CEVAP VE DÜZELTME METNİ
“@dersimekspres8680” youtube kanalında, sunucusu Ozan Serdar adıyla bilinen Zülfü Engin isimli şahıs tarafından, “Vilike’nin 78 yıl sonra mezar yeri oldu” başlığıyla birlikte, ailemizin hedef alındığı ve üç ay süre ile yayınlanan videoda, gerçek dışı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişilerin hatırasına hakaret suçlarını barındırır nitelikte ifadelerde bulunulmuştur.
Videoda, “Vilike’nin bir başkası ile nişanlandığı, törende, Bavaye dergın oğlu da Vilike’nin babasının vekili olarak bulunur” demiş. Bu ifade doğru değildir. “Bavao derg oğlu” olarak tanımlanan, benim babam Hasan Ayrıç’tır. Ayrıca Vilike ile babam aynı yaştadır, ikisi de 1923 doğumludur. Babamın bu durumda, Vilike’nin babası yerine vekil olarak bulunması mümkün değildir.
Zülfü Engin açıklamasında, “Sonra da Bavaye dergın oğlu, kadınları devreye koymuş, Vilike’yi kandırıp, kaçırmış” demiş. Bu da doğru değil. Babam o durumu birçok kez ve üzülerek bizimle paylaşmıştı. Vilike nişanlandıktan sonra; çok güvendiği bir kadını birkaç kez babama göndererek, “kendisine söyle, beni kaçırıp buradan götürsün. Ben nişanlımla evlenmek istemiyorum. Yoksa kendimi asarım” demiş ve babamla kaçarak evlenmiştir.
Vilike ve babam kaçtıktan sonra, videoda iddia edildiği gibi Hıdır ağaya değil, babamın evli olan ablası, Selvi halamın evine gidiyorlar.
Söz konusu videoda; “Vilike’nin kocası askere gidiyor, o zaman askerlik dört yılmış, izine de gelemiyor. Kayın validesi, Vilike’ye çok ağır iftira atıyor, başkasından hamile kalmış diyor. Bunun üzerine Vilike kendini asıyor” diye belirtilmiş olsa da bu tamamen gerçek dışıdır. Vilike’nin kayın validesi denilen benim babaannem Zarife Ayrıç’tır. Sadece bununla da yetinilmemiş, Zarife Ayrıç’ın diğer üç gelinlerinin de aynı meseleden dolayı intihar ettiği belirtilmiştir. Ailede başkaca bir intihar vakası bulunmamakla birlikte hayatta olmayan nenemizi kötü göstermek amacıyla gerçek olmayan, hayal ürünü olaylar anlatılmıştır.
Vilike intihar ettiğinde babam askerdeymiş ve Zülfü Engin’in de söylediği gibi o zaman askerlik dört yılmış. Babam askerde tifoya yakalanıyor, izine gelemiyor. Hatta birinde öldü haberleri geliyor. Bu durumdan Vilike’nin nasıl etkilendiğini, neler yaşadığını; ailemi kötülemeye, babaannemi kötü göstermeye odaklanmış Zülfü Engin bey’in görmesini ve anlamasını bekleyemeyiz elbette.
Vilike’nin ihtihar nedeni; sonradan söz konusu edilen o dedikodudan mı, yoksa her şeye rağmen nişanı yok sayarak kaçtığı babamın yokluğundan mıydı?! Onun cevabı, sadece Vilike’de saklı. Ama ölüler konuşamazlar! Vilike derdini anlatamaz! Babam konuşamaz! Karalanan babaannem konuşamaz! Ölüler savunma yapamazlar ne yazık ki değil mi ozan Serdar bey?!
Sadece nenemiz de değil, dudak ısırtan içerikteki video ile; Vilik hanıma da büyük bir saygısızlık yapılmış, kemikleri sızlatılmıştır. Aynı şekilde “Millet; kendisine ayıptır demiş, Vilike senin kızın yerindedir” gibi sıkça tekrarlanan söylemlerle, babama karşı büyük bir saygısızlık ve hakarette bulunulmuştur.
