{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/haber/dersim-barosunda-1-eylul-dunya-baris-gunu-aciklamasi-5121.html", "headline": "Dersim Barosu’nda 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklaması", "datePublished": "2026-09-01T12:09:00Z", "dateModified": "2026-09-01T12:09:00Z", "description": " Dersim Barosu Yönetim Kurulu, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.", "author": { "@type": "Person", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/news/default/1788253808-dc0c1.jpg", "width": "800", "height": "400" } }

Dersim Barosu’nda 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklaması

Dersim Barosu Yönetim Kurulu, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

GÜNCEL - 01-09-2026 12:09

Baro açıklamasında şunlar kaydedildi:

Bizler, tarih boyunca ağır acılara tanıklık etmiş; farklı kimliklerin, dillerin, inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı kadim Dersim coğrafyasından, hukukun ve vicdanın diliyle barış çağrımızı yineliyoruz.

Barış; silahların sustuğu, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, adaletin toplumun bütün kesimleri için güvence altına alındığı, temel hak ve özgürlüklerin korunduğu demokratik bir yaşam düzenidir. Kalıcı barışın yolu, insanların kendilerini özgür ve güvende hissettiği, farklılıkların toplumsal zenginlik olarak kabul edildiği bir yaşamın kurulmasından geçmektedir.

Toplumsal barışın temelinde eşit yurttaşlık vardır. Hiç kimsenin ırkı, etnik kökeni, dili, dini, inancı, mezhebi, cinsiyeti, düşüncesi veya siyasi kanaati nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı; herkesin hukuk önünde eşit olduğu ve insan onurunun korunduğu bir toplum düzenini savunuyoruz.

Barışın dili; insanları bir araya getiren, farklılıkları koruyan ve karşılıklı anlayışı güçlendiren bir dildir. Toplumsal sorunların çözümünde hukukun, demokratik siyasetin, diyaloğun ve müzakerenin esas alınması gerektiğine inanıyoruz. Birlikte yaşamanın yolu, birbirimizin haklarına saygı göstermekten ve herkes için adalet istemekten geçmektedir.

Bu toprakların ve bu coğrafyanın edebiyatı da barışın güçlü bir toplumsal hafıza, vicdan ve yüzleşme meselesi olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.

Mehmed Uzun’un çok kültürlü ve bir arada yaşamaya dayanan edebi mirası; Bahtiyar Ali’nin savaşın insan üzerinde yarattığı yıkıma karşı yükselttiği evrensel sesi ve Burhan Sönmez’in zulme, sürgüne ve adaletsizliğe karşı kalemi, barış ve adalet arayışımıza ışık tutmaktadır.

Fırat Cewerî’nin dil ve kültürler arasında kurduğu köprüleri, Helîm Yûsiv’un insanı merkeze alan anlatısını, Yaşar Kemal’in Anadolu’nun halklarına, ezilenlerine ve doğasına adadığı büyük edebiyat mirasını ve Gülten Akın’ın toplumsal acılara dokunan güçlü vicdanını barış mücadelemizin ortak hafızasının bir parçası olarak görüyoruz.

Şêrko Bêkes ve Arjen Arî’nin savaşın yıkıcılığı karşısında yaşamı, doğayı ve özgürlüğü savunan dizelerini; Mahmut Baksi’nin ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı geliştirdiği barış dilini; Cânê Axîn’in önyargıları aşan anlatısını ve Şeyhmus Diken’in çok dilli, çok kültürlü ve çok inançlı ortak yaşam hafızasını birlikte selamlıyoruz.

Bejan Matur’un insanı ve hafızayı merkeze alan yüzleşme arayışını, Evrim Alataş’ın savaşın ve çatışmaların gölgesinde kalan insanların ve çocukların hakikatine yönelen cesur kalemini, Suzan Samancı’nın kadınların, göçün ve toplumsal travmaların dünyasına dokunan edebiyatını barışın toplumsal hafızasına bırakılmış kıymetli miraslar olarak görüyoruz. Bu edebi ve toplumsal miras, barışın kalıcı hale gelmesi için geçmişin acılarıyla yüzleşmenin, hakikatin ortaya çıkarılmasının, adaletin sağlanmasının ve toplumsal hafızanın korunmasının önemini göstermektedir.

Dersim Barosu olarak toplumsal barışı güçlendirecek demokratik ve hukuki adımları önemsiyoruz. Savaşın, şiddetin, nefret söyleminin, ayrımcılığın ve kutuplaştırmanın karşısında; hukukun, demokratik çözüm yollarının, eşit yurttaşlığın ve insan haklarının yanında olmaya devam edeceğiz.

Toplumsal barış; herkesin kendi kimliği, dili, inancı, kültürü ve düşüncesiyle eşit, özgür ve onurlu biçimde yaşayabilmesini gerektirir. Birbirimizin farklılıklarını kabul ederek ortak bir geleceği birlikte kurabileceğimize inanıyoruz.

Çocukların savaşın ve çatışmaların gölgesinde büyümediği, kadınların şiddete maruz kalmadığı, insanların düşünceleri ve kimlikleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılmadığı, mültecilerin ve göçmenlerin insan onuruna uygun koşullarda yaşayabildiği; farklı halkların, dillerin, kültürlerin ve inançların kendilerini özgürce ifade edebildiği bir dünya için mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Barışın hukukunu, toplumsal zeminini ve demokratik koşullarını hep birlikte inşa etmeliyiz.

Dersim Barosu olarak dün olduğu gibi bugün de barıştan, adaletten, eşitlikten, özgürlükten ve insan onurundan yana olmaya; toplumsal barışın önündeki ayrımcılığa, nefret söylemine, şiddete ve hukuksuzluğa karşı hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz.

Silahların sustuğu, hukukun ve adaletin hakim olduğu; hiç kimsenin ırkı, dili, dini, inancı, kimliği veya düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı ve ötekileştirilmediği, farklılıklarımızla eşit, özgür ve onurlu biçimde birlikte yaşayabildiğimiz bir gelecek umuduyla;

1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyor, barışın ve toplumsal huzurun egemen olduğu bir gelecek diliyoruz.

Günün Diğer Haberleri