Munzur ve Pülümür vadileri, 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tescil edilmişti. Ancak bugün Pülümür Vadisi’nde yürütülen çalışmalar, koruma kararlarının ne ölçüde uygulandığı sorusunu gündeme getiriyor.
Pülümür Vadisi’nde Memsan Enerji şirketi tarafından yüksek gerilim hatlarının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar sırasında yalnızca ağaçlar değil; taşlar, dereler, yol güzergâhları ve vadinin doğal dokusunu oluşturan pek çok alan zarar görüyor.
Çalışmaların yürütüldüğü güzergâhta ortaya çıkan görüntüler, vadinin doğal yapısında ciddi bir tahribat yaşandığına ilişkin endişeleri artırıyor. Doğanın bütün unsurlarının zarar gördüğü vadide, yaşananlar karşısında ilgili kurumların sessizliği ise düşündürücü.
Üstelik bölgede vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla daha önce yapılan yol kenarı bariyerleri ve çelik ağların da parçalandığı ve zarar gördüğü belirtiliyor. Olası kaya düşmelerine karşı hayati önem taşıyan bu güvenlik önlemlerinin tahrip edilmesi, bölge halkının ve yolu kullanan sürücülerin güvenliği açısından da kaygı yaratıyor.
Yapılan yatırımlara ve enerji altyapısının yenilenmesine karşı değiliz. Ancak bir yatırım gerçekleştirilirken doğanın, su kaynaklarının, yolların ve insan hayatının göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Kesin korunacak hassas alan ilan edilen Pülümür Vadisi’nde yaşanan bu tahribatı hangi kurum denetliyor? Koruma statüsü yalnızca Resmî Gazete’de yayımlanan bir karardan mı ibaret?
Pülümür Vadisi'nde yaşananların ilgili kurumlar tarafından incelenmesi, zarar gören alanların tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması bekleniyor.