Dersim’de, 1 Mayıs nedeniyle KES Dersim Şubeler Platformunun çağrısıyla Sanat Sokağı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi buradan alkış ve sloganlarla kutlamanın yapılacağı Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
Emek ve demokrasi mücadelesinde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapıldı.
KESK Dersim Şubeler Platformu adına açıklama yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Aşkın, “Bugün barışın, demokrasinin, emeğin ve özgürlüğün sesi olan; bu meydanı alın teriyle, bilinciyle ve coşkusuyla dolduran değerli halkımızı, KESK Dersim Şubeler Platformu adına içtenlikle, umutla ve en derin dayanışma duygularımızla selamlıyoruz!
Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar ve yağma üzerine kurulu bu düzen, emeği ve alın terini değersizleştirmek istiyor. Üretenlerin değil, sömürenlerin kazançlı çıktığı bu düzen; işçileri güvencesizliğe, yoksulluğa ve geleceksizliğe sürüklüyor. Bu düzen kamusal hizmeti omuzlayan emekçilerin haklarını kısıtlayarak insanca yaşam taleplerini karanlıkta bırakıyor. Bu düzende kadın emeği sistematik biçimde görünmez kılınırken gençlik düşük ücretli, geçici işlere mahkûm ediliyor; böylece emek her gün biraz daha baskı altına alınırken toplumsal zenginlik giderek daralan bir azınlığın kasasına akıyor.
Aynı düzen, doğayı da bir yaşam alanı değil, sermaye için sınırsız bir kaynak olarak görmektedir. Akarsular enerji projelerine kurban edilir, ormanlar maden sahalarına dönüştürülür ve tarım toprakları betonla kaplanırken, doğaya yönelik bu sistematik yağma yalnızca çevreyi değil, yaşamı, sağlığı ve toplumsal geleceği de tehdit etmektedir.
Bu düzen, halkların dillerini, kimliklerini ve inançlarını tanımıyor; baskı ve inkâr politikalarıyla farklılıkları bastırıyor. Tekçi anlayış, çoğulculuğu tehdit olarak görerek ana dilleri eğitimden dışlıyor, inançları görmezden geliyor. Kimlikleri yok sayılan halkları eşit yurttaşlık hakkından mahrum bırakıyor. Bu düzende düşünceyi, kimliği ve inancı özgürce ifade etmenin bütün koşulları ortadan kalkıyor” dedi.
Bu düzene mahkum olmadıklarını ifade eden Aşkın, “Bu eşitsizliğe, bu yağmaya, bu adaletsizliğe mahkûm değiliz ve boyun eğmeyeceğiz! Çünkü başka bir dünya mümkün! Bu toprakların dört bir yanında yükselen itirazlar var. Ve inanıyoruz: Bu itirazlar buluştuğunda, bu sesler birbirine değdiğinde, bu umutlar birbirine tutunduğunda; Yeni bir düzeni, eşit ve özgür bir yaşamı birlikte kuracağız! Bu meydan, sesi bastırılmak istenenlerin, iradesi yok sayılanların, emeği sömürülenlerin ortak buluşma yeridir. Bu meydan, emeğin gücünü, halkların kardeşliğini ve özgürlüğe duyulan umudu birleştiren yerdir. Bu meydan, farklı inançlardan, dillerden, kuşaklardan, kentlerden ve köylerden yükselen tüm seslerin buluştuğu yerdir. Bugün bu meydanda, emeğin hakkını isteyen emekçilerin sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, ürettiğinden pay alamayan işçilerin adalet ve eşitlik talep eden sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, güvenceli çalışma ve insanca yaşam isteyen kamu emekçilerinin sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, hukuksuzca ihraç edilenlerin dayanışmayla güçlenen sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, açlık sınırına mahkûm edilmeye hayır diyen emeklilerin sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, görünmez kılınan milyonlarca işsizin isyan dolu sesi yükseliyor. Bugün bu meydanda, inanç özgürlüğü isteyen Alevilerin eşit yurttaşlık çağrısı yükseliyor.
Bugün bu meydanda, kimliği ve düşüncesi nedeniyle tutsak edilenlerin adalet arayan sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, “Jin Jiyan Azadî” diyerek zincirlerini kıran kadınların özgürlük sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, “Buradayız, varız” diyerek geleceğini savunan gençliğin umuda çağıran sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, “Bu topraklar kâr için değil, yaşam içindir!” diyen köylülerin ve ekoloji mücadelesi verenlerin sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, kayyımlarla gasp edilen iradesine sahip çıkan halkların kararlı sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, baskısız ve özgür bir inanç ortamı talep edenlerin sesi yükseliyor.
Bugün bu meydanda, dilleriyle, kültürleriyle kardeşçe yaşamak isteyen halkların birleşen sesi yükseliyor.
Bugün, bu meydanda duyduğumuz her ses; susturulmak istenen hayatların, inkâr edilen kimliklerin ve gasp edilen geleceğin direniş çığlığıdır!
Bu sesi susturamayacaklar. Çünkü bu ses, yalnızca bugünün değil, yarının da sesidir. Bu ses; barışın, emeğin, eşitliğin ve özgürlüğün sesidir. Ve bizler biliyoruz ki: bu sesi büyütmek, bu düzeni değiştirmek, emeğin, doğanın, kimliklerin ve inançların özgür olduğu hayatı birlikte kurmak elimizde!” diye konuştu.
Kutlamada katılımcılar müzik eşliğinde halaylar çekerek eğlendi.



