{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/sosyal-devlet-anlayisi-50.html", "headline": "SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI", "datePublished": "2023-06-26T17:26:00Z", "dateModified": "2023-06-26T17:26:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "Ali Kaya" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/f71ef81c662b98784acdb1b0ff00b818-f1b892eb298633d3b76f.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI

Ali Kaya

26-06-2023 17:26

Sosyal Devlet kavramı 19. yüzyılda insanlığın zorunlu deneyimleri sonucu ortaya çıkmıştır. Toplumun zayıf halkalarını güçlü halkalarından koruyan bu anlayış, yurttaşlarına asgari gelir güvencesini sağlayan, onları toplumsal risklere karşı koruyan, güvenlik, eğitim, barınma gibi temel hizmetleri sunan devlet anlayışıdır.

Bireylere ve ailelerine asgari bir düzeyde gelir garantisi sağlayan, kişilerin belirli sosyal risklerin (hastalık, yaşlılık, işsizlik vb.) üstesinden gelmelerinde onlara yardımcı olan, sosyal refah hizmetleri aracılığıyla, tüm yurttaşların iyi yaşam koşullarına sahip olmasını sağlayan, toplumun en zayıf halkasını (işsiz, hasta, kimsesiz gibi) korumak için kamu gücünün kullanan sosyal devlet anlayışı, 21. yüzyılda sorumluluk ve görevlerini daha da genişlemiş ve ilerletmiştir. Bireysel özgürlüklere, insan onuruna yaraşır bir yaşam gibi ki bu anlayış gelişmiş ülkelerde işlemektedir.

Sosyal devlet anlayışı zedelendiğinde, zenginle yoksul arasındaki uçurum giderek derinleşir, toplumsal doku zayıflayıp parçalanır, yoksullar toplumsal risklere (mali, sosyal vb.) karşı daha savunmasız kalır. Dolaysıyla toplumun temel bağları (komşuluktan yurtseverliğe, "komşu açken tok uyuyamama" gibi insani anlayış vb.) gevşer, aşınır ve sonunda geride bir değer kalmaz.

Günümüzde bu süreci yaşıyoruz. Dünyada ekonomi büyürken, birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Sözgelimi, eğitim, sağlık, hukuk, kamusal ilişkiler, iklim sorunu, su sorunu, temiz hava sorunu, çevre sorunu, ekonomi sorunu, işsizlik vb. gibi saymakla bitmez bir sorunlar yumağı da önümüzde duruyor.

Bugün Türkiye'de siyasallaşan İslam, aydınlanmanın önüne geçmiştir. İnsan aklını hiçe sayan iktidar, bireysel, toplumsal ve siyasal yaşamı etkilemektedir. Siyası iktidar, aşırılık tabanlı selefilik, Vehhabiler gibi aklı ve bilimi dışlayan akımların etkisine girmiştir. Siyasi iktidarın ideolojik aygıtı ise, eğitim sistemidir. Eğitim sistemini ele geçirmek, dini siyasi amacı için kullanarak siyasi iktidarını pekiştirmektir. Bu anlayış sosyal devlet anlayışıyla taban tabana zıttır.

Sosyal devlet ekonomiden, bireysel özgürlüklere, işsizlikten istihdam yaratmaya, barınma sorunundan, eğitim hakkına, adaletten hukuka, iklim sorunundan turizme, kültürel haklardan, yerel yönetim anlayışına birçok alanda yapması gerekenleri yerine getiren devlettir. Sosyal devlet neler yapabilir? Sosyal devlet refah devletidir. Ülke içerisindeki toplumun refah düzeyini yükselten devlettir.

Sosyal devlet, ahlak, adalet ve güvenliği görev edinmiş olan devlettir. Bir toplumdaki vatandaşların refahını istenilen düzeye çıkarmayı hedefler. Fırsat eşitliği, asgari yaşam koşulları ve demokrasiyi tüm kuralları ile işlevsel olarak sürdürmeyi amaçlar.

Görüldüğü gibi Türkiye’de demokrasinin işlevsel hale gelmesi nitelikli, laik demokratik eğitim sistem seviyesinin yükseltmesi, ülkede hak, hukuk, adaletin hakim kılınması, güvenliğin sağlanması, ahlak erozyonunun önlenmesi, kökten dinsel eğitim modeli yerine laik, demokratik ve üretim için eğitim modelini yaşamsal hale getirmekle mümkün olur. Demokratik eğitim kalitesinin artırılması ancak, sosyal demokrasi işlevsel hale gelebilir.

Tüm bu sosyal devlet ilke ve amaçları yerine getirilirse Türkiye’de, barış ve huzur sağlanır.

DİĞER YAZILARI DERSİM’İN SON TANIKLARI KONUŞUYOR 01-01-1970 03:00 CEM EVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANELERİDİR 01-01-1970 03:00 Aydın olmanın sorumluluğu nedir? 01-01-1970 03:00 SEYİT RIZA (1856-14-15 Kasım 1937) 01-01-1970 03:00 Eğitim Hakkı 01-01-1970 03:00 MUHARREM ORUCU VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 GADİR HUM BAYRAMI”NIN ANLAM VE ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 TARİHTEN DERS ALMAK: TÜRKİYE’DE ALEVİ KİMLİĞİNE YÖNELİK ÖNYARGILAR VE TOPLUMSAL BARIŞ 01-01-1970 03:00 SEVGİ GÜÇTÜR 01-01-1970 03:00 DERSİM KATLİAMI 01-01-1970 03:00 ŞAHSIM DEVLETİ Mİ, HALKIN DEVLETİ Mİ? 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE SOSYAL ÇÜRÜME VE EĞİTİM 01-01-1970 03:00 MAARİF MÜFREDAT PROGRAMI DİNSELEŞTİRME PROGRAMIDIR. 01-01-1970 03:00 İDEAL DEVLET VE MUTLU TOPLUM 01-01-1970 03:00 DEVLET VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 ANAYASAL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER 01-01-1970 03:00 Bilimsel Demokratik Laik Eğitim 01-01-1970 03:00 Eğitim Hakkı İnsanlığın Hakkıdır. 01-01-1970 03:00 AYDIN OLMANIN SORUMLULUĞU 01-01-1970 03:00 NEVRUZ BAYRAMI (21 MART) 01-01-1970 03:00 CEM EVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANELERİDİR 01-01-1970 03:00