Uzman Dr. İşsever’in konuya ilişkin açıklamaları şöyle:
Osteoporoz Nedir?
Osteoporoz, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bir hastalıktır. İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Kemik gücünün azalması ve kemik yapısının bozulması sonucu kırık riski yükselir. Yaşlanan toplumlarda osteoporozun sıklığı giderek artmaktadır.
Kimler Risk Altındadır?
Aşağıdaki kişiler osteoporoz açısından yüksek risk altındadır:
• 60 yaşın üzerindekiler,
• Ailesinde osteoporoza bağlı kırık öyküsü bulunanlar,
• Üç aydan uzun süre kortizol (kortizon) tedavisi almak zorunda kalanlar,
• 45 yaşından önce erken menopoza giren kadınlar.
Bunların yanı sıra;
• Kalsiyumdan fakir beslenme,
• Aşırı sigara ve alkol kullanımı,
• Hareketsiz yaşam tarzı,
• Bazı romatizmal ve hormonal hastalıklar da kırık riskini artırmaktadır.
Bu risk faktörlerinden bağımsız olarak 65 yaş üzeri kadınlarda ve 70 yaş üzeri erkeklerde mutlaka osteoporoz taramaları yapılmalıdır.
Tanı Nasıl Konur?
Hasta polikliniğe herhangi bir şikâyet olmasa bile 65 yaşın üzerindeyse, gerekli kan tetkikleri ve fizik muayene yapılır. Ardından kemik dansitometrisi adı verilen kemik ölçüm cihazı ile değerlendirme yapılır. Bu yöntemle kemik yoğunluğu ölçülerek kemik yumuşaması veya kemik erimesi saptanır. Hastalığın takibinde de aynı görüntüleme yöntemi kullanılır.
Tedavi ve Korunma
Osteoporoz, kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu nedenle kırık oluşmadan önce önlem almak büyük önem taşır.
Korunma yolları:
• Günlük yeterli miktarda D vitamini ve kalsiyum alımını sağlamak,
• Düzenli fiziksel aktivite yapmak,
• Düşmeleri önleyecek şekilde ev düzenini sağlamak ve
• Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek.
Taramalarda kemik erimesi saptanırsa, düzenli takiplerle ve yıllık ölçümlerle ilaç tedavisi planlanmalıdır.
Osteoporozdan korunmak için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve hekim kontrolü şarttır. Düzenli kontrolleriniz için iç hastalıkları (dahiliye) veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvurabilirsiniz.