Bir güzel sonbahar günü rüzgarla yaprak
Daldan dala dans ediyorlardı kucak kucak
Onları kıskanıyordu tüm ağaçlar ve toprak
Yıllarca birbirine hasret iki sevgili gibi.
Sanki yıllarca birbirine hasret kalmışlardı
Gönüllerde sevda, hasret ve özlem vardı
Onlar dans edince ortalığı neşe, sevgi sardı
Dans ettiler, raks ettiler daldan dala gün boyu.
Öylesine kaptırmışlardı ki kendilerini unuttular saati
Gözlerinden, bakışlarından okunuyordu aşk ve saadeti
Birbirinden ayrılmaya hiç ama hiç yoktu niyeti
Dans ettiler bütün gün hasret giderdiler gönüllerince.
Saatlerce raks ettiler, eğlendiler çılgınca
Sanki birbirinden ayrı kalmışlardı yıllarca
Gönüllerde aşk, sevgi ve özlem olunca
Samanlık seyran olur der bir atasözümüz.
Hiç bitmeyecekmiş gibi dans ettiler bütün gün
Şarkılar söylediler, eğlendiler davul, zurna, düğün
Mevsim sonbahar ağaçlar perişan, ağaçlar üzgün
Kıskandılar rüzgarla yaprağın böyle güzel dansını.
Aniden gökyüzünde kara kara zebaniler göründü
Kapattılar güneşi her tarafa bir karanlık çöktü
Gökte bulutlar ağladı yağmur bir döktü bir döktü
Zebaniler indiler yeryüzüne ayırdılar iki sevgiliyi.
Zebaniler ayırdılar sevgili yaprakla rüzgarı birbirinden
Etrafa bir sessizlik bir hüzün çöktü derinden derinden
Korkusundan hiç kimse bir şey yapmadı kalkmadı yerinden
Rüzgarın eline kolunu bağlayıp yaprağı alıp uçtular meçhule.
O gün bugün hep üzgün hiç gülmedi rüzgar
Onu bulmak için düştü yollara esti diyar diyar
Esti dört mevsim kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar
Hiç usanmadan hiç yorulmadan yıllarca yıllarca.


