Son zamanlarda Dersim'de iki devlet kurumu ve bunların yöneticileri dikkat çekiyor. İlki Tunceli Valisi Sayın Şefik Aygöl. Vali bey geldiği günden beri halkla olan sıcak diyalogları ve başarılı çalışmalarıylan eski yöneticilerin tersine bir portre çizdi. Gönüllerde yer edinmeyi başardı.

Dersim’in yeni valiye kucak açmasının en büyük yanı, yıllardır bölge insanına karşı üretilen önyargıları bir kenara bırakarak insanlarımıza anlayışla yaklaşmasıdır. Başarı elbetteki övgüye tabi. Emek varsa övgüsünü alır.Zaten valinin sosyal medya hesaplarına baktığınızda halkın kendisine olan sevgisinin samimiyeti ve sıcaklığı görülüyor.

Vali beyin olumlu bir yanı da kısa sürede bölgesel sorunlara müdahil olması ve elden geldiğince bunları yerinde çözüme kavuşturması görülüyor. Örneğin daha bugün çıkan haberlere göre aylardır Karabakır ve çevre köylerinin karşı çıktıkları pomza ve kum ocağı projesinin iptalinde rol almış, çözüme katkı sunmuştur. Bu da bölge insanının taleplerine duyarsız kalmayan, çözüm üretici bir yönetim sergilediğini bir kez daha gösteriyor. Tebrikler.

İnanıyoruzki vali bey ön yargılardan bağımsız Dersim insanına yönelik bu iyi niyetini hep sürdürecektir. Ayrıca kendisi de zaten bölgenin bir insanı olarak Dersimlilerle empati kurma hususunda bir adım önde.Onunda gördüğü gibi Dersim insanı iyi niyetli her adıma misli iyilikle samimi şekilde karşılık verir ve ileride de verecektir.

Sayın vali böyleyken şehrin diğer büyük devlet kurumu üniversitede durum nasıl? İşte bu hususta ne yazıkki aynı olumlu fikirlerin olmadığını görüyoruz. Çünkü basında çıkan haberlerde üniversite daha çok olumsuz haberlerle gündeme geliyor. Oysaki şehir halkı bu üniversite kurulduğunda çok sevinmiş, şehre iyi anlamda bir katkısının olacağını ümit etmişti.

Üniversitenin Aktuluka taşınmasıyla, kurucu rektör Prof. Durmuş Boztuğ’dan sonra gelen iki rektör de Elazığlı. Bunlardan birincisi Prof. Ubeyde İpek 8 yıllık görevi süresince basında çıkan haberlerden ötürü bazı eleştirilerin konusu oldu. Ondan sonra gelen ve şimdi üniversiteyi yöneten hemşehrisi Prof. Kenan Peker ise görevinde 2. yılını tamamladı. Fakat rektörün bu kısa süre içerisindeki pratiklerinden ötürü neredeyse Ubeyde İpek'in 8 yıllık görev süresinde çıkan olumsuz haberlerden daha fazla iddia ve eleştirilere konu olduğu görülüyor. Haberlere konu olan bu iddialar doğrudur yanlıştır onu bilmiyoruz. Ama bunlara karşı sessiz kalınması sükut ikrardandır diye bizi de düşündürmüyor değil. Üstelik bu iddialar yetmezmiş gibi üzerine Dersimlilerin kırmızı çizgisi olan Aleviliğe dair yeni bir iddia daha ön plana geldi.

Basında çıkan Dersim Eğitim Sen Şubesinin son açıklamasına göre üniversite ne zamandan beridir ismi konuşulan bir kişinin hoca olarak alınması için çaba sarfediyormuş. Bu kişinin alımı için özel şartlarla üçüncü kez ilana çıkılmış. Ama açıklamada dikkat çekici olan tüm bunlar yapılırken bir Alevi gencinin dışlandığı iddiasıdır.

İddialar doğruysa ve bir de Dersim gibi yerde Aleviler kendi memleketlerinde dışlanıyorsa, artık söylenecek söze gerek kalmamıştır. İnşallah bu iddialar doğrusuyla yanlışıyla yerinde incelenip gerekli duyarlılık sergilenir. Ama şu da gerçekki önemli sayıda bir Dersimli nüfus üniversitenin basında ve konuşulan olumsuz imajından rahatsız. Şehrimiz neredeyse sadece üniversite ile ilgili çıkan haberlerden ötürü Türkiye çapında olumsuzluklarla anılıyor. Neden böyle oluyor, ne oluyor anlamıyoruz!

Dersim şimdiye kadarki siyasi atmosferden ötürü kendine has bir imaja sahipti. Ama o da yeni süreçle birlikte deyişiyor ve insanları barış içinde huzurlu bir yaşamla gelecek güzel günleri bekliyor. O yüzden Dersimlileri yıllarca siyaset üzerinden kötüleyenler artık eskiden olduğu gibi kendi olumsuzluklarını örtmek için kılişelere sığınamayacak. Dersim, insanından doğasına uzanan güzellikleri ve en çok da sahip olduğu Alevi inancıyla bunları yaşatan bir yer. Kula saygı Dersimlilerin baş kuralı. Yani herkesin gözünün üzerinde olduğu Aleviliğin önemli bir merkezi. Dersimliler doğruya doğru yanlışa da yanlış deme inancına sahiptir. İstisnalar çürük elmalar elbette olur. Zaten bu da doğanın yasasıdır. Ama Dersimliler ortada bir hak varsa onu söylemeyi de bilirler. Çünkü doğruyu inkar etmek günahtır. O yüzden nasıl bugün devletin ildeki valisi baş tacı ediliyor, sevilip, kendisine saygıda kusur edilmiyorsa bunu rektör bey de oturup şapkasını önüne koyarak düşünmeli.

Devletin kurumları liyakatla, saygıyla, sevgiyle anılmalı. Ama bu nedir? Üniversiteyle alakalı her hafta bir haber ve iddia gündemde. Üniversite için beklentiler bu kadar yüksekken neden ortada bir vizyon ve onun da pratik yansımaları söz konusu değil? Dersimliler artık bunu görmek istiyor.

Rektör bey şimdi doğal olarak "muhaliflerim var" diyebilir. Ama kimin yokki? Öyleyse oturup şunu bir düşünmeli: "Ben bu kadar kısa sürede bu kadar tepki alacak ne yaptım?"

Bir Dersim Ekspres okuru