Uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Gazeteci Hasan Tosun için, Sanat Sokağı’nda bir araya gelen basın emekçileri, DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, görevden alınan belediye eşbaşkanları Cevdet Konak, Birsen Orhan, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle birlikte Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
Burada basın emekçileri adına açıklamayı Cihan Berk okudu.
Tosun’a yönelik saldırının Türkiye’de basın emekçilerine yönelik şiddetin ve cezasızlık anlayışının en vahim örneklerinden biri olduğunu söyleyen Berk, “Hakan Tosun, yıllardır ekoloji, kent mücadeleleri ve toplumsal olaylar üzerine yaptığı haberlerle tanınan, halkın doğru ve güvenilir bilgiye erişmesi için görev üstlenen bir gazeteciydi. Onun uğradığı bu saldırı, yalnızca bir gazeteciye yönelmiş bir saldırı değildir; toplumun haber alma hakkına, basın özgürlüğüne yapılmış sistematik bir müdahaledir.
Geçmişten günümüze, Metin Göktepe, Musa Anter, Hrant Dink ve çok sayıda gazeteci, hakikati savundukları için katledilmiştir. Bugün Hakan Tosun’un katledilmesi de bu karanlık ve süreklilik gösteren saldırı zincirinin yeni bir halkasıdır.
Olay sonrası yürütülen soruşturma sürecinde; hastane müdahalesi, kimlik tespiti, delillerin toplanması ve güvenliğinin sağlanması aşamalarında ortaya çıkan ihmaller, kamuoyunda ciddi kaygılara yol açmıştır. Ayrıca, dosyayı takip eden gazeteci Umut Taştan’ın tehdit edilmesi, basın üzerindeki baskıların ne boyutta olduğunu ve saldırıların yalnızca hedef gazeteciyi değil, tüm habercilik alanını etkilediğini göstermektedir” dedi.
Hakan Tosun Onurumuzdur! Diyen Berk, “Bu nedenle bizler Dersim’deki basın emekçileri olarak; saldırının tüm yönleriyle bağımsız, etkin ve şeffaf biçimde soruşturulması, kolluk kuvvetleri, hastane yönetimi ve ilgili tüm kurumların süreç boyunca denetlenmesi, kamera kayıtlarının ve diğer delillerin orijinal hallerine, mahkeme kararıyla avukatlar ve bağımsız uzmanların erişiminin sağlanması, kimlik tespit sürecindeki gecikmeler ve ihmaller hakkında resmi bir açıklama yayımlanması, Hakan Tosun’un ailesiyle doğrudan iletişim kurulması, sürecin düzenli olarak aileye ve meslektaşlara bildirilmesi, hukuki destek sağlanması, olayın bağımsız basın ve kamu denetimi altında yürütülmesi, kamuoyuna açık ve düzenli bilgilendirme yapılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Bu taleplerin yalnızca Hakan Tosun’un adalet mücadelesi için değil basın özgürlüğü ve meslek dayanışmasının korunması için de hayati önemde olduğunu vurgu yapan Berk, “Gazetecilik suç değildir; gerçeği yazmak suç değildir. Cezasızlık, benzer saldırıların önünü açacak ve basın üzerindeki korku iklimini derinleştirecektir. Yetkililer, Hakan Tosun’un katledilmesine yol açan bu saldırının tüm boyutlarını titizlikle araştırmak ve sorumluları yargı önüne çıkarmakla yükümlüdür.
Bizler, Dersim’deki basın emekçileri olarak; Hakan Tosun’un anısını ve meslek değerlerini savunmaya devam edeceğimizi, adalet sağlanana kadar bu sürecin takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamaya destek veren DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu ise, Musa Anter, Gurbetelli Ersöz, Metin Göktepe’den buyan güçlü bir basın geleneği olduğunu belirterek, “Hakan Tosun arkadaşımız bağımsız bir gazeteci ve ekolojistti. Nerde bir ekoloji çalışması varsa, toplumsal bir olay varsa gönüllü olarak orada mücadele etti. Katledilmesine ilişkin bir açıklama yapılmadı. Bu açıklamasızlık hali bizim aklımıza birçok soruyu getiriyor. Kimler tarafından katledildi, kimler teşvik etti” dedi.
Türkiye’de büyük şirketlerin doğa talanı konusunda önünün açıldığını söyleyen Kordu, “Çürümüş düzen ve politikalarla karşı karşıyayız. Hakan arkadaşımız da bu çürümüş düzenin sonucu üzerine katledildi. Biz adalet için mücadele eden insanlarız. Biliyoruz ki özgür basın tarihinde hiçbir zaman susmadı, kalemini hiçbir zaman yere düşürmedi. Hakan’ın sevenlerine, ailesine, meslektaşlarına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Onun mücadelesi mücadelemizdir diyoruz. O mücadeleyi yürütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Açıklamanın ardından sık sık “Katiller Bulunsun, Hesap Sorulsun!” sloganı atan katılımcılar sessizce dağıldı.



