruz, yarın da bu günü arayacağımızdan şüphen olmasın...Orhan Kemal

Ceylan ve eşek

Birinin güzelliğini överken niye ceylan gözlü deriz? Birini yererken niye eşek deriz? Eşeğin gözleri daha güzel. Çünkü eşek bize hizmet ediyor, insanoğlu hizmet ettiklerini baş tacı eder, hizmetçilerini ayakaltı.

Dostoyevski Suç ve Ceza romanında başkalarının zavallılığına bakıp kendi haline şükredenlerden tiksiniyorum der,

Dostoyevski’nin bu cümlesi insanların başkalarının acısından kendini yüceltmesini yargılar.

Ruhumuz karanlıkta kalırsa, günahlar çıkar ortaya, Suçlu günahı işleyen değil, karanlığı getirendir, demiş Sefiller romanında... Victor Hugo

Çingenenin birine çıkışmışlar,

Ne biçim yürüyorsun? diye,

Yürümüyorum ki, DANS ediyorum demiş.

Müziksiz dans mı olur?

Beynin varsa olur, neden olmasın..

Günahın sevabın ötesinde

İyiliğin kötülüğün üstünde

Dans et dünya pistinde..

Değerlerini diğerlerinden ayıramıyorsan, meğerlerini bir cebine keşkelerini diğer cebine koyarsın.

Giydiğiniz giysilerde delik bir cep bulunsun.

Tasa endişe ve öfkelerinizi sürekli delik cebe atınız, kapalı cepte ağırlık ederek hayat hızınızı keser.

Oturmakla değil, okuyup hareket ile kucaklaşanlar ve pozitif bakış açısı geliştirenler hayat ile müziksiz dans edebilir.

Hayat bisiklet gibidir, dengede durmak için pedal çevirmek gerek...!

Sevgidir pedalı döndüren, yükün ne önemi var.

İnsanlığa sığmaz dediğimiz her şeyi sığdırdık, çözemediğimiz sorunlar bizi çözdü, herkes iyi niyetli de bu huzursuzluklar neden? Kötülük aslında cehaletten beslenir. Cehalet kanser hücreleri gibidir, karınları doyduğu sürece sistemin tümünü ele geçirmeye çalışırlar, ve en sonunda kendileri ile birlikte sistemi de yok ederler, bunlar alemi rahatsız edenler kulübü üyeleridir.

Kötülük aslında zayıflıktan gelir, kurban zihniyetinden vazgeçip, insan zayıflığını gösterecek kadar güçlü olmalı....

Kurban zihniyeti, yaşanan acının ötesinde, kişinin sürekli ben çaresizim düşüncesine saplanmasıdır.

Kurban demişken mecazi anlamdan çıkıp gerçek Kurban a dönelim.

İneğe tapan Hindular ile Hintli Müslümanların iç çatışma sebebi.

Bizim Tanrımızı kendi Tanrınıza kurban edemezsiniz çatışmasıydı. Dinlerde okuma, öğrenme, araştırma ve SORGULAMA dinin direği olmayınca inanç şirke girerek çirkefleşiyor..

İngilizler Hindu mahallesine sürekli kesilmiş inek atarak bu yangını körüklemiş.

Herkesin gittiği yere değil gidilmesi gereken yere gidilmeli.

Bizler hayvanlıktan kurtulup insanlığa kavuşmak için çırpınan sicili bozuk memelileriz.

Sicilimiz bozuk çünkü tarih katliamlarla ve işkencelerle dolu, birbirine en fazla zarar veren memeli türüdür insan, hatta kendi aile üyelerine bile.

Ne tam akıllıyız, ne de tam deli.

Ne doymaz bir varlıktır insan, giderilen her ihtiyaç yeni bir ihtiyacı tetikler.

Dünyanın cennet olmayışının nedeni, yoğun bakımda olmadığı halde bilinci kapalı insanların çokluğudur, biz bu dünyaya kendimizi iyi hissetmeye gelmedik , iyi'ce hissetmeye geldik.

Dünya var oldukça yanlışlar da olacaktır ve bu yanlışlara karşı çıkan olmadıkça bu yanlışlar devam edip gidecektir.

İnsanız zafiyetlerimiz var işte, bencil talep fazlalığımız var, istiyoruz ki görüntümüz ile bütün ahali biz geldiğimizde Kızıldeniz gibi ikiye ayrılsın. Hayat işte ne kullanma kılavuzu var ne de garantisi, 35 yolun yarısıdır diyen değerli şairimiz bile yetmişini göremeden 46 yaşında HAYDİ ABBAS VAKİT TAMAM diyerek ömür durağında indi.

Işık hızından daha hızlı bir hız var mı?

Var..!

Düşünce hızı,

Düşünen varlık insanın, sorumsuzca düşüncesizliği, sorgulayarak düşünmekten daha hızlı yol almamalı.

Çünkü bir sorgulama bin putu ve bin yanlışı yıkar.

Cehaletimizi kırabiliriz, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabiliriz aslında, bu donanıma sahibiz.

Hayatımız hakkında karar verenlerin hatası sonucu, hayatı hortumun içinde ki akıntıya doğru yüzerek geçiriyoruz.

Başkalarıyla o kadar meşgulüm ki, kendime ayıracak zaman kalmıyor ve mutluluğu hep yarınlara erteliyorum, sanki bu gün, dünün yarını değilmiş gibi.

Ölme eşeğim ölme bahar gele yonca yeşere burma yiyesin , diye eşeğine seslenen çiftçiye eşekten cevap gelir..

Tee Eşek ölecek, ters dönecekte s*...i güneşlenecek...

Bizler hep cek cak larla kandırılıyoruz ve ölüyoruz.

Kendini sev, kendine el olan başkasına yar olmaz. Sen yeryüzünde ruhundaki ilahiliği deneyimleyen bir gezginsin.

Siz bu makaleyi okuyana kadar dünya 300 km, güneş 2000 km, ve Samanyolu 6000 km yer değiştirecek, peki bizde ne değişecek..?

Yaratılanın en kıymetlisi insanın yerinde sayması kulluğa yakışmaz, böylesi hareketli bir evrende yerinde sayanları sistem KARA deliğe atar, ülkelerin ve insanlığın ileri gitmesi için, çoğunluğun dolandırıcı değil, koordinatör olması gerekir.

Herkes hata yapabilir, ancak ahmaklar hatalarına bağlı kalırlar...Çiçero

İnsanoğlu tek başına bir şeydir, ama birlikte her şey, didişme zamanı değil, artık ayrı enstrümanlara akort olmayı bırakıp birlikte senfoni yaratma zamanıdır.

U yu bırakıp V olmak gerek , Kuşlar V şeklinde uçarlar birbirinin hava akımı ile yükselmek için .

Tiyatro oyunları halkın kavrama kabiliyetine göre sahnelenir.

Yetersiz donanımlı insan, herkesi kendine düşman görür, oysa en büyük düşman AYNA da dır..

Ey gönül derdinden etme şikayet

Yüce dağlar gurur duyar karından....Aşık Veysel

İnsan eş seçerken akıbetini seçer.

İstisnalar kaideyi bozmaz ama ev hanımlarının birçoğu kocalarını sürekli sorguya çeker, eleştirir, strese sokar, sevgisi kıttır, yaprak sarmasını sevdiği kadar kocayı sevmezler, bunun geri dönüşümünü hesaba katmayarak.

Tükenmişlik sendromuna giren erkekler erken ölür, onun için ülkemizde dul kadın sayısı, dul erkek sayısından altı kat fazladır.

Bir karakaş bir karagöz sende var

Uslanmaz bir deli gönül bende var

Bunca yıldır derde derman ararım

Demedin ki derde derman bende var...Harput manisi

Ateş böceği ışıldamak için karanlığı bekler.

Her karanlık, hayatı karartmaz.

Psikoloji diyor ki; Sana acı veren şeyleri takip etmeyi bıraktığında, seni mutlu edecek şeylerin hayatına girmesine izin vermiş olursun.

Sakın unutma...!

Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu bir şey kaybettirmez. Bahanesi basit insandan, kaliteli muhabbet çıkmaz. Bırak selamı, ziyan olmasın zaman.

Hayat;

Bizim ona yüklediğimiz anlam kadardır..

Serenat

Sen buralarda olunca herkes aktivistti, ağaçlar şarkı söyler böcekler vokalistti

Dereler gürülderken, sabahın şafağında,

Kuşlar yem taşırdı yuvaya gagasında

Koyunlar otlaşırken yüce dağlar başında,

Kuzular meleşirdi meraların aşında

Cırcır böceği cızılar, arılar vızıldardı

Karınca kışı bekler durmadan çalışırdı

Şimdi senin yokluğunda kâinat serenattan yoksun

Kıyamet neye dursun, kopacaksa kopsun... N.Köse

İnsan egosunun esiri olarak kendini fazla önemsememeli, çünkü yeraltı kendini vazgeçilmez zannedenlerle dolu.

Herkesin tanıdığı kimsenin bilmediği biriyim, kendimi kimseye kul etmem..Diyordu kibirlinin biri..

Zaman çok hızlı geçiyor, söyleyin biraz ağır olsun, daha yapacak çok işimiz var.

Diyordu, rahmetlinin biri..

Biz ne renkler geçirdik, sarıya varmak için

Ne kapris mavileri

Ne asalet morları gördük

Ne kolay pembeye kandık

Ne de saldırgan kızılda caydık

Hakiye biraz baktık

Griden hep kaçtık

Sarhoş eden turkuazda, işte onda biraz kaydık

Yine de vazgeçmedik

Şimdi tam da tonunu tutturmuşken hayatın, bana fırçam yok deme... SeldaTerek

Hayat işte ne kullanma kılavuzu var, ne de garantisi, ama sıfır YÜREKLİ insanlar ikinci el gönüllerde kaybolmamalı.

Fiziksel, ruhsal, zihinsel, duygusal boyutlarıyla insan bütünsel ve sosyal bir varlıktır.

Tükenmişlik, Virüs girmiş bilgisayar gibidir, hayatı yavaşlatır, onun için insan bazen kendine yeni versiyon güncellenmiş format atmalı.

İnsanı bedenen ameliyat için uyutmak , ruhen ameliyat için ise uyandırmak gerekir..Tolstoy

Dünyanın en vasat ve niteliksiz Jürisi ELALEM dir.

Elalem ne der?

Doğru bildiğin yolda yürü, kulak asma el sözüne.

Yüksek rakımlı insanları yokuş korkutmaz.

Unutulmamalıdır ki, insan bir makine değildir. Her ruhun dinlenmeye, her kalbin huzura ihtiyacı vardır.

Sen kalbine huzur vereni al, vermeyeni sevgin ile azat et. Evren onun icabına bakar.

İnsanları sevmiyorsanız insanlığı seviniz.

Çünkü bir salkım iyilik bir bağ getirir.

Her karanlık kendisini sonlandıracak şafağın

tohumlarını içinde taşır...Dante

Sonuç olarak

İnşirah suresinin belirttiği gibi; Şüphesiz zorluklarla beraber bir kolaylık vardır.

Tükenmişliğin asıl nedeni üretmemektir.

Akıyor Zaman

Affetmek barış değildir, artık savaşmaya değmez demektir.

Herkesin baharı başka ama umudu aynıdır, gönlünüzdeki tüm tomurcukların biran önce çiçek açması dileğiyle, ömrünüze bereket....

Necati KÖSE