Vilike de benim ailemin bir bireyidir. Kaldı ki videoda söylendiği gibi, Vilike’nin intihar nedeni, babaannemin “dedikoduları..” olsaydı eğer, yurt dışında yaşayan abisi Ali Kamer bey, izine geldiğinde köyümüze kadar gelip babamı ziyaret eder miydi? Ki bu, birçok kez tekrarlanmıştır. Ali Kamer bey, babama büyük bir sevgiyle yaklaştığı gibi biz çocuklarına da “yeğenlerim” derdi.
Skandal videonun sunucusu olan Ozan Serdar beye ulaştığımızda ise, “80 yıldır Vilike ile ilgili türkü söylenirken siz neredeydiniz?” demektedir. Babam dışında, Vilike üzerine türkü besteleyen bir başka kişi olduğunu biz hiç duymadık. Ozan Serdar’ın okuduğu Vİlike türküsü; 80 yıla yakın bir süre önce kayıt altına alınamamış olan babam Hasan Ayrıç’a aittir. Ayrıca bu güne kadar, sözleri muhakkak ki değişerek gelen türküde, ailemi incitecek söz yoktur. Eğer Ozan Serdar beyin, konuyu bu denli iftiralarla büyüteceğini bilseydik, babama ait o türküyü okumasına da izin vermezdik.
Türküde, “Vilike diyor üç yıldır asker eşime izin vermiyorlar. Ben nereye gideyim..” dizelerin yanında, “Bavao derg eşi, (Vilike kayın validesi) ağlıyor. Diyor benim üç gelinimdi, üçü de gün yüzü görmedi” gibi sözler yer almaktadır.
Merak edenler için, türküye konu olan üç gelinden ilki; Dersim 38’de ailesi sürgüne gönderilirken, ailesi ile birlikte gitmeyi tercih eden gelindir. Yani babamın ilk eşi ve doğal olarak babam da, nenemiz de videonun aksine; Dersim 38 mağdurlarıdırlar.
Nenemizin ikinci gelini Vilike’dir. Onun da hikayesi bellidir.
Sözü geçen üçüncü gelinin ise babamla ilgisi yoktur. Kastedilen amcamın nişanlısıdır. Amcamın ani ölümüyle, nişanlısı başka biriyle evlenir. Hatta amcamın ölümünden sonra, “kardeşinin nişanlısı bir başkası ile evlenmesin, sen nikahına al!” diye baskı yapılsa da babam, “O kardeşimin nişanlısıydı. Benim de anam bacımdır!” diyerek törelere, katı feodal kurallara ve aile büyüklerine karşı durur.
Video sahipleri, gerçekten iyi niyetle olayı anlamaya çalışsalardı; dönemin kendine özgü katı kuralları karşısında dimdik duran Vilike ve babam hakkında bu gün böyle konuşamazlardı.
Videodaki söylemler; baştan aşağıya kadar çarpıtma, yalan ve iftiradır. Aile büyüklerimizle ilgili kamuoyunda yanlış algı oluşturma çabasından başka bir şey değildir. Ölmüş nenemiz, babam ve Vilike üzerinden pirim yapmaya çalışan zavallı bir konuşmadan başka bir şey değildir. Bu konuşma, Dersim halkının iç huzuruna karşı bir tehdittir. “İftira atılan kadınlarımız, kızlarımız…” gibi, sözde kadın haklarını savunmak adına bir kadına, yani nenemize iftirada bulunulması; konuşmanın açmazlarını, tutarsız yaklaşımlarını gözler önüne sermiştir.
Tüm bu iddialar gerçek dışı olup özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişinin hatırasına hakaret suçlarını barındırır niteliktedir. Bahsedilen hususlara ilişkin yasal işlemler yapılıp ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır. Gerçek dışı, yakışıksız bu ithamlara kamuoyunun asla itibar etmemesini ayrıca Vilike, babam ve Zarife Ayrıç nenemizin aziz hatırasına saygı göstermesini torunları olarak talep etmekte olduğumuzu ifade eder, yukarıda zikrettiğimiz gerçekleri kamuoyunun bilgisine sunarız.
Bavao Derg (Seyit Ali Ayrıç) torunları: Saray Güngör, Çilem Güngör, Saray Yalçın, Fadime Cömert, Meral Tunç, Hüseyin Ayrıç, Songül Ayrıç, Özlem Güngör, Deniz Güngör, Özcan Cömert adına Yemiş Ayrıç.



