Severim ya da sevmem fark etmez; kimsenin kölesi olmayan, biat etmeyen ve özgür iradesiyle dimdik duran her kadının yanındayım. Bu duruş, yalnızca bireysel bir kararlılık değil; aynı zamanda toplumun ve siyasetin geleceğine dair güçlü bir mesajdır. Kadınların varlığı ve cesareti, erkek egemen bir sistemde bile değişimin mümkün olduğunu gösterir.

Erkek Egemen Siyasetin Gölgesi

Siyaset uzun yıllardır erkeklerin hâkim olduğu bir alan olarak görüldü. Karar mekanizmaları, fırsatlar ve görünürlük çoğu zaman erkeklerin elinde şekillendi. Kadınlar ise genellikle gölgede bırakıldı, bazen sadece destekleyici rol üstlendiler. Ancak artık durum değişiyor; kendi iradeleriyle aday olan, meydan okuyan ve geri adım atmayan kadınlar sahnede. Onlar, sadece kendileri için değil, tüm kadınlar için örnek oluyor.

İlham Veren Direniş

Bir Ali’yi sevdim,

Bir de Ali, Hüseyin, Yusuf, Deniz gibi olanları…

Boyun eğmediler, biat etmediler.

Korkunun değil, vicdanın tarafında durdular.

Ve bir de Pir Sultan vardı,

Sözünü darağacına kadar taşıyan.

O da susturulmadı,

Çünkü hakikat, hiçbir zaman susturulmazdı.

Ve kadınlar vardı…

Behice Boran gibi düşünen,

Cesaretiyle yol açan, sözüyle direnen.

Onlar, zincirlerin değil, düşüncenin devrimini yaptılar.

Yürekleriyle yazdılar tarihi;

Sessizliğin içinden doğan bir fırtına gibiydiler.

Bu isimler ve duruşlar, bugün siyasette ve toplumda cesur kadınların önünü açan ilham kaynağıdır. Onlar sayesinde erkek egemen anlayış zorlanır ve eşitlik için yollar açılır.

CHP’de Kadın Mücadelesi

CHP gibi köklü partilerde bile kadınların yolu hâlâ taşlı. Kadın adaylar, partinin kendi içindeki erkek egemen güçlerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu güçler, kadınların sesini kısmaya, etkilerini sınırlamaya çalışıyor. Ancak biat etmeyen ve özgür duruşunu koruyan her kadın, bu sistemin çatlaklarını görünür hâle getiriyor. Onlar sayesinde siyasette gerçek eşitlik için kapılar aralanıyor.

Kaybetmek Sadece Bir Sonuçtur

Sandıktan çıkan sonuç bazen kayıp gibi görünse de, mücadele ve duruş kaybedilemez. Cesur kadınlar, adımlarında kendi hikâyelerini yazarken, bir sonraki kuşağa umut ve ilham bırakıyor. Onların varlığı, siyasetin yalnızca erkeklerin alanı olmadığı mesajını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Yanındayım

Ben, severim ya da sevmem fark etmez; özgür iradesiyle dimdik duran, biat etmeyen her kadının yanındayım. Çünkü onların cesareti, sadece siyaseti değil, tüm toplumu dönüştürür. Onlar sustukça, erkek egemen yapı güçlenir; onlar seslerini yükselttikçe, gerçek eşitlik kapımızı çalar. Cesur kadınlar olmadan hiçbir toplum hak ettiği adaleti ve vicdanı bulamaz.

Gülcan IRMAK

Sosyolog