Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Maraş Katliamı, cezaevi operasyonları ve Uludere olayına ilişkin basın açıklaması yapıldı. Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı platform adına Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK Üyesi Orhan Çelebi okudu.
Çelebi, “Maraş, hapishaneler ve Roboski’de işlenen bu suçlar, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü bilinçli biçimde ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. Devlet, yurttaşlarını korumak yerine Kürtleri, Alevileri ve devrimcileri hedef alan ve süreklilik gösteren bir şiddet politikası uygulamıştır. Bu suçlara ilişkin yürütülmesi gereken etkili soruşturma ve yargılama süreçleri bilinçli biçimde işletilmemiştir” dedi.
Yaşananları kitlesel suç olarak niteleyen Çelebi, “19–26 Aralık 1978 tarihlerinde Maraş’ta Alevi yurttaşlara yönelik olarak gerçekleştirilen katliam, devletin yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü açık biçimde ihlal ettiği kitlesel bir suçtur. 19 Aralık 2000 tarihinde hapishanelerde gerçekleştirilen müdahaleler, devletin mutlak denetimi altındaki kişiler bakımından yaşam hakkının ağır biçimde ihlal edildiği bir süreci ifade etmektedir. Devlet gözetiminde bulunan tutuklu ve hükümlülerin güvenliğinden sorumlu olan kamu otoritesi, bu müdahaleler sırasında ölümcül güç kullanmış; onlarca kişinin yaşamını yitirmesine, yüzlercesinin ağır ve kalıcı şekilde yaralanmasına neden olmuştur. 28 Aralık 2011 tarihinde Roboski’de, çoğu çocuk 34 Kürt’ün savaş uçaklarıyla bombalanarak öldürülmesi, devletin sivilleri koruma yükümlülüğünün açık ve ağır ihlalidir. Askerî karar alma zinciri içinde planlanan ve uygulanan bu saldırıda, silahsız siviller bilinçli biçimde hedef alınmış; yaşam hakkı doğrudan ortadan kaldırılmıştır” diye konuştu.
Hakikat ve adalet arayışlarını sürdüreceklerini kaydeden Çelebi, açıklamasını şu sözlerle bitirdi: “Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak, hakikat ve adalet arayışımızı sürdürmeye; toplumsal hafızayı canlı tutarak bu karanlık tabloyu görünür kılmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki bu ülkede gerçek bir yüzleşme, ancak devletin işlediği bu suçlarla hesaplaşılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve cezasızlık rejiminin dağıtılmasıyla mümkündür.”



