Prematüre doğumun önemli bir süreç olduğunun altını çizen Dr. Gedik, “Prematüre doğum, yani bebeğin gebelik süresi tamamlanmadan dünyaya gelmesi, hem çocuk hekimleri olarak bizlerin yakından takip ettiği hem de ailelerin doğru bilgilendirilmesini gerektiren önemli bir süreçtir. Sağlık Bakanlığı ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün verileri, erken doğan bebeklerin uygun izlem ve destekle sağlıklı gelişim gösterebildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle doğumdan itibaren düzenli takip, ailelerin bilinçlendirilmesi ve bebeğin ihtiyacına göre planlanan bakım süreçleri büyük önem taşır” dedi.
Erken doğan bebeklerdeki hassasiyetlere değinen Dr. Gedik, “Erken doğan bebeklerde, organların tam olarak olgunlaşmaması sebebiyle nefes alma, beslenme, vücut ısısını koruma ve enfeksiyonlara karşı direnç gibi konularda hassasiyet görülebilir. Bu nedenle yalnızca doğum sonrası hastane bakımı değil, taburculuk sonrası süreç de aynı titizlikle yönetilmelidir. Prematüre bebeklerin gelişim hızları akranlarından farklı olabileceğinden, değerlendirmeleri genellikle ‘düzeltilmiş yaş’ üzerinden yaparız.
Ailelerin düzenli kontrollere gelmesi, bebeğin kilo alımı, boy ve baş çevresi gibi temel gelişim göstergelerinin izlenmesi açısından son derece önemlidir. Prematüre bebeklerde dönem dönem kansızlık, vitamin-mineral eksiklikleri veya iştahsızlık görülebilir. Böyle durumlarda gerekli destekler hekim tarafından planlanır. Anne sütü ise bu bebekler için en temel ve en kıymetli besindir; ihtiyaç halinde beslenmeyi güçlendirmek için ek güçlendiriciler kullanılabilir” diye konuştu.
Aşılamaların Sağlık Bakanlığı takvimine uygun ve bebeklerin kendi kronolojik yaşlarına göre yapıldığını dile getiren Dr. Gedik, “Aşılamalar, Sağlık Bakanlığı’nın takvimine uygun şekilde ve bebeklerin kendi kronolojik yaşlarına göre yapılmaktadır. Yalnızca özel durumlarda ek değerlendirme gerekebilir. İşitme testi, göz muayenesi ve gelişim taramaları mutlaka zamanında tamamlanmalı; gerekli görüldüğünde fizyoterapi ve çocuk gelişimi uzmanlarıyla ortak çalışmalar başlatılmalıdır.
Ailelerin bu süreçte bilinçli ve aktif olması, gelişim üzerinde doğrudan olumlu etki yaratır. Evde hijyenin sağlanması, sigarasız bir ortam, düzenli uyku ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik günlük alışkanlıklar çok önemlidir. Ebeveynlerin bebekleriyle temas etmesi, dokunması, göz teması kurması ve sakin bir bakım rutini oluşturması da gelişimi destekleyen unsurlardır.
Unutulmamalıdır ki, erken doğan bebekler doğru bakım ve düzenli takip ile zamanla akranlarıyla aradaki farkı kapatma şansına sahiptir. Bu nedenle aileler süreci hiçbir zaman yalnız yürütmek zorunda değildir. Her türlü sorunun hekimle paylaşılması ve önerilere düzenli şekilde uyulması, bebeklerin sağlıklı bir geleceğe güvenle adım atmasını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.