ABD Ankara Büyükelçisi Bay Barrack basına düşen mesajında şunu ifade etti ; “Türkiye için en iyi sistem, Osmanlı Milletler Sistemi.”
Peki, Osmanlı Milletler Sistemi neydi? Aleviler, Osmanlı Milletler Sisteminin neresinde?
Osmanlı’nın Sultan Fatih zamanında temellerini attığı bir sistem; Osmanlı Milletler Sistemi. Balkanlar’da Hristiyan nüfusu kontrol altında tutmak için kiliselere dinsel alanda özerklik tanıyan bir sistem.
Bu sistem içinde Sünni Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler vardı.
Osmanlı Milletler Sistemi içinde “Aleviler” yoktu. Çünkü bu Millet Sistemi içinde Alevi İnancının tanındığı hukuki bir kurum yoktu.
Bu sistem tatbik edildiğinde, Osmanlı nüfusu 19.Yüzyılın ortalarına kadar yarı yarıya Hristiyan’dı.
Toplum Millet-i Hakime ve Millet-i Mahkume olarak ikiye ayrılmıştı.
Millet-i Hakime; Müslümanlar (Sünniler)
Millet-i Mahkume; Hristiyan ve Yahudiler’di.
Rum-Ortodoks Kilisesi ve Ermeni Kilisesi 19. Yüzyılın ortasına kadar Osmanlı Milletler Sisteminin güçlü bir parçasıydı.
1821 Yunan İhtilali, 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı, 1876 Kanun-i Esasi ilanı gibi durumlar neticesinde Osmanlı’da Milletler Sistemi zayıfladı ve imparatorlukla birlikte tamamen çöktü.
Osmanlı Milletler Sisteminin muhatabı olan Türkiye’de yaşayan Hristiyan ve Yahudi nüfus neredeyse kalmadı; 1915 Ermeni Tehciri, 1924-26 Rum Ortodoks-Müslüman Nüfus Mübadelesi bu sistemin varlık nedenini ortadan kaldırdı.
ABD Ankara Büyükelçisi Bay Barrack Türkiye’nin mevcut demografik durumunu bilinerek şunu öneriyor olmalı;
1) Türkiye’de Anayasal Sistem ABD öncülüğünde Kur’an Şeriatına dayalı bir sistem olsun,
2) Türkler ve Kürtler, “İslam’ı üst kimlik” olarak Anayasa’da kabul etsin,
3) Laik hukuk sistemi tamamen tasfiye edilsin
4) Aleviler, Osmanlı Millet-i Mahkume haklarından dahi mahrum şekilde Şeriat Hukukunun hükmünü kabul etsin.
Suriye’de Aleviler şuan “köle, savaş ganimeti, katli caiz” statüsünde görülüyor. ABD şimdi de Türkiye’de Aleviler’e aynı rolü biçiyor. Çünkü Laik Hukuk Sistemine en güçlü toplumsal desteğin Aleviler’den geldiğini biliyor.
ABD Büyükelçisi Bay Barrack’ın “Osmanlı Milletler Sistemi” tezi, 1839’dan bu yana devam eden “Seküler ve Laik Modernleşme sürecini” hedef alıyor. Bu planı, Türk-Kürt-Zaza Modernitesi içindeki Aleviler ve Laikler görmeli. Görmezlerse Millet-i Mahkume’den dahi aşağı bir hukuki statünün gelecekte kendilerini beklediğini düşünmeliler.
Av. Cihan Söylemez
Tarihçi-Yazar



