Muş’un Varto ilçesinde planlanan “Jeotermal Kaynak Arama Projesi” için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açılan davada mahkeme, projenin çevresel etkilerinin kapsamlı şekilde incelenmesine karar verdi. Bilirkişi incelemeli keşif 8 Ekim 2026’da yapılacak.
Bingöl İdare Mahkemesi’nin 2026/1232 Esas sayılı dosyasında, IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından Varto ilçesi sınırlarında gerçekleştirilmesi planlanan jeotermal kaynak arama projesiyle ilgili bilirkişilere yöneltilecek sorular belirlendi.
Avukat Barış Yıldırım aracılığıyla Bingöl İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, proje alanının yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve vaşak gibi koruma altındaki türlerin yaşam alanı olduğu belirtilmişti.
Dilekçede, bölgede yürütülen arıcılık, hayvancılık ve tarımsal üretimin projeden olumsuz etkilenebileceği, proje sahasında arkeolojik sit alanları ile taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu ifade edilmişti.
Ayrıca sondaj çalışmaları sırasında yeraltından çıkabilecek ağır metaller ve hidrojen sülfürün (H₂S) çevre açısından telafisi güç zararlara yol açabileceği ileri sürülürken, proje kapsamında yapılacak sondaj çalışmalarının 1. Derece Deprem Bölgesi olarak belirtilen Varto’da sismik hareketleri tetikleyebileceği yönündeki iddialara da dikkat çekilmişti.
Mahkeme 13 başlıkta inceleme istedi
Bilirkişilere yöneltilen sorular arasında projenin orman alanları, çayır, mera ve tarım arazileri ile yerleşim yerlerine etkisi de bulunuyor.
Mahkeme ayrıca;Projenin arıcılık, hayvancılık ve tarımsal faaliyetlere etkisini,Yeraltı ve yüzey sularının kirlenme riskini,Sondaj sırasında ortaya çıkabilecek ağır metaller ve H₂S’nin çevreye etkilerini,Fay hatları ve sismik hareketlilik açısından oluşturabileceği riskleri,Yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, ayı ve vaşak gibi türlerin yaşam alanlarına etkisini,Önemli doğa alanları ve kuş geçiş güzergâhlarını,Sondaj atıklarının bertaraf yöntemlerini,Projenin diğer faaliyetlerle birlikte oluşturabileceği kümülatif çevresel etkileri,Çevre ve halk sağlığı açısından alınacak önlemlerin yeterliliğini,Olası kuyu patlamalarına (blow-out) karşı acil durum planlarını,Jeotermal akışkan çekilmesine bağlı zemin oturması, çökme ve heyelan risklerini,Sondaj sırasında atmosfere salınabilecek buhar ve ısının mikroklimaya etkisini,Jeotermal akışkanın yeniden yeraltına basılmasına ilişkin teknik ve jeolojik uygunluğu bilimsel ve teknik açıdan değerlendirmesini istedi.
Keşif 8 Ekim’de
Mahkeme kararına göre bilirkişi incelemeli keşif 8 Ekim 2026 Perşembe günü saat 10.00’da yapılacak.