Tunceli Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Muhammed Gürhan, mantar zehirlenmelerine dikkat çekerek, “Doğadan bilinçsizce toplanan mantarların tüketilmesi, her yıl maalesef birçok vatandaşımızın yoğun bakım ünitelerine yatırılmasına, hemodiyaliz veya mekanik ventilatör desteğine ihtiyaç duymasına neden olmaktadır. Bilinmelidir ki; mantar zehirlenmesi basit bir akut gastroenterit tablosu değildir. Bu durum, kişiyi saatler içerisinde geri döndürülemez akut hepatik yetmezlik tablosuna ve ölüme götürebilen ciddi bir süreçtir” dedi.

Mantar konusunda halk arasında doğru bilinen yanlışlara vurgu yapan Dr. Gürhan, “Mantar tüketimi konusunda halk arasında doğru bilinen yanlış inanışlar hayatla kumar oynamak anlamına gelmektedir. "Gümüş kaşık kararmadıysa zehirsizdir", "sirkeli suda beklettim", "iyice kaynattım zehri öldü" veya "ayran ile kaynatayım köpürmezse zehirsizdir" şeklindeki efsanelerin tıbbi ve bilimsel hiçbir geçerliliği yoktur. Mantarların yapısında bulunan toksinler (zehirli maddeler) ısıya dirençlidir; dolayısıyla pişirmekle, fırınlamakla veya kaynatmakla yok olmazlar” diye konuştu.

Doğadan toplanan mantarlar yerine kültür mantarı tüketilmesini tavsiye eden Dr. Gürhan, “Vatandaşlarımızın sağlıklarını korumak adına sadece üretim yeri belli olan, ambalajlı kültür mantarlarını tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Mantar tüketimi sonrasında bulantı, şiddetli kusma, karın ağrısı veya baş dönmesi gibi belirtilerden herhangi birinin yaşanması durumunda vakit kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı ve Sağlık Bakanlığımıza bağlı 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) ile iletişime geçilmelidir. Hiçbir mantarın lezzeti, insan hayatından daha değerli değildir” şeklinde konuştu